Ankara 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinde görülen, marka hükümsüzlüğü, sicilden terkin ve tecavüzün durdurulması talepli gerçek hak sahipliği davası.
Özet: Bu hukuki belge, davacının 2009 yılından bu yana savunma sanayi alanında 09 ve 42. Nice sınıflarında "..." ibaresini taşıyan bir markayı tescilsiz olarak kullandığını, gerçek hak sahibi olduğunu ve davalının sonradan tescil ettirdiği benzer markanın bu hakkı ihlal ettiğini iddia ederek, davalının markasının hükümsüzlüğünü, sicilden terkinini, marka hakkına tecavüzün durdurulmasını ve hükmün ilanını talep ettiği bir marka davasını özetlemektedir; davalı ise davacının daha önceki kullanımına ilişkin yeterli ayırt edicilik veya bilinirlik kanıtlayamadığını ve iddialarının Sınai Mülkiyet Kanununun ilgili hükümleri uyarınca geçerli olmadığını savunarak davanın reddini istemektedir.

T.C. ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/441 Esas - 2025/511
T.C.ANKARA2. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİKARAR TÜRK MİLLETİ ADINAEsas No : 2024/441Karar No : 2025/511...Dava : Marka İle İlgili YİDK Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü İle Sicilden Terkin, Marka Hakkına Tecavüzün Durdurulması ve Hükmün İlanıDava Tarihi : 18/10/2024Karar Tarihi : 17/12/2025Gerekçeli KararınYazıldığı Tarih : 17/12/2025Davacı vekili tarafından davalılar aleyhine açılan Marka İle İlgili ... Hükümsüzlüğü İle Sicilden Terkin, Marka Hakkına Tecavüzün Durdurulması ve Hükmün İlanı istemli davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :DAVA : Davacı vekili dilekçelerinde özetle; müvekkili şirketin 06.07.2009 tarihinde kurulduğunu, bu tarihten beri ... markası ile savunma sanayi alanında faaliyet gösterdiğini, ticaret unvanındaki asli unsurun da yine "..." ibaresi olduğunu, 2009 tarihinden itibaren ... ibaresinin tescilsiz kullanıldığını ve gerçek hak sahibi olduğunu, ... no ile tescilli olduğunu, markaların birebir aynı olduğunun açık olduğunu, müvekkile ait “... ... markasında ... ibaresinin esas unsur olduğunu, ...” ibaresinin sanayi sınıfını temsil edip tali unsur konumunda olduğunu, faaliyet alanında, “Konusu ile ilgili elektrik malzemelerinin tasarımını, imalatını, alımını, satımını, ithalatını, ihracatını, pazarlamasını ve ticaretini yapmak, elektrik plan, proje, mühendislik, faaliyetleri ve taahhütlerini yapmak. Her türlü endüstriyel ve tıbbi sistem yazılımı geliştirilmesi, ithalatı, ihracatı, pazarlaması ve ticaretini yapmak. Konusu ile ilgili metal, ağaç plastik tekstil ürünleri işleme makineleri ile bunların kesici delici takımlarının tasarımı, imalatı, alımı, satımı, ithalatı, ihracatı, pazarlamasını ve ticaretini yapmak. Tıbbi tedavi cerrahi müdahale araç ve gereçlerinin, tıbbi protez yaşam iyileştirici sağlık ürünleri, endüstriyel imalat ve tıbbi cerrahi müdahale robotlarının, gıda maddelerinin imalatını yapan makine ve sistemlerin, her türlü şehir atıklarının arıtılması ve geri dönüşümünde kullanılan makine ve sistemlerinin, her türlü enerji üretim ve dönüşümünde kullanılan makine ve sistemlerinin, her türlü sanayi ve iş makineleri cihazları ile bunlara ait yeden parçaları teçhizat ve takımlarının, havacılık ve savunma sanayisinde kullanılan makine ve sistemlerinin, her türkü makine ve sistemin yedek parçaları hammaddelerinin sarf malzemelerinin tasarımı, imalatı, alımı, satımı, ithalatı, ihracatı, pazarlaması ve ticaretini yapmak. Konusu ile ilgili her türlü endüstriyel sistemlerin, tıbbi cihaz cerrahi müdahale protezlerinin, havacılık ve savunma sanayinde kullanılan makine ve sistemlerinin satış sonrası bakım, onarım ve teknik servis hizmetlerinin verilmesi” bulunduğunu, bu bağlamda davalının 9 ve 