Şirket ortağının elde ettiği kazancı diğer ortağa vermeyerek güveni kötüye kullanması nedeniyle verilen dolandırıcılık beraatinin bozulması ve suçun hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma olarak nitelendirilmesi kararı.
Özet: Yüksek mahkeme, ortak olduğu şikayetçinin payına düşen şirket kazancını haksız yere uhdesinde tutarak haksız menfaat temin eden sanık hakkında verilen beraat kararını, sanığın dolandırıcılık değil, uzlaştırmaya tabi hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu işlediği ve bu husus gözetilmeden delil değerlendirmesinde hataya düşüldüğü ile adli emanetteki eşya hakkında karar verilmediği gerekçeleriyle bozmuştur.

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/569 E., 2016/518 K.SUÇ : DolandırıcılıkHÜKÜM : BeraatTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde;sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:1) Katılan ...'ın arkadaşı olan sanık ... ile birlikte %50 ortaklık karşılığı bir şirket kurdukları, bazı şirketlerle anlaşmalar yapmaya başladıkları, diğer şirketlerle iletişimi ortağı olan sanığın sağladığı, sanığın katılana şirketlerin ödeme yapmadığı, para göndermediklerini, mahkemeye verirsek sürekli sıkıştırıp ararsak parayı alamayız bize iş göndermezler piyasada iş yapamayız şeklinde sözler söyleyerek katılanı oyaladığı, arkadaşı olduğu için katılanın sanığa güvendiği, daha sonra ilgili şirketleri alacakları nedeniyle aradığı ve şirket yetkililerinin kendisine bugüne kadar ki tüm ödemelerin ortağı olan sanığa ödendiğini ve paraları sanığın hesabına yatırıldığını söyledikleri, bu şekilde sanığın üzerine atılı dolandırıcılık suçunu işlediği iddia edilen somut olayda, sanığa suç atma şüphesi bulunmayan katılanın aşamalarda istikrarlı ve tutarlı beyanları, sanığın soruşturma aşamasında katılandan iş yeri açılışı için altın aldığına ve yargılama aşamasında ortak olduklarına ilişkin anlatımları, sanık ile katılanın ortak olduğuna ilişkin bir kısım tanık anlatımları, dosya kapsamında yer alan fatura ve ödeme örnekleri ile tüm dosya kapsamına göre, katılan ile ortak olan sanığın şirketten elde ettiği kazancı katılan ile aralarındaki sözlü sözleşmeye göre paylaşması gerekirken suç tarihlerinde şirket kazancından katılana pay vermemek suretiyle üzerine atılı 7188 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. ve 254. maddeleri gereğince uzlaştırmaya tabi olan ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 155/2. maddesinde düzenlenen "hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma" suçunu işlediği gözetilmeden delillerin değerlendirilmesinde hataya düşerek mahkûmiyeti yerine beraate hükmedilmesi, 2) Kabule göre de; Mersin Adlİ Emanet Memurluğunun 2014/26 sırasına kayıtlı eşya hakkında karar verilmemesi, Yasaya aykırı katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 16.04.2026 tarihinde karar verildi.