Ön alım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil talebinin, fiili taksim ve Türk Medeni Kanununun dürüstlük kuralı gerekçesiyle reddedilip temyizen onanması.
Özet: Davacı, müşterek maliki olduğu tarladaki payın üçüncü şahsa satışı üzerine ön alım hakkı talebiyle tapu iptali ve kendi adına tescilini talep etmiş; ancak ilk derece mahkemesi, taşınmazda fiili taksim bulunması ve davacının satıcı zamanında kullanıma itiraz etmeyişinin dürüstlük kuralına aykırılık teşkil etmesi gerekçeleriyle davayı reddetmiş, istinaf mahkemesi bu kararı onamış ve Yargıtay da fiili taksimin mevcut olduğu ve kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle temyiz talebini reddederek istinaf kararını onamıştır.
7. Hukuk Dairesi         2026/896 E.  ,  2026/1507 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2025/1659 E., 2026/257 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Iğdır 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2024/349 E., 2025/129 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının... Mahallesi 22 40... parsel sayılı tarlada, 2579/8408 oranında pay sahibi olduğunu, söz konusu taşınmazın daha önce davacının murisi olan ... ile kardeşi ... tarafından müştereken alındığını, devamında Belediyece yapılan 18. madde uygulaması hasebi ile dava dışı ...ün ilgili yere ortak edildiğini, ortaya çıkan bu durum nedeniyle, mevcut kullanımın tapudaki paylar ile orantılı olmadığını, eskiden tapu içinde kalan duvarın da yolda kaldığını, tapuya ortak olan bu şahıs adına kayıtlı olan yerin yarısının müştereklerden ...'a geriye kalan yerin de üçüncü kişi olan davalı ...'a satıldığını belirterek ön alım hakkı nedeniyle davanın kabulüne davalı hissesinin iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; taşınmazda fiili taksim bulunduğunu belirterek davanın davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının ve davalıya pay satan kişilerin kullandığı ayrı ayrı bölümler olduğu, satıcı zamanında kullanıma karşı çıkmayan, o yerde hak iddia etmeyen davacının tapuda pay satışı nedeni ile ön alım hakkını kullanmasının Türk Medeni Kanunu'nun 2. maddesinde yer alan dürüstlük kuralı ile bağdaşmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; keşifte dinlenen tanıkların beyanlarında söz konusu taşınmazda fiili taksimin yapılmadığını belirttiklerini, davalının kötüniyetli olarak hareket ettiğini, fiili taksimin olmadığının bilirkişi raporu ile sabit olduğunu, ortakların hiçbirinin tapudaki paylarının tamamını kullanamadıklarını, rızai taksimin yapıldığına dair hiçbir ispatın olmadığını, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, ön alım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Onama harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
23.03.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.