Yargıtay 11. Ceza Dairesi, resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarında yerel mahkeme beraat kararını olağan dava zamanaşımı nedeniyle bozarak düşmeye hükmetti.
Özet: Yerel mahkeme tarafından resmi belgede sahtecilik ve bilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle nitelikli dolandırıcılık suçlarından verilen beraat kararları, temyiz incelemesi sonucunda, her iki suç için de olağan dava zamanaşımının dolmuş olması sebebiyle hukuka aykırı bulunarak bozulmuş ve yeniden yargılamaya gerek duyulmadan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle düşmesine oy birliğiyle karar verilmiştir.
11. Ceza Dairesi         2021/37310 E.  ,  2026/4698 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2008/33 E., 2016/113 K.
SUÇLAR : Resmi belgede sahtecilik, bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık
HÜKÜMLER : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞLERİ : Onama, düşme
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanığa yüklenen "resmi belgede sahtecilik" suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 66/1-e maddesinde öngörülen olağan dava zamanaşımının, kesen son sebep olan sanığın Trabzon Asliye Ceza Mahkemesinde sorgusunun yapıldığı 29.09.2007 tarihinden, hüküm tarihine kadar gerçekleştiği ve kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden beraat hükmü kurulması Kanun’a aykırı, sanığa yüklenen "nitelikli dolandırıcılık" suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, aynu Kanun’un 66/1-e maddesinde öngörülen olağan dava zamanaşımının, kesen son sebep olan 29.01.2007 tarihli iddianame tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanunun 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davalarının gerçekleşen olağan dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddesi uyarınca tebliğnameye kısmen uygun olarak oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
28.04.2026 tarihinde karar verildi.