11. Ceza Dairesi, kamu görevlileriyle ilişki vaadiyle nitelikli dolandırıcılık suçunda bazı mahkumiyetleri onarken, nitelikli halin oluşmaması nedeniyle basit dolandırıcılığa dönüşen eylemleri zamanaşımı sebebiyle düşürdü.
Özet: Sanığın kamu görevlileriyle ilişkisi olduğunu vaatle nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine ilişkin yapılan temyiz incelemesinde, mahkeme sanığın bazı katılanlara yönelik eylemlerinin hukuka uygun nitelikli dolandırıcılık olduğunu değerlendirip bu mahkumiyetleri onarken, diğer katılanlara karşı işlediği iddia edilen eylemlerde kamu görevlisinin açıkça belirtilmemesi nedeniyle nitelikli dolandırıcılık şartlarının oluşmadığını, suç tarihi itibarıyla eylemlerin basit dolandırıcılık olarak kabul edilmesi gerektiğini ve bu suç için dava zamanaşımının dolduğunu tespit ederek, bu kısımlardaki mahkumiyet hükümlerini bozarak kamu davalarını zamanaşımı nedeniyle düşürmüştür.

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/347 E., 2015/540 K.SUÇLAR : Kamu görevlileri ile ilişkisi olduğundan bahisle bir işin gördürüleceği vaadiyle dolandırıcılıkHÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : OnamaYapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:1)Sanığın Katılanlar ..., ..., ...'e Karşı Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Mahkumiyet Hükümlerinin İncelenmesinde; Yargılamanın hukuka uygun olarak yapıldığı, iddia ve savunmada ileri sürülen hususların gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hukuka uygun yöntemlerle elde edilen delillerin değerlendirilerek fiillerin sanıklar tarafından işlendiğinin tespit edildiği, suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, cezaların kanuni takdir sınırlarında uygulandığı tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, sanık müdafinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükümlerin Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA,2) Sanığın Katılanlar ..., ...'a Karşı Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Mahkumiyet Hükümlerinin İncelenmesinde; 5237 sayılı TCK'nın 158/2. maddesinde yer alan nitelikli dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için, suç failinin, ismen söylemese bile kimden söz edildiğini karşı tarafın anlayacağı şekilde makamı, rütbesi, unvanı ve lakabını beyan etmesi yanı sıra lakabını söylediği kamu görevlilerini tanıdığını, hatırının sayıldığını ve işini yaptırabileceğini belirterek mağduru kandırması gerektiği; somut olayda ise sanığın katılanlara ... tanıdıklarının olduğunu söylemesi ve bu haliyle anlaşılabilir bir kişiden bahsetmemesi karşısında, eylemlerinin suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK'nın 158/1-L maddesinde düzenlenen nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturduğu ancak, suç tarihinde bu maddenin yürürlükte olmaması dikkate alındığında eylemin aynı Kanun'un 157.maddesinde düzenlenen “basit dolandırıcılık” suçunu oluşturduğu, bu suçun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e maddesinde öngörülen olağan dava zamanaşımının, kesen son sebep olan sanık hakkında mahkûmiyet hükümlerinin kurulduğu 23.12.2015 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla sanık müdafinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanıklar hakkındaki kamu davalarının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, 20.04.2026 tarihinde karar verildi.