42. Sınıftaki mal ve hizmetler ile ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu, müvekkili firmanın “...” markasını kurulduğu tarihten itibaren 09/42 nice sınıfları yönünden Türkiyede süreklilik arz eder biçimde ve ticari etki oluşturacak şekilde kullandığını, davalı kurum nezdinde sunulan delillerin dikkate alınmadığını, çok sayıda projede markanın kullanıldığını, bütün kullanımların davalı başvuru tarihinden önce olduğunu, gerçek hak sahibinin müvekkili olduğunu, ... sayılı dosyası ile davalı kuruma bağlı ... ibareli markanın başvuru talebinde yer alan (09,42) sınıflar yönünden sicile tescili istemi ile dava ikame edildiğini ve davanın dersdest olduğunu, mahkemece gerekli görülmesi halinde dosyaların birleştirilmesinin talep edildiğini ifade ederek, ... sayılı ve "..." ibareli marka başvurusu tescil edilmişse hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine, marka hakkına tecavüz teşkil eden tabela, totem, katalog, kartvizit dahil tüm basılı evrakın ve her türlü tanıtım vasıtalarının toplatılması ile imhasına, giderleri davalıdan alınmak suretiyle hükmün tirajı en yüksek 5 gazeteden biri ile ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP : Davalı ... vekili cevaplarında özetle; SMK m.6/3 anlamında bir tescil engelinin mevcut olduğundan söz edebilmek için, marka tescil başvurusundan önce veya tescil başvurusunda belirtilen rüçhan tarihinden önce başvuruya konu edilen işaret için (...) bir hak elde edilmiş olması ve bu hakkın sahibine daha sonraki bir markanın kullanımını yasaklama hakkını vermesi gerektiğini, markaya belli bir ayırt edicilik, bir başka ifadeyle bilinirlik kazandırılması geretiğin, sunulan delil ve belgelerin davacı iddiasını ispata yeterli olmadığından SMK 6/3 maddesine dayanan iddialara itibar edilmesinin mümkün olmadığını, SMK m. 6/6 hükmü uyarınca korunmasının istenebilmesi için, o hakkın fiilen kullanıldığı faaliyet konuları kapsamı ile aynı/benzer konularda fiilen bir marka kullanımının söz konusu olması gerektiğini, sunulan belgelerin bu durumu da ispata yeterli olmadığını ifade ederek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı şirket vekili cevaplarında özetle; işbu davanın ... iptal ve hükümsüzlük davası olup SMK’nın tecavüz hükümlerini düzenleyen maddeler kapsamında talepte bulunmasının mümkün olmadığını, müvekkilinin tescilli ... sayılı ... ibareli markasını kullandığını, davacının ... markasının tescilli olduğu mal ve hizmetlerde herhangi bir marka hakkı bulunmadığını, dolayısıyla, ...’ın davacının marka hakkına tecavüzü gibi bir durum söz konusu olmadığını, SMK’nın tecavüz hükümlerini düzenleyen maddelerdeki talepleri de ileri sürmesinin mümkün olmadığını, ... markasının tanınmış olduğunu, Türkiye’nin en değerli 100 markası arasında yer aldığını, müvekkilinin “...” markası altında ... Sistemi ürettiğini, marka ismini üretmiş olduğu ürünün özelliğine uygun olarak ..... tarafından kurulan ve Dünya’nın ilk modern şehri olarak bilinen ... antik kentinden esinlenerek oluşturduğunu, davacı iddialarının kanıtlanamadığını, dava dosyası kapsamında sunmuş olduğu belgelerin yalnızca ... Endüstriyel şirketinin varlığına işaret eden evraklar olduğunu, ... Endüstriyel’in 2009 tarihinde ... Sicil Gazetesinde tescil edilmiş olmasının markasal kullanımı kanıtlamadığını, önceki kullanım suretiyle işaret üzerinde elde edilen hakkın yalnızca kullanımın gerçekleştiği mal veya hizmetlere ilişkin olduğunu, bu hakların kapsamının genişletilerek yeni marka tescillerinin engellenmesi kabul edilemeyeceğini, ... Endüstriyel tarafından sunulmuş olan ticaret sicil gazetesi görüntüleri, vergi levhaları, kapasite raporları, beyannameler, proje belgeleri, sanayi sicil belgeleri vb. evraklar kullanımdan ziyade firma hakkında bilgi veren evraklar olduğunu ve söz konusu evrakların ...’