Sahte belge düzenleme suçunda, 7394 sayılı Kanun değişikliği sonrası tarhiyat bulunmaması nedeniyle cezada indirim uygulanmamasını ele alan kanun yararına bozma incelemesi.
Özet: Sahte belge düzenleme suçundan hüküm giyen bir sanık hakkında, 7394 sayılı Kanun ile 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 359. maddesinde yapılan değişiklikle, vergi ziyaı ve tarhiyat tespit edilmemesi durumunda cezada yarı oranında indirim yapılması gerekirken, yerel mahkemenin bu indirimi uygulamayarak verdiği uyarlama kararına yapılan itirazı reddetmesi, Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma talebi üzerine hukuka aykırı bulunmuştur.

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2025/42 Değişik İşSUÇ : Sahte belge düzenlemeİNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın reddi kararıKANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet BaşsavcılığıTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulmasıDüzce 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.12.2024 tarihli ve 2022/325 Esas, 2024/893 Karar sayılı uyarlama kararına yönelik itirazın reddine ilişkin merci Düzce 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.02.2025 tarihli ve 2025/42 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 18.02.2025 tarihinde kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 07.11.2025 tarihli ve 94660652-105-81-12395-2025-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 24.11.2025 tarihli ve KYB-2025/130617 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 24.11.2025 tarihli ve KYB-2025/130617 sayılı kanun yararına bozma isteminin;"Sahte belge düzenlemek suretiyle 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'na muhalefet suçundan sanık ...'ın, anılan Kanun'un 359/b (2 kez), 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 43/1 (2 kez) ve 62/1. maddeleri uyarınca 2 kez 3 yıl 3 ay 17 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Düzce 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.07.2018 tarihli ve 2016/345 esas, 2018/506 sayılı kararının Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin 06.01.2021 tarihli ve 2018/2103 esas, 2021/138 sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek kesinleşmesini müteakip, sanık müdafii tarafından 15.04.2022 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7394 sayılı Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 4, 5 ve 6. maddeleri ile 213 sayılı Kanun'da yapılan değişiklik nedeniyle yapılan uyarlama yargılaması yapılması talebinin kabulü ile infazın durdurulmasına ilişkin Düzce 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.04.2022 tarihli ve 2016/345 esas, 2018/506 sayılı ek kararını takiben, sanığın 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'na muhalefet suçundan anılan Kanun'un 359/b, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 43/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Düzce 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.12.2024 tarihli ve 2022/325 esas, 2024/893 sayılı kararına yönelik sanık müdafii tarafından yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Düzce 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.02.2025 tarihli ve 2025/42 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 359 uncu maddesinin (a) fıkrasına 7394 sayılı Kanun'un 4. maddesi ile son fıkrasından önce gelmek üzere eklenen fıkralarda yer alan "Bu maddede yazılı fiillerle verginin ziyaa uğratıldığının tespit edilmesine bağlı olarak tarh edilen verginin, gecikme faizi ve gecikme zammının tamamı ile kesilen cezaların yarısı ve buna isabet eden gecikme zammının; soruşturma evresinde ödenmesi halinde verilecek ceza yarı oranında, kovuşturma evresinde hüküm verilinceye kadar ödenmesi halinde ise verilecek ceza üçte bir oranında indirilir.Tarh edilen vergi ve vergi aslına bağlı olarak kesilen cezanın bulunmadığı durumlarda verilecek ceza yarı oranında indirilir..." şeklindeki düzenleme gözetildiğinde,Dosya kapsamına göre, ... Defterdarlığı ... Malmüdürlüğünün 18.07.2025 tarihli yazı cevabı ile bildirildiği üzere, somut olayda sanığın yetkilisi olduğu mükellef firma ile ilgili düzenlenen vergi raporlarında tarhiyat öngörülmediği için tarh işlemi yapılmadığının anlaşılması karşısında, sanık hakkında 7394 sayılı Kanun'un 4/3. maddesi ile 213 sayılı Kanun'un 359. maddesine eklenen hüküm uyarınca üzerine atılı "sahte belge düzenlemek" suçu bakımından cezasında yarı oranında indirim yapılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir."Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE1. 15.04.2022 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7394 sayılı Kanun’un 4 üncü maddesi ile 213 sayılı Kanun'un 359 uncu maddesinin son fıkrasından önce gelmek üzere; “Bu maddede düzenlenen suçların birden fazla takvim yılı veya vergilendirme dönemi içinde aynı suç işleme kararının icrası kapsamında işlenmesi halinde, Türk Ceza Kanununun 43 üncü maddesi uygulanır.” cümlesinin eklendiği ve 7394 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesi ile 213 sayılı Kanun'a eklenen geçici 34 üncü maddesinde; "Haklarında hüküm verilmiş olup da dosyası infaz aşamasında olanlar, 359 uncu maddede yazılı fiillerle verginin ziyaa uğratıldığının tespit edilmesine bağlı olarak tarh edilen verginin, gecikme faizi ve gecikme zammının tamamı ile kesilen cezaların yarısı ve buna isabet eden gecikme zammını, bu maddeyi ihdas eden Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içinde Hazineye ödedikleri takdirde 359 uncu maddede bu maddeyi ihdas eden Kanunla soruşturma evresi için yapılan etkin pişmanlık düzenlemesinden faydalanabilir....359 uncu maddede bu maddeyi ihdas eden Kanunla yapılan düzenlemelerde yer alan zincirleme suça ilişkin koşulların belirlenmesi, duruşma açılmak suretiyle yapılır.” Hükümlerinin yer aldığı anlaşılmıştır. 2. Bu kapsamda inceleme konusu dosya değerlendirildiğinde; Düzce 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.07.2018 tarihli ve 2016/345 Esas, 2018/506 Karar sayılı kararı ile hükümlünün, 20 14... takvim yıllarında sahte fatura düzenleme suçlarından (2 kez) 3 yıl 3 ay 17 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, bahse konu hükümlere yönelik istinaf başvurusunda bulunulduğu ve Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin 06.01.2021 tarihli ve 2018/2103 Esas, 2021/138 Karar sayılı ilamı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmek suretiyle hükümlerin kesinleştiği, 7394 sayılı Kanun'un yürürlüğe girmesini müteakip uyarlama yargılaması yapıldığı ve Düzce 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.12.2024 tarihli ve 2022/325 Esas, 2024/893 Karar sayılı kararı ile " 7394 sayılı Kanun'un zincirleme suçu düzenleyen hükümlerinin daha lehe olması nedeniyle 213 sayılı Kanun'un 359/b, 5237 sayılı Kanun'un 43, 62. maddeleri gereği hükümlünün neticeten 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 7394 sayılı Yasayla değişik 213 sayılı Yasanın 359. md. gereğince yasal süresi içerisinde herhangi bir ödeme yapmadığı, buna ilişkin ödeme ve yapılandırma başvuru bilgi ve belgelerinin dosya içerisinde bulunmadığı, bu nedenle etkin pişmanlık hükümlerinin sanık hakkında uygulanamayacağı.." şeklinde hüküm kurulduğu ve bu hükme yönelik itiraz edilmesi üzerine, merci Denizli 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.02.2025 tarihli ve 2025/42 Değişik İş sayılı kararı ile itirazın reddine karar verildiği anlaşılmış ise de, dosya arasında bulunan ... Defterdarlığı ... Mal Müdürlüğünün 18.07.2025 tarihli cevabi yazısında mükellef firma ile ilgili düzenlenen vergi suçu raporu ve vergi tekniği raporlarında herhangi bir tarhiyat öngörülmediği için tarh işlemi yapılmadığının belirtildiği nazara alındığında; 213 sayılı Kanun'un 359. maddesine 7394 sayılı Kanun'un 4. maddesi ile eklenen "Tarh edilen vergi ve vergi aslına bağlı olarak kesilen cezanın bulunmadığı durumlarda verilecek ceza yarı oranından indirilir." şeklindeki hüküm uyarınca, hükümlü hakkında belirlenecek temel ceza üzerinden 1/2 oranında indirim uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi karşısında; itirazın bu yönden kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesi Kanun'a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,2. Düzce 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.02.2025 tarihli ve 2025/42 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,3. Sanık hakkındaki İNFAZIN DURDURULMASINA, başka suçtan tutuklu ya da hükümlü değilse derhal TAHLİYESİNE,5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.02.2026 tarihinde karar verildi.