Antalya Bölge Adliye Mahkemesinin açığa imzalanan bononun kötüye kullanıldığı iddiasıyla açılan menfi tespit davası hakkında istinaf kararı.
Özet: Davacı, hakkında başlatılan 195.155,00 TLlik icra takibine dayanak gösterilen senedin açığa imzanın kötüye kullanılması ve sahtecilik iddialarıyla borçlu olmadığını ileri sürerek açtığı menfi tespit davasında, ceza yargılamasında kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiş olmasına rağmen senedin geçersizliğini ve borçsuzluğunu ispat etmeye çalışmış; ancak ilk derece mahkemesi, davacının bonodaki imzalardan birinin kendisine ait olduğunu kabul etmesi, iddiasını kesin delillerle kanıtlayamaması ve davalının yemin etmesi üzerine, davacının borçlu olmadığını ispat edemediği gerekçesiyle davayı reddetmiştir.

T.C.

ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
KARAR TARİHİ:23/12/2025
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:ALANYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ:25/04/2023
DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit
GEREKÇELİ KARAR
YAZIM TARİHİ:23/12/2025
İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili, davalı tarafından davacı aleyhine 195.155,00TL bedelli senet dayanak gösterilerek Manavgat 2. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davacının iş bu icra dosyasında alacaklı olarak görünen davalı ...'a borcunun bulunmadığını, davalı tarafın davacının açığa attığı imzayı kötüye kullanarak kendini alacaklı olarak gösterdiğini ve haksız olarak icra takibi başlattığını, icra takip dosyasında takipte kesinleşen miktara ve ferilerine itiraz ettiklerini, bahsi geçen icra takibine dayanak bononun davacı tarafından açığa atılan imzanın kötüye kullanıldığını ve bono üzerindeki iki imzanın birbirinden farklı olmasından kaynaklı kıymetli evrakta sahtecilik suçu oluşturduğundan Manavgat Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunduklarını, davalı ... hakkında başlatılan soruşturma dosyasında alınan ifadesinde davacı ile arkadaş olduklarını ve 195.155,00TL borç verdiğini söylediğini, ancak bu durumun gerçek olmadığını, davacı ile davalının sadece yem alışverişi yaptıklarını, aralarında herhangi bir arkadaşlık ilişkisinin bulunmadığını belirterek davacının davalıya borcu olmadığının tespiti ile icra takip dosyasının iptaline, haksız ve kötü niyetli olarak yapılan takip nedeniyle alacağın % 20 sinden az olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davalı vekili, davacı tarafın keşidecisi olduğu takip konusu bono senedi davacının davalıya teminat senedi olarak verilmediğini, senet, davacının davalıdan aldığı borç paraya istinaden verdiği bir senet olduğunu, bu senet ile ilgili olarak açığa atılan imzanın kötüye kullanılması söz konusu olmadığını, davacının açığa imza atmadığını, davacı, imzası dışındaki bütün unsurları tamamlanmış olan dava konusu senede imza attığını, birbirinden sürekli alışveriş yapan ve birbirini eskiden beri tanıyan insanlar birbirine dost ve elbette yardımcı olacağını, şirketinin müşterisini kaybetmek istemeyen davacının ona birkaç aylığına borç para vermesi bu kapsama girdiğini, tanık dinletilmesine muvafakatleri olmadığını, belirterek davanın reddine ve kötü niyet tazminatına hükmolunmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "... davacı takibi konu bononun anlaşmaya aykırı doldurulduğu ve bonoda davacı atfedilen imzalardan biri davacıya aitken diğerinin ona ait olmadığını iddia ederek menfi tespit istemi ile dava açmıştır. Dava, 22/04/2022 tarihinde Manavgat 3. Asliye Hukuk Mahkemesinde açılmış, anılan mahkemenin 26/04/2022 tarih ...E. ...K. sayılı kararı ile görevsizlik kararı verilmiş, karar kesinleşmekle ve talep üzerine dosya mahkememize tevzi