ın ... markasını tescil ettirmek istediği mal ve hizmet sınıflarında davacının markasal kullanımı bulunduğunu göstermediğini, ... Endüstriyel’in kullanımı kanıtlayacak yeterli sayıda fatura sunamadığını, sunulan faturaların süreklilik göstermediğini, özellikle son yıllara ait hiçbir fatura sunulamadığını ve en önemlisi sunulan fatura içeriklerinin hiçbirinin markasal kullanımı kanıtlamamakla birlikte 9. ve 42. sınıfta kullanımı bulunduğunu dahi ispatlayamadığını, SMK m. 6/6 hükmüne dayanarak yapılan itirazların kabul edilebilmesi için itiraz edilen markanın ilgili ticaret unvanıyla tamamen aynı olması gerektiğini, somut olayda davacının ticaret unvanı ... değil bir bütün halinde ... Endüstriyel Ürünler San. ve Tic. Ltd. Şti. olduğunu, tek başına “...” ibaresi üzerinde hak sahibi olamaycağını, firmaların çoğunun kuruluş aşamasında esas sözleşmelerinde faaliyet alanlarını dilediği gibi düzenleyebildiğinini, daha sonradan sorun yaşamamak adına oldukça geniş faaliyet alanlarına yer verildiğini, ancak ticaret unvanının çekirdek unsurundan yola çıkarak tüm mallar/hizmetler için ret kararının verilmesinin isabetli bir uygulama olmayacağını ifade ederek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davanın açılmasını müteakip yargılamaya katılımı olan tarafların dava, cevap, cevaba cevap, ikinci cevap dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, marka tescil ve başvuru dosyaları ile alâkalı kayıtları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, arabulucuya gitme hakları hatırlatılmış, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını müteakip, Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yazı İşleri Yönetmeliği'nin 41/2. maddesi hükmü de gözetilerek taraf vekillerine tahkikat ve yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır. GEREKÇE : Dosya uyuşmazlık konuları hakkında rapor tanzimi için bilirkişi heyetine tevdi edilmiş ve rapor tanzim ettirilmiştir.Davacı ve davalılar arasındaki uyuşmazlık, davacının gerçek hak sahipliği itirazının yerinde olup olmadığı, markalar arasında ayniyet olup olmadığı, başvuru markası ve mal/hizmetler ile itiraza mesnet markalar ve mal/hizmetler arasında benzerlik olup olmadığı, karıştırılma ihtimalinin olup olmadığı, ... kararının yerinde olup olmadığı, hükümsüzlük ile terkin şartlarının oluşup oluşmadığı davacının 6769 sayılı kanunun 6/6 ve 6/3 kapsamındaki itirazlarının yerinde olup olmadığı, davacı vekilinin birleştirme talebinin yerinde olup olmadığı yerinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.Celp olunan tescil dosyaları kapsamından davalının ... sayılı "..." ibareli marka başvuru sahibi olduğu beyan, tevsik ve müşahede olunmaktadır. Davaya konu ... sayılı "..." ibareli marka için davalı tarafından 08/02/2022 tarihinde 09 ve 42.Sınıf mal/hizmetleri kapsayacak şekilde marka tescil başvurusunda bulunulduğu, başvurunun ilanına karar verildiği, davacı şirket tarafından ... unsurlu tescilsiz markasına ve SMK 6/3 ve 6/6 maddelerine dayanarak itirazda bulunduğu,... sayılı kararı ile nihai olarak reddine karar verildiği ve bunun üzerine işbu davanın süresinde açıldığı anlaşılmıştır.Toplanan delillere, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; ... ... olduğu, Vergi Levhası, ... (Hava taşıtı parçalarının imalatı (uçak gövdesi, kanatları, kapıları, kumanda yüzeyleri, iniş takımları gibi ana montaj parçaları, pervaneler, helikopter rotorları, motorlar, turbo jetler, turbo pervaneli motorlar vb. ile bunların parçaları),Proje Bitirme Belgeleri,Faturalar,31.12.2009 tarihli fatura içeriği “Vinç test sistemi