Satılan bağımsız bölümü tahliye etmeyen davalının haksız işgali nedeniyle el atmanın önlenmesi ve eser sözleşmesi kaynaklı iddialarla birlikte ecrimisil davasının temyiz incelemesi.
Özet: Bu hukuki evrak, davacının satın aldığı taşınmazı devir sonrası tahliye etmeyen davalıdan el atmanın önlenmesi ve ecrimisil talep ettiği davayı ele almaktadır; ilk derece ve istinaf mahkemeleri, davalının yargılama sürecinde taşınmazı tahliye etmesi nedeniyle el atmanın önlenmesi talebini konusuz bırakarak ecrimisil talebini kabul etmiş olup, davalı devrin eser sözleşmesi kapsamında yapıldığını ve haksız işgalci olmadığını savunarak, davacı ise vekalet ücreti ve karar verilmesine yer olmadığı hükmü gibi hususlarda hata olduğu gerekçesiyle kararı temyiz etmiştir.
7. Hukuk Dairesi         2025/3185 E.  ,  2026/1517 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2023/993 E., 2025/590 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 18. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/202 E., 2023/91 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşmalı, davalı vekili tarafından duruşmasız olarak temyiz edilmekle kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 24.03.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde temyiz eden davacı vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat... geldiler. Başka gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra açık duruşmanın bittiği bildirildi. İşin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; tarafların, dava konu bağımsız bölümün davacıya satışı hususunda anlaştığını, taşınmazın devrinin davacıya 21.10.2021 tarihinde yapıldığını, taşınmazın davacıya devrinden hemen sonra tahliye edeceğini söyleyen davalının devir tarihinden 6 ay geçmesine rağmen dava konusu taşınmazı tahliye etmediğini iddia ederek davalının dava konusu taşınmaza el atmasının önlenmesine ve 2.000,00 TL ecrimisile karar verilmesini talep etmiş, 21.12.2022 tarihli ıslah dilekçesiyle ecrimisil istemini 10.000,00 TL'ye arttırmıştır.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu bağımsız bölümün davalı ile davacının eşi ... arasında yapılan eser sözleşmesi uyarınca davacıya devredildiğini, davacının eşinin sözleşmeyi imzalamaktan kaçındığını, sözleşme bedelinin 600.000,00 TL olduğunu, bu bedelin 125.000,00 TL'sinin nakden ödendiğini, bakiye 475.000,00 TL ödemesinin ise dava konusu bağımsız bölümün yüklenicinin eşi olan davacıya tapuda devretmek suretiyle ödendiğini, müvekkilinin eser sözleşmesinin karşı tarafına güvenerek takyidatsız olarak devri gerçekleştirdiğini, işin teslim tarihinin 22.12.2021 tarihi olmasına ve bu tarihin üzerinden iki ay geçmesine rağmen işin tamamlanmadığını, müvekkilinin dava konusu taşınmazı bayram sonrasında tahliye ettiğini ve durumun davacıya bildirildiğini, davacının eşi olan yüklenicinin sözleşmeden kaynaklı edimini gereği gibi ifa etmediğini, davalının taşınmazda ...... Bayramına kadar (5- 10... ) oturmasına muvafakat edildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yapılan yargılamada özetle; tanık anlatımları, davalının beyanı, anahtar teslim tutanağı, davalının taşınmazı daha önce boşalttığı ancak anahtarını 26.05.2022 tarihinde teslim ettiği, buna göre evin fiili ve hukuki olarak 26.05.2022 tarihinde tahliye edildiğinin anlaşıldığı, davalının taşınmazı davacıya devrettiği tarihten, anahtarı teslim ettiği 26.05.2022 tarihine kadar olan dönem haksız işgalci konumunda olduğu, bu dönem yönünden davalının taşınmazı kullanımını haklı kılan ve davacıyı bağlayıcı nitelikte herhangi bir delil sunulmadığı, dava tarihinde davacının el atmanın önlenmesi talebi haklı olmasına rağmen, yargılama aşamasında davalının taşınmazı tahliye ettiği, el atmanın önlenmesi talebinin konusuz kaldığı, ecrimisil isteminin şartlarının oluştuğu gerekçesiyle el atmanın önlenmesi istemi yönünden karar verilmesine yer olmadığına, ecrimisil isteminin kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesince yazılı şekilde karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkemece eksik harcın ikmal ettirilerek el atmanın önlenmesi istemi yönünden karar verilmesine yer olmadığı yönünde karar verilmesinin çelişkili olduğunu, davanın reddi gerektiğini, vekalet ücretinin yarısına hüküm edilmesinin doğru olmadığını, anlaşmazlığın ön inceleme tutanağı imzalanıncaya kadar giderilmediğini ileri sürerek temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; eksik inceleme ile karar verildiğini, müvekkilinin davacının eşi olan yükleniciye karşı açtığı ayıplı ifa ve sözleşmeden dönme nedenlerine dayalı tapu iptali ve tescil, olmazsa tazminat istemli davanın bekletici mesele yapılması gerektiğini, davalının haksız işgalci olmadığını, eser sözleşmesi uyarınca davacının dava konusu bağımsız bölümü satın almadığının belli olduğunu, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, el atmanın önlenmesi ve ecrimisil istemine ilişkindir.
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillleri tarafından temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Yargıtay duruşma vekâlet ücreti 40.000,00 TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Yargıtay duruşma vekâlet ücreti 40.000,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
24.03.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.