Antalya Bölge Adliye Mahkemesinde, COVID-19 salgınının başlangıcında iptal edilen otel grup konaklama sözleşmesinden doğan alacak ve icra takibine itirazın iptali davası.
Özet: Bu hukuki evrak, bir otel şirketinin (davacı) grup konaklama sözleşmesinden doğan alacağın tahsili amacıyla başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali davasıyla ilgilidir; davacı, davalının ilk COVID-19 vakasının Türkiyede görülmesinin hemen ardından Mart 2020deki organizasyonu resmi kısıtlamalar olmamasına rağmen iptal etmesinin haksız olduğunu ve kendisine zarar verdiğini ileri sürerken, davalı ise iptalin küresel pandemi ilanı ve hastalığın yayılma riskine karşı haklı ve zorunlu bir tedbir olduğunu savunarak borca itiraz etmektedir.

T.C.

ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
KARAR TARİHİ:16/12/2025
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
KARAR TARİHİ:11/05/2023
DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali
GEREKÇELİ KARAR
YAZIM TARİHİ:16/12/2025
İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.
Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ile davacı arasında, davacı bünyesinde işletilen ... Resort Otelde yapılacak grup konaklaması için sözleşme yapıldığını, iş bu sözleşmeden kaynaklı alacağın ödenmemesinden dolayı Antalya Genel İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyası ile 222.218,58 TL üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalı şirket tarafından bu icra takibinde, icra dairesinin yetkisiz olduğu gerekçesi ile yetki itirazında bulunulduğunu, ayrıca borç tutarının tamamı yönünden de itirazda bulunulduğunu, davalı şirketin işbu itiraz dilekçesi ile faize de itiraz ettiğini, süresinde yapılan tüm bu itiraz nedeniyle takibin durdurulduğunu, yetki itirazı arabuluculuk aşamasında da itiraz konusu olduğundan Antalya 1.Sulh Hukuk Mahkemesinin ... E sayılı dosyası ile yetki itirazının reddine karar verildiğini, davalı şirketin borca yönelik itirazının da haksız olduğunu, 12.03.2020-15.03.2020 tarihleri arasında ... A.Ş.’ye ait ... Resort otelde Çözüm Dergisi tarafından gerçekleştirilecek organizasyon için taraflarca 16.01.2020 tarihli Grup Konaklama Sözleşmesi imzalandığını, konaklama başlangıç tarihinden bir gün önceki 11.03.2020 tarihine Türkiye’de Covid-19 salgın hastalığına yakalanan ilk vakanın tespit edilmesi nedeni ile davalı Çözüm Dergisi tarafından organizasyonun iptal edildiği ve konaklamanın gerçekleştirilemeyeceğinin 11.03.2020 tarihinde saat 20:00'da mesai saati dışında mail yolu ile müvekkiline iletildiğini, sonrasında da Ankara 16.Noterliğinin 12.03.2020 tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile sözleşmenin feshine ilişkin ihtarname gönderildiğini, anılan tarihte halen Türkiye genelinde resmi makamlarca açıklanan toplantı yasağı, dışarı çıkma yasağı, konaklama ya da şehirlerarası ulaşımı engelleyen herhangi bir idari karar olmamasına rağmen yalnızca kişisel tedbir ve toplantıya katılacak kişilerde kişilerde bu yönde bir azalma olması nedenleri ile sözleşmenin feshinin hukuken mümkün olmadığını, davalı tarafın rezervasyon iptalini haklı gerekçeye dayandırmasının yerinde olmadığını, rezervasyonların iptalinin müvekkili şirketin zarara uğramasına sebebiyet verdiğini, ayrıca 12.02.2020 tarihinde davalı tarafça gönderilen müşteri listesine göre otele check-in yapılan müşterilerin de olduğunu, taraflarca imzalanan sözleşme koşulları da değerlendirildiğinde davalının itirazının haksız olduğu, tüm faturaların e-fatura olarak düzenlendiğini, alıcısına ulaşan faturanın kural olarak kabul sayıldığını, e-faturaları iade etmeyen davalının tüm faturaları ve içeriklerini kabul etmiş sayıldığını belirterek, davalı şirket tarafından, Antalya Genel İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyasında yapılan haksız itirazının iptali ve takibin devamına karar verilmesi, kötü niyetli