yazılımı” tutarı 500,000 TL 03.02.2014 tarihli fatura içeriği “20 adet Vinç gövdesi” tutarı 507,400 TL 02.03.2016 tarihli fatura içeriği “Pleyt Üretim hattı- Torna Ünitesi” tutarı 206,000TL 27.12.2017 tarihli fatura içeriği “..... plakalı araç satışı” 18.01.2012 tarihli fatura içeriği okunamamıştır 01.09.2010 tarihli fatura içeriği “Helikopter Vinci, firmware yazılımı” tutarı 500,000 TL 19.02.2013 tarihli fatura içeriği “Presler arası transfer sistemi” tutarı 169,920 Euro Diğer 4 adet fatura bilgisi okunamadığı, www.....com.tr alan adı alan adı güncel giriş sayfasına bilirkişi raporunda yer verildiği, Hakkımızda sekmesinde; ... ... malzeme, Elektronik sistemleri tasarımını ve imalatı, Metal, ağaç, plastik, tekstil ürünleri işleme makineleri ile bunların kesici delici takımlarının, Cerrahi müdahale araç ve gereçlerinin, Tıbbi protez, yaşam iyileştirici sağlık ürünlerinin,Endüstriyel imalat ve tıbbi cerrahi müdahale robotlarının, Gıda maddelerinin imalatını yapan makine ve sistemlerin, Şehir atıklarının arıtılması ve geri dönüşümünde kullanılan makine ve sistemlerin, Enerji üretim ve dönüşümünde kullanılan makine ve sistemlerin, Sanayi ve iş makineleri, cihazları ile bunlara ait yedek parçaları, teçhizat ve takımların üretimi, toptan ve perakende alımı, satımı, dağıtımı, ithalat ve ihracatı, Makine ve sistemin yedek parçaları, ham maddelerinin, sarf malzemelerinin, her türlü kimyasal malzemelerin alımı, satımı, ithalatı, ihracatı, pazarlaması ve ticareti, Tıbbi cihazlarda, cerrahi müdahale sistem ve ekipmanlarında ve protezlerde kullanılan kimyasal malzemelerin alımı, satımı, ithalatı, ihracatı, pazarlaması ve ticareti, Endüstriyel sistemlerin, Tıbbi cihaz, cerrahi müdahale, protezlerin satış sonrası bakım, onarım ve teknik servis hizmetlerinin verilmesi alanlarında faaliyet yürütmektedir. Bilgisinin yer aldığı, ilgili sitenin who is kayıtlarının web archieveden yapılan araştırmada, site ilk kullanımının 2017 tarihinde başladığı,Hükümsüzlük talebi bakımından dava aşamasında sunulan delilleri 1 adet usb bellek içerisinde: Katılınan Fuarlara ilişkin fotoğraflar: Dava dışı .. ile imzalanan hizmet alım sözleşmesi:15.01.2021 tarihli (... yetkilisinin ... olduğu anlaşılmıştır.) ... Alanı Kira Sözleşmesi, Proje Raporu, Proje Bitirme Belgeleri: Toplamda 8 adet, Liste yapılmış şekilde kuruluştan bugüne kesilmiş faturalar (bilirkişi raporunda sadece bir kısmının ekran görüntüsünün alındığı): .....ye kesilmiş olduğu; çok sayıda bu listede belirtilen faturalara ilişkin olduğu düşünülen taranmış fatura koçanı okunamadığı,Ürünlere ilişkin tanıtım videoları ve fotoğraflar (örnek) sunulduğu anlaşılmıştır.Davalı delillerinden ise; .... Faaliyet Raporları, ... tanıtım broşürü, 2022 Eylül Popular Science dergisi, .... ... sunumu, ...’a ait emsal Kararlar sunulduğu anlaşılmıştır.Davacıya ait web sitesindeki markasal kullanımın "... .... şeklinde olduğu, gerek yazım, gerek yerleşim gerekse ....ibaresinin faaliyet alanını belirtmesinden dolayı tali unsur olduğu, bu noktada ... ibaresinin esas unsur konumunda bulunduğu, zira ticaret unvanı kullanımında da aynı hususun geçerli olduğu, bu bağlamda ibarelerin esas unsurunun ... ibaresi olduğu ve ibarelerin benzerliği daha detaylı bir değerlendirmeye gerek duymayacak ölçüde açıktır. ... ibaresinin antik ....’de bir şehir ismi olduğu, ....’da soy anlamına geldiği,Davalının kendi beyanında bu ismi Sümer’den esinlendiğini belirttiği; davacı tüzek kişilik ortaklarının soyadının ... olduğu; davalı kurum kayıtlarında ... ibaresi ile başlayan sadece 4 tane marka bulunduğu,Bu bağlamda 09 ve 42. Sınıfta yer alan mallar ve hizmetler bakımından ilgili ibarenin son derece ayırt edici olduğu