Mühür bozma suçunda seri muhakeme usulüyle verilen mahkumiyet hükmüne karşı vekalet ücreti itirazının kabulünün kanun yararına bozulması istemi.
Özet: Mühür bozma suçundan seri muhakeme usulüyle verilen mahkumiyet hükmüne karşı, müşteki vekilinin vekalet ücreti yönünden yaptığı itirazın ağır ceza mahkemesince kabul edilmesi kararına itiraz edilmiştir; kanun yararına bozma talebinde, seri muhakeme usulünün hızlı bir karar verme amacı taşıdığı, şüphelinin müdafii huzurunda dinlenmesinin zorunlu olduğu ancak müşteki vekilinin sürecin aşamalarında yer almadığı vurgulanarak, mahkemenin talepnameyi inceleme sınırlarının isnat olunan suçun bu usule uygunluğu ve kanuni şartların gerçekleşip gerçekleşmediği ile sınırlı olduğu belirtilerek, müşteki vekilinin vekalet ücreti itirazının kabulü yerine reddedilmesi gerektiği gerekçesiyle ilgili kararın kanun yararına bozulması istenmiştir.

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2024/261 Değişik İş SUÇ : Mühür bozmaKARAR : İtirazın kabulü kararıTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulmasıBursa 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.04.2024 tarihli ve 2024/768 Esas, 2024/799 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında mühür bozma suçundan seri muhakeme usulü uygulanarak verilen mahkumiyet hükmüne karşı vekalet ücreti yönüyle yapılan itirazın kabulüne ilişkin merci Bursa 13. Ağır Ceza Mahkemesinin 16.05.2024 tarihli ve 2024/261 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 16.05.2024’de kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 09.12.2025 tarihli ve 2024/20903 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 24.12.2025 tarihli ve KYB-2025/147902 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 24.12.2025 tarihli ve KYB-2025/147902 sayılı kanun yararına bozma isteminin;“Mühür bozma suçundan şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda Bursa Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 19/04/2024 tarihli ve 2024/41666 soruşturma, 2024/19178 esas, 2024/1311 sayılı seri muhakeme usulüne tabi talepnamenin kabulüne ve sanığın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 203/1, 62... sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 250/4. maddeleri gereğince 2.700,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair Bursa 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 19/04/2024 tarihli ve 2024/768 esas, 2024/799 sayılı kararına karşı katılan kurum vekili tarafından vekâlet ücreti ve katılma talebi yönünden yönünden yapılan itirazın kabulü ile anılan kararın kaldırılmasına ilişkin mercii Bursa 13. Ağır Ceza Mahkemesinin 16/05/2024 tarihli ve 2024/261 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 250/2. maddesindeki “Cumhuriyet savcısı veya kolluk görevlileri, şüpheliyi, seri muhakeme usulü hakkında bilgilendirir.”,Aynı Kanun’un 250/3. maddesindeki “Cumhuriyet savcısı tarafından seri muhakeme usulünün uygulanması şüpheliye teklif edilir ve şüphelinin müdafii huzurunda teklifi kabul etmesi halinde bu usul uygulanır.”, Anılan Kanun’un 250/9. maddesindeki “Mahkeme, şüpheliyi müdafii huzurunda dinledikten sonra üçüncü fıkradaki şartların gerçekleştiği ve eylemin seri muhakeme usulü kapsamında olduğu kanaatine varırsa talepte belirtilen yaptırım doğrultusunda hüküm kurar; aksi takdirde talebi reddeder ve soruşturmanın genel hükümlere göre sonuçlandırılması amacıyla dosyayı Cumhuriyet Başsavcılığına gönderir. Mazaretsiz olarak mahkemeye gelmeyen şüpheli, bu usulden vazgeçmiş sayılır.”,Aynı Kanun’un 250/14. maddesindeki “Dokuzuncu fıkra kapsamında Cumhuriyet savcısının talebi doğrultusunda mahkemece kurulan hükme itiraz edilebilir.”, Ceza Muhakemesinde Seri Muhakeme Yönetmeliğinin 14. maddesindeki "Mahkeme, eylemin seri muhakeme usulü kapsamında olduğu, bu usulün şüpheliye Kanunda öngörülen koşullar çerçevesinde teklif edildiği ve şüphelinin bu teklifi müdafii huzurunda özgür iradesiyle kabul ettiği kanaatine varırsa talepte belirlenen yaptırım doğrultusunda hüküm kurar." ve Aynı Yönetmeliğin 13/4. maddesindeki "Mahkemece, isnat olunan suçun seri muhakeme usulü kapsamında olmadığı veya Kanunun 250 nci maddesinin üçüncü fıkrasında belirtilen şartların gerçekleşmediği kanaatine varılması hâllerinde talep reddedilir. Bu durumda, dosya Cumhuriyet başsavcılığına gönderilir ve soruşturma genel hükümlere göre sonuçlandırılır." şeklindeki düzenlemeler karşısında, Hızlı bir şekilde karar verilmesi amaçlanan bu usulde anılan Kanun ve Yönetmelik kapsamında şüphelinin müdafi huzurunda dinlenmesinin zorunlu olmasına karşın müşteki vekilinin seri muhakeme usulünün aşamalarında yer almadığı, kaldı ki Mahkemesince bile talepnamenin reddine yönelik incelemenin sınırı, isnat olunan suçun seri muhakeme usulü kapsamında olup olmadığı ve 5271 sayılı Kanun'un 250/3. maddesinde belirtilen şartların gerçekleşip gerçekleşmediği hususları ile sınırlı olduğu değerlendirildiğinde, bu nedenle talepnameyi inceleyen Asliye Ceza Mahkemesinin sınırının itirazı inceleyen mercii Ağır Ceza Mahkemesinin inceleme sınırını da kapsadığı cihetle, müşteki vekilince vekalet ücreti yönünden yapılan itirazın reddi yerine, yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE1. 