itiraz nedeniyle takip konusu alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmese karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin adresinin ... Mah. ... Sk.No: ... İç Kapı No:... Etimesgut/Ankara olduğunu, dolayısıyla açılan davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, bu nedenle davanın usulden reddinin gerektiğini, müvekkilinin Türkiye geneli bayileri arasında 12.03.2020-15.03.2020 tarihleri arasında davacının bünyesinde işletilen ... Hotels'de gerçekleşecek olan organizasyona ilişkin 16.01.2020 tarihli sözleşme imzaladıklarını, bu sözleşmeye istinaden de davacıya 20.000,00 TL ödeme yapıldığını, tüm dünyada etkisini göstermeye başlayan, ülkelerin sınırlarını kapattığı,tam kapanmanın ve sokağa çıkma yasağının başlayacağı haberlerinin dolaşımda olduğu, 12.03.2020 tarihi itibariyle vefat eden kişi sayısının 4600'den fazla olduğu ve Dünya Sağlık Örgütü tarafından Pandemi ilan edildiği tarihlerde müvekkilinin haklı olarak hem salgının yayılmasını önlemek hem de Türkiye'nin her ilinden gelecek olan bayii sahiplerinin, yakınlarının ve tüm ülke vatandaşlarımızın hayatlarını tehlikeye atmamak adına organizasyonunu haklı olarak iptal etmek durumunda kaldıklarını, davacı şirket ile müvekkili arasında imza altına alınan sözleşmenin haklı sebeplerle fesih ihtiyaca hasıl olduğu, bu sebeple davacı şirketle müvekkili arasında sözle ve mail olarak görüşme ve yazışmaların yapıldığı ve davacı şirketin haklı fesihden haberdar edildiğini, bu husususun davacının Antalya 21.Noterliği 17.03.2020 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesinde de davacı tarafından açıkça kabul edildiğini, davacının haksız ve kötü niyetli olarak kendisine maddi menfaat sağlamak kastıyla Antalya Genel İcra Dairesi ... E. Sayılı dosyası ile ilamsız takip başlatmış, haklı itirazları neticesinde takibin durduğunu, bu nedenlerle müvekkilinin mersis adresinin Etimesgut/Ankara olması sebebi ile hem itiraza konu Antalya Genel İcra Dairesinin ... E. sayılı ilamsız icra takibi dosyası hem de mahkemede açılan itirazın iptali davasında yetkili mahkeme ve icra dairesinin Ankara mahkemeleri ve icra daireleri olması sebepleriyle davanın usulden reddine, ilk taleplerinin kabul görmemesi halinde haksız, kötü niyetli ve hukuki dayanaktan yoksun davanın tümüyle esastan reddine, Antalya Genel İcra Dairesi'nin ... E. Sayılı dosyası ile başlatılan takibin ve bütün ferilerinin iptaline, davacının takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "... Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; TBK'nın 138. Md. uyarınca söz konusu virüsün sözleşmenin yapıldığı sırada öngörülememesi, bulaş hızının ve ölüm riskinin yüksek olması sebebiyle olağanüstü bir durum olması dikkate alındığında davalıdan davacıya ait otelde konaklama yapmasını beklemenin dürüstlük kurallarına uymayacağı, virüsün davalıda yarattığı korkunun haklı ve anlaşılabilir olduğu, kaldı ki taraflar arasındaki sözleşmenin 14. Maddesinde sözleşmenin mücbir sebep halinde hiç bir tazminat hakkı doğmaksızın taraflarca feshedileceğine ilişkin düzenleme bulunduğu, bu nedenle davalının fiilen konaklama yapmayarak sözleşmeden dönmesinin yerinde olup davacının bu sözleşmeye dayanarak davalıdan alacak talep edemeyeceği sonuç ve kanaatine varılarak davanın reddine karar verilmiştir. Uyuşmazlığın giderilmesi yargılamayı gerektirdiğinden davacının sözleşmeye göre ücret talebinde bulunması onun kötü niyetli olduğunu kabule yeterli olmayıp bu nedenle davalının tazminat talebi reddedilerek.." şeklindeki gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; rezervasyon iptalinin süresinde yapılmadığını, mahkemenin covid etkilerini yaşadıktan sonra değil, mart 2020 koşullarına göre değerlendirme yapması gerektiğini, yerel mahkemece rezervasyonun iptal edildiği tarihe göre değerlendirme yapılması gerektiğini, bu açıdan değerlendirildiğinde 