olunmuştur. Davacı benzer iddialarla Manavgat Cumhuriyet Başsavcılığına davalıyı şikayet etmiş; Manavgat Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 22/12/2022 tarih ... soruşturma ... karar sayılı kararı ile kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verilmiş, Manavgat 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 17/02/2023 tarih ...D.iş sayılı kararı ile itirazın reddine kesin olarak karar verilmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 776/1-g. maddesi gereğince, senedin kambiyo vasfını taşıması için "senedi tanzim edenin imzasını" ihtiva etmesi zorunludur. Anılan maddede sorumluluk için sadece imzadan söz edilmiş, birden fazla imzanın bulunması koşul olarak öngörülmemiştir. Davacı takibe ve davaya konu bonodaki davacıya atfedilen imzalardan birinin davacıya ait olduğunu kabul etmesi, bononun geçerli olması için tek imzanın yeterli olması nedenleri ile ayrıca imza incelemesi yapılmamıştır. Beyaza imza atan, senedin üzerinin istenilen şekilde doldurularak işleme konulabileceğini öngörmesi gerekir. Keşidecisinin aralarındaki anlaşmaya aykırı olarak senedin doldurulduğunu ve bu senedin başka bir işlem için olduğunu, işlemin gerçekleşmemesi nedeni ile senedin bedelsiz kaldığını ancak kesin delillerle ispat edebilir. Davacı iddiasını ispat edecek yazıl delil sunmaması üzerine davacıya yemin delili hakkı hatırlatılmış, davacı bu hakkını kullanmış, davalı da yemin etmesi nedeni ile davanın reddine karar verilmiştir. Bunun dışında davalı tazminat talep etmiş ise de; menfi tespit davasının reddine karar veren mahkeme, borçluyu, alacaklının ihtiyati tedbir dolasıyla alacağını geç almış bulunmasından doğan zararı için bir tazminata mahkum edecek olması, mahkememizin 28/09/2022 tarihli ara kararı ile "icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesine" karar verilmiş ise de davacı teminat yatırmadığından tedbir kararı uygulanamamış olması nedeni ile talebin reddine ..." şeklinde karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Müvekkil hakkında 195.155,00 TL bedelli senet dayanak gösterilerek icra takibi başlatıldığını, müvekkilin davalı ...'a borcu bulunmadığını, davalının müvekkilin açığa attığı imzayı kötüye kullanarak haksız icra takibi başlattığını, bu nedenle icra takibine itiraz edildiğini, müvekkilin borçlu olmadığının tespiti için açılan menfi tespit davasında yerel mahkemenin eksik incelemeyle hukuka aykırı karar verdiğini, mahkemenin tek imzanın yeterli olduğunu belirterek imza incelemesi yapmadığını, oysa müvekkilin teminat amacıyla tek imza attığı bononun davalı tarafından doldurulduğunu ve ikinci imzanın taklit edildiğini, bu hususun tespiti için inceleme yapılmadığını, müvekkilinin hayvancılık işi ile uğraştığını, davalıdan yem aldığını ve borcu olan 60.000,00 TL'yi nakit ödediğini, davalının bu alışverişe karşılık teminat olarak verdiği bonoyu kötü niyetle doldurup icra takibine koyduğunu, davalının herhangi bir hukuki ilişki veya borç miktarına dair fatura gibi delil sunmadığını, tanıkların dinlenmediğini, ATK raporunda bonodaki yazıların ve imzaların aidiyetine ilişkin tespitlerin bulunduğunu, raporda düzenlenme tarihi dışındaki tüm yazıların davacıya ait olduğunun belirtildiğini, davalının duruşmadaki beyanlarının ATK raporuyla çeliştiğini, bonoda "nakden" yazılmasının TTK ilkesine aykırı olduğunu, menfi tespit davalarında ispat külfetinin davalıya geçtiğini, sahte ve geçersiz bonoya dayanılarak davanın haksızca reddedildiğini istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Dava, takip konusu bononun üzeri boş bir şekilde teminat olarak düzenlendiği, düzenlemeye sebep mal alımından kaynaklı borcun ödendiği iddialarına dayalı menfi istemine ilişkindir.
Mahkemece yukarıda yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Davacı; davalı ile aralarında yem alışverişine dayalı ticari ilişki bulunduğunu, davalıdan dönem dönem yem aldığını ve bedellerini elden ödediğini, takibe konu bononun bu ticari ilişki kapsamında teminat amacıyla düzenlendiğini, bononun üzeri boş şekilde ve yalnızca tek imza ile davalıya teslim edildiğini, bonoda yazılı bedelin herhangi bir faturaya dayanmaksızın davalı tarafça fahiş olarak dolduruluğunu ileri sürmektedir.
Bono üzerinde keşideci adına atılı imzalardan en az birinin davacıya ait olduğunun davacı tarafından kabul edilmesi ve tek imzanın bononun geçerliliği için yeterli olması karşısında davacının ikinci imzaya yönelik itirazlarının bir önemi bulunmamaktadır. Dolayısıyla dava konusu bono şekli açıdan unsurları tam olup kambiyo senedi vasfındadır. Kambiyo senetleri temel hukuki ilişkiden bağımsız bir nitelik taşır ve soyut bir borç ikrarı içerir. Senet üzerinde nakden teslim alındığı yazılıdır. Senet sebepten mücerret olup, açığa imza attığını iddia eden davacı, senedin sonradan anlaşmaya aykırı şekilde doldurulduğunu ve düzenleme sebebini yazılı delillerle ispat etmelidir. Olaya ilişkin davalı hakkındaki soruşturma dosyası takipsizlikle sonuçlanmış ve bu karar kesinleşmiştir. Davacı taraf senede karşı senetle ispat kuralı gereği senedin düzenlenme sebebini ve üzerinin anlaşmaya aykırı şekilde sonradan doldurulduğunu aynı kuvvette kesin bir delille ispatlayamamış olup, davacının bu yönlere ilişen istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.
Ancak; davacı davalıya karşı ödeme yaptığını savunmuş bununla ilgili delil olarak davalının banka hesap hareketlerine ve ticari defterlerine dayanmıştır.
TBK'nın 102. Maddesinde, "Kanunen geçerli bir açıklama yapılmadığı veya makbuzda bir açıklık bulunmadığı durumda ödeme, muaccel borç için yapılmış sayılır. Birden çok borç muaccel ise ödemenin, borçluya karşı ilk olarak takip edilen borç için yapılmış olduğu kabul edilir. Takip yapılmamış ise ödeme, vadesi ilk önce gelmiş olan borç için yapılmış olur. " hükmü düzenlenmiştir. Buna göre borçlu tarafından yapılan ödemenin mevcut borca istinaden yapıldığı karine gereği kabul olunur.
Mahkemece ödeme iddiasına yönelik olarak davacının bildirdiği yazılı delillerin toplanması, tarafların tacir olup olmadıklarının tespiti ile varsa ticari defterlerinin sunulmasının sağlanması, ve gerekirse mali müşavir bilirkişiden rapor alınması, bononun tanziminden sonra davacı tarafından davalıya yapılmış bir ödemenin tespiti halinde, anılı kanuni karine gözetilerek davalı tarafça ödemelerin başka borca istinaden yapıldığının ispat edilememesi halinde mevcut ödemelerin takip konusu borçtan mahsubunun yapılması ile oluşacak sonuç dairesinde karar verilmesi gerekirken, davacının ödeme iddiasına ilişkin delilleri toplanmaksızın eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz bulunmuş, davacı vekilinin istinaf başvurusu kabul edilmiştir.
Sonuç olarak, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı vekilinin ilk derece mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN KABULÜNE,
2-6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince ALANYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 25/04/2023 Tarih ... Esas, ... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
3-6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
4-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının ilk derece mahkemesince talebi halinde davacıya İADESİNE,
5-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesinde yapılacak yargılama sonunda dikkate ALINMASINA,
6-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
7-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan istinaf gider avansının ilk derece mahkemesince ilgiliye İADESİNE,
8-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE,
Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve HMK'nın 353/1-a maddesince kesin olarak karar verildi.
...