5237 sayılı Kanun'un mühür bozma başlıklı 203 üncü maddesinin birinci fıkrasında; "Kanun veya yetkili makamların emri uyarınca bir şeyin saklanmasını veya varlığının aynen korunmasını sağlamak için konulan mührü kaldıran veya konuluş amacına aykırı hareket eden kişi, altı aydan üç yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır." hükmü yer almaktadır. 2. 5271 sayılı Kanun'un seri muhakeme usulü başlıklı 250 nci maddesinin birinci fıkrası; "(1) Soruşturma evresi sonunda aşağıdaki suçlarla ilgili olarak kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilmediği takdirde seri muhakeme usulü uygulanır: ...6. Mühür bozma (madde 203),..." şeklinde düzenlenmiştir. 3. 7188 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un (7188 sayılı Kanun) 31 inci maddesi ile 5271 sayılı Kanun'a eklenen geçici 5 inci maddenin (d) bendinde; "d) 1/1/2020 tarihi itibarıyla kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz." hükmünün yer aldığı anlaşılmıştır. 4. 02.08.2022 tarihli ve 31911 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli ve 2020/87 Esas, 2022/44 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun'a 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan “kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış” ibaresinin seri muhakeme usulü yönünden Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edildiği belirlenmiştir. 5. 5271 sayılı Kanun'un 250 nci maddesinin 3, 9 ve 14. fıkralarında; "(3) Cumhuriyet savcısı tarafından seri muhakeme usulünün uygulanması şüpheliye teklif edilir ve şüphelinin müdafii huzurunda teklifi kabul etmesi hâlinde bu usul uygulanır.", "(9) Mahkeme, şüpheliyi müdafii huzurunda dinledikten sonra üçüncü fıkradaki şartların gerçekleştiği, eylemin seri muhakeme usulü kapsamında olduğu ve dosyadaki mevcut delillere göre mahkûmiyet kararı verilmesi gerektiği kanaatine varırsa talep yazısında belirtilen yaptırımdan daha ağır olmamak üzere dört ila yedinci fıkra hükümleri doğrultusunda hüküm kurar; aksi takdirde talebi reddeder ve soruşturmanın genel hükümlere göre sonuçlandırılması amacıyla dosyayı Cumhuriyet başsavcılığına gönderir. Mazeretsiz olarak mahkemeye gelmeyen şüpheli, bu usulden vazgeçmiş sayılır.", "(14) (Değişik:8/7/2021-7331/22 md.) Dokuzuncu fıkra kapsamında mahkemece kurulan hükme itiraz edilebilir. İtiraz mercii, itirazı üçüncü ve dokuzuncu fıkralardaki şartlar yönünden inceler." hükümleri yer almaktadır. 6. Ceza Muhakemesinde Seri Muhakeme Yönetmeliğinin 10/9. maddesinin; "Şüphelinin teklifi müdafi huzurunda kabul etmesi halinde şüpheli, aynı gün mahkemeye yönlendirilir." ve aynı yönetmeliğin 13/1. maddesinin ise de; "Mahkeme, talepnamenin verildiği gün incelemesini derhal yapar, şüpheliyi müdafi huzurunda seri muhakeme usulü ile ilgili olarak dinler ve usulü sonuçlandırır. Şüphelinin seri muhakeme usulü hakkında dinlenmesi SEGBİS veya istinabe yoluyla da yapılabilir." şeklinde düzenlendiği anlaşılmıştır. 7. Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14/1. maddesinde; "Kamu davasına katılma üzerine, mahkumiyete ya da hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ise vekili bulunan katılan lehine bu Tarifenin ikinci kısmın ikinci bölümünde belirlenen avukatlık ücreti sanığa yükletilir." denilmektedir. 8. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; ilgili mevzuat hükümlerine göre, seri muhakeme usulünde şikayetçi lehine vekalet ücretine hükmolunmasına ilişkin bir düzenlemeye yer verilmediği, aynı gün Mahkemeye yönlendirilen şüpheli hakkında, Mahkemece talepnamenin verildiği gün incelemenin derhal yapılması ve usulün sonuçlandırılmasının gerekeceği, bununla birlikte; itiraz merciinin, itirazı üçüncü ve dokuzuncu fıkralardaki şartlar yönünden inceleyebileceği de gözetilmeden, itirazın reddi yerine kabulüne karar verilmesi Kanun'a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Bursa 13. Ağır Ceza Mahkemesinin 16.05.2024 tarihli ve 2024/261 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.04.2026 tarihinde karar verildi.