11/03/2020 tarihinde Türkiye’de ilk tespiti yapılan Corona virüsü vakası nedeni ile ertesi gün gerçekleştirilmesi planlanan sözleşme hükümlerinin haklı nedenle feshinin kabul edilemeyeceğini, anılan tarihte halen Türkiye genelinde resmi makamlarca açıklanan toplantı yasağı, dışarı çıkma yasağı, konaklama ya da şehirlerarası ulaşımı engelleyen herhangi bir idari karar olmamasına rağmen yalnızca kişisel tedbir ve toplantıya katılacak kişilerde bu yönde bir azalma olması nedenleri ile sözleşmenin feshinin hukuken mümkün olmadığını, bu durumun öngörülemezlik çerçevesinde değerlendirilmesinin hatalı olduğunu, rezervasyonun iptal edildiği tarihte alınmış herhangi bir tedbirin söz konusu olmadığını, müvekkilinin rezervasyon iptali sebebi ile uğradığı zararın göz ardı edildiğini, davalı tarafça gönderilen listede bulunan ve konaklayan müşterilerin hiçbir şekilde değerlendirmeye alınmadığını, davalının faturaya itirazının olmadığını beyan ederek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece yukarıda yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Kural olarak söylemek gerekir ki; Sözleşmede salgın hastalığın mücbir sebep olarak sayılması doğrudan mücbir sebebin varlığını kabul etmeyi gerektirmez. Zira Covid-19 salgınının mücbir sebep sayılabilmesi için yemek hizmeti verilmesine ilişkin borcun sözleşmeye uygun olarak ifasına engel oluşturması gerekir. Sağlık ve hijyen hususları, personel sayısında olan azalma ve personel ölümleri, hastalığın yayılmaması için alınan önlemler gibi sözleşmenin ifa edilmesine engel oluşturan bir neden nedenlerdir (Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, 2025/387 Esas, 2025/693 Karar).
Mahkemece ilk celse, gerekçeden de anlaşıldığı üzere, davalının fiilen konaklama yapmayarak sözleşmeden dönmesinin yerinde olup davacının bu sözleşmeye dayanarak davalıdan alacak talep edemeyeceği yönündeki gerekçe ile davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Davacı, dava dilekçesinde 12.02.2020 tarihinde davalı tarafça gönderilen müşteri listesine göre otele check-in yapılan müşterilerin de olduğunu, istinaf dilekçesinde de davalı tarafça gönderilen listede bulunan ve konaklayan müşterilerin hiçbir şekilde değerlendirmeye alınmadığını ileri sürmüştür.
Mahkemece, bu yönde hiç bir araştırma yapılmamıştır. Eksik inceleme ile karar verilemez.
Bu nedenle, mahkemece, davacının iddiaları da değerlendirilip, taraf delilleri toplanarak, gerekirse kayıtlar üzerinde bilirkişiden/bilirkişi heyetinden rapor alınarak, taleple bağlılık ilkesi ve yukarıda anılan emsal Yargıtay ilamı da değerlendirilerek sonucuna göre fesih ve alacak talebi hakkında bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi yerinde olmamıştır.
Sonuç olarak, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan kabulü ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın İlk Derece Mahkemesine geri gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN KABULÜNE,
2-6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince ANTALYA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 11/05/2023 tarih ve ... Esas - ... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
3-6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
4-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının ilk derece mahkemesince talebi halinde davacıya İADESİNE,
5-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesinde yapılacak yargılama sonunda dikkate ALINMASINA,
6-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından davacı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
7-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan istinaf gider avansının ilk derece mahkemesince ilgiliye İADESİNE,
8-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE,
Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve HMK'nın 353/1-a maddesince kesin olarak karar verildi.
...