anlaşılmıştır.SMK 6/3 ve 6/6 BAKIMINDAN DEĞERLENDİRME: 6769 sayılı SMK’nın“marka tescilinde nispi ret nedenleri”nin düzenlendiği 6. maddesinin 3. fıkrasında; “Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir.” denilmektedir. Bu hüküm markanın gerçek sahibinin eskiye dayalı kullanımını tescilden üstün tutarak gerçek hak sahibinin korunmasını sağlamaktadır. Bu madde hükmünde yer alan itirazın kabul edilebilmesi için itiraz sahibinin o işaret üzerinde başvuru tarihinden önce hak sahibi olması veya rüçhan hakkını elde etmesi ve bunları ispat etmesi gerekmektedir. Tescil, bir markanın daha özel hükümlerle korunmasını sağlar. SMK, istisnai olarak, marka hakkının tescile dayanmadan ilk kullanım yoluyla da elde edilebileceğini ve korunabileceğini de kabul etmiştir. Ancak, bu hakkın ne zaman ve nasıl oluşabileceğinin kriterlerini düzenlememiştir. 6769 sayılı SMK’nın “Marka Tescilinde Nispi Ret Nedenleri” başlıklı 6. maddesinde, marka olarak tescil ettirilmek istenen işaret üzerinde tescil başvurusundan önce hak kazanmış kişilerin hukukunu korumaya yönelik hükümler bulunmaktadır. Söz konusu maddenin 3. fıkrasına göre bir işaret üzerinde, bu işaretin –üçüncü bir kişi tarafından-marka olarak tescili amacıyla başvurusu yapılan tarihten veya başvuru tarihinde belirtilen rüçhan tarihinden önce, bir hak elde edilmiş ise, bu hakka sahip kişi, söz konusu işaretin tesciline itirazda bulunabilir. Bu hüküm, işaret üzerinde ilk kullanma yoluyla haksız rekabet hükümlerine göre kazanılan hakkı üstün tutmayı amaçlamıştır. Bu bağlamda hak sahibinin işaretin sonradan bir başkası tarafından kullanılmasını yasaklaması TTK 57/5 ve 58/I, b’den kaynaklanmaktadır. İtiraz hakkının varlığı tescilsiz işaretin ticaret sırasında kullanılmış olmasını (SMK 6/3) gerekli kılar. “Ticaret sırasında kullanma” ile marka hukukuna özgü kullanma kastedilmektedir. Markasal kullanım, öğretide işareti taşıyan mal ve/veya hizmetlerin köken itibariyle diğer mal ve/veya hizmetlerden ayırt edilmesini sağlamaya yönelik olduğunun alıcılar tarafından anlaşılmasını mümkün kılacak şekilde kullanılması biçiminde tanımlanmaktadır. Ancak markaların kaynak gösterme fonksiyonu dışında reklam, iletişim, kalite, yatırım ve garanti fonksiyonlarının da bulunduğu göz ardı edilmemelidir. Madde metninde bahsedilen tescil edilmeden kullanılan bir marka veya ticarette kullanılan ticaret unvanı, işletme adı, alan adı gibi işaretlerdir. İtiraz veya dava hakkının varlığı tescilsiz işaretin ticaret sırasında kullanılmış olmasıdır. Ticaret sırasında kullanma ile marka hukukuna özgü kullanma kastedilmektedir. Buna göre tescilsiz bir işaret üzerinde bir hakkın doğması ve korunması için, o işarete kullanım yoluyla hukuken korunması gereken bir ekonomik değer kazandırmak gerekir. Bu ise işaretin “asgari bilinirlik düzeyi”ne ulaşması ile mümkündür. Asgari bilinirlikten anlaşılması gereken, işaretin kullanım sonucunda belirli bir yer, bölge veya piyasada bilinir hale gelmesidir. Aksinin kabulü, piyasada işareti “ilk” kullanan kişiye korunma sağlanacağı anlamına gelir ki, bu “SMK hükümleri uyarınca sağlanan korunmanın tescil ile elde edileceği” ilkesini anlamsız hale getireceği gibi hakkaniyet ile de bağdaşmaz. 6769 sayılı SMK’nın “Marka tescilinde nispi ret nedenleri” başlıklı 6. maddesinin 6. bendinde; “Tescil için başvurusu yapılmış markanın, başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını, fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi halinde, hak sahibinin itirazı üzerine tescil başvurusu reddedilir....” denilmektedir. Aynı kanunun yine birinci kitabının beşinci kısmında 25. Maddede; “Hükümsüzlük hâlleri ve hükümsüzlük talebi” başlığı altında, 1. Bentte; “5 inci veya 6 ncı maddede sayılan hâllerden birinin mevcut olması hâlinde mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verilir.” denilmektedir. Yani, m. 6/6 hükmünde düzenlenen hallerin bir marka tesciline uygulanabilir olması halinde, o tescilli markanın hükümsüzlüğüne karar verilebilmektedir. Buna göre;Bu hüküm kapsamına, kişilik haklarından isim hakkı ile fotoğraf üzerindeki hak, ... kapsamında telif hakları ve sınaî haklar olan marka, tasarım, patent, faydalı model, coğrafi işaret, ticaret unvanı, işletme adı, alan adı girer. Yargıtay içtihatlarında da açıkça dile getirildiği üzere; KHK 8/3 (SMK 6/3) maddesinde yer alan "ticaret sırasında kullanılan işaret" ifadesinin kapsamı içerisine ticaret unvanları, işletme adları, isim, fotoğraf, telif hakkı vs. sokulabilir. Aynı maddenin 5. fıkrasına (SMK 6/6) göre de, tescil için başvurusu yapılmış markanın, başkasına ait kişi ismi, ticaret unvanı, fotoğrafı veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını kapsaması halinde, hak sahibinin itirazı üzerine tescil başvurusunun reddedileceği belirtilmiştir. SMK md. 6/6 uyarınca ticaret unvanlarına tanınan koruma, fiilen kullanıldığı faaliyet konularını kapsamakta olup, fiilen kullanılmayan konularda koruma sağlanırsa ticaret unvanları markalara karşı gereğinden fazla korunmuş olur. Ayrıca, bu işaretin ticaret unvanı kullanımından öte ayırt edici özellik kazanacak şekilde tek başına veya baskın unsur olarak aynı tür mal ve hizmetler bakımından markasal kullanımının ispatı gerekir. Yine bu madde kapsamında değerlendirilen alan adları için de korunma sağlanmaktadır. Bir internet alan adının, ticaret alanında kullanıldığının kabul edilebilmesi için, bu alan adının ticari bir faaliyet kapsamında ve kazanç elde etmek amacıyla kullanılması icap eder. Burada önemli olan faaliyetin kazanç etme amacına yönelik olması olup, söz konusu kullanım sonucunda bir kazanç elde edilmiş olup olmamasının sonuca bir etkisi yoktur. Diğer hak türlerinde olduğu gibi, internet alan adı da eskiye dayalı kullanımlar, sahibine üstün ve öncelikli hak bahşeder. Buradaki üstün ve öncelikli hak, internet alan adının kullanıldığı sektörle, mal veya hizmet sınıfıyla sınırlı olduğundan, alan adında eskiye dayalı kullanıma konu olan marka eğer tanınmış ve ayırt ediciliği yüksek bir marka değilse, bu markanın hükümsüzlüğü için açılacak olan davada mahkeme sadece kullanıma dayalı üstün ve öncelikli hak konusu mal ya da hizmetler bakımından söz konusudur. Bu noktada belirtmek gerekir ki internet alan adlarının eskiye dayalı üstün ve öncelikli hak oluşturabilmesi için, alan adı tescili yeterli olmayıp, tescil edilen alan adının aktif olarak ve ticari etki yaratacak biçimde kullanılması icap eder. Dolayısıyla tescil ettirlen ancak herhangi bir içeriğe sahip olmayan internet alan adlarına dayalı olarak, eskiye dayalı üstün ve öncelikli hak sahipliği iddiasında bulunulamaz.Bütün bunlara göre; davacı firmanın husumet konusu ... ibaresini ilk olarak 2009 yılında tescilli firma unvanında kullandığı anlaşılmış, aynı zamanda .... alan adını 2010 yılında tescil ettirdiği, ancak web archieveden alınan görüntülerde ilk kaydın 2017 yılında bilirkişi raporundaki şekilde olduğu (her halükarda davalı markasından daha önce) Ürünlerimiz kısmında “... sekmelerinin yer aldığı, Sitede yer alan haberde, ilgili haberlerin yerel ve ulusal basında yer aldığı: Sabah, Sözcü, haber24, takvim vb. Davacı tarafından çok sayıda fatura sunulmamasına rağmen (özellilkle .... aşamasında), faaliyet gösterdiği alanın oldukça teknik ve niş bir pazar olduğu, SMK 6/3 de vurgulanan “işaret üzerinde hak elde edilmişse” kavramının bir nevi marka kullanımının ispatı değerlