Taşınmazda haksız el atmanın önlenmesi ve ecrimisil davasında, kira ilişkisi bulunduğu gerekçesiyle taleplerin reddi kararının temyizde onanması.
Özet: Davacı tarafından, taşınmazın davalı tarafından haksız olarak işgal edildiği iddiasıyla tahliye ve ecrimisil talepli açılan davada, davacının kendi gönderdiği ihtarnamede taraflar arasında kira ilişkisi bulunduğunu belirtmesi ve bu ilişkinin sona erdiğini ispatlayamaması nedeniyle, davalının haksız işgalci olmadığına hükmedilerek el atmanın önlenmesi ve ecrimisil taleplerinin reddine dair ilk derece ve bölge adliye mahkemesi kararlarının Yargıtay tarafından onanmasıyla uyuşmazlık çözüme kavuşmuştur.

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/274 E., 2024/1476 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 7. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : 2021/95 E., 2022/641 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; davaya konu taşınmazın davacıya ait olduğunu, davalı tarafından taşınmazın hiçbir sebebe dayanılmaksızın ve ödeme yapılmaksızın kullanıldığını, davalıya bu yönde ihtarname gönderildiğini fakat gereğinin davalı tarafından yerine getirilmediğini ileri sürerek, davaya konu taşınmazın tahliyesini ve 36.000,00 TL ecrimisilin ihtarname tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan alınarak davacıya verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekilli cevap dilekçesinde; davaya konu taşınmazın ölen annesi...'a ait olduğunu, taşınmazın davalı ve annesi tarafından kullanıldığını, davacıya yapılan satışın muvazaalı olduğunu, buna dair iptal davasının açıldığını, bu davanın sonucunun bekletici mesele yapılması gerektiğini, davalının taşınmazda ne kiracı ne de haksız işgalci olduğunu, annesine bakan ve onunla yaşayan bir evlat olduğunu, bunun yanında davacının iddiasının çelişkili olduğunu, zira ihtarnamede kira ilişkisinden bahsedilirken davada haksız kullanım olduğunun belirtildiğini beyanla, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin karar başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı tarafından davalıya.... Noterliği aracılığıyla 22.12.2020 tarihinde 24.06.2019 başlangıç tarihli kira sözleşmesine istinaden gecikmiş kira ödemeleri ile ilgili ihtarname keşide edildiği, ihtarnamede davaya konu taşınmazda, sözlü mutabakat gereği hâlen kiracı olarak oturduğunun belirtildiği bu nedenle haksız işgalin söz konusu olmadığı gerekçesiyle davacının el atmanın önlenmesi ve ecrimisile yönelik davalarının reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin karar başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı tarafından gönderilen ihtarnamede açıkça taraflar arasında 24.06.2019 başlangıç tarihli kira sözleşmesi olduğu, kira bedelinin ödenmesi için ihtarname gönderildiği, kira ilişkisinin sona erdiğinin davacı tarafından ispat edilmediği, davalı tarafından kira sözleşmesine dayanılarak taşınmazın kullanıldığının anlaşıldığı, haksız el atmanın söz konusu olmadığı, ecrimisilin koşullarının bulunmadığı, davalının açmış olduğu muris muvazaası nedeniyle tapu iptali ve tescil davasının bekletici mesele yapılmasına gerek olmadığı gerekçeleriyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; taşınmazın bedeli ödenerek satın alındığını, taraflar arasında kira sözleşmesinin olmadığını, davalıya gönderilen ihtarnamede sehven kira alacağı şeklinde yazılmış olsa da açılan davanın el atmanın önlenmesi davası olduğunu, keza davalı tarafından da aşamalarda sunulan dilekçelerde aralarında kira ilişkinin olmadığının belirtildiğini, davalı tarafından sadece davacının malik olmadığının savunulduğunu, açılan tapu iptali ve tescil davasının sonucunun beklenmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, el atmanın önlenmesi ve ecrimisil taleplerine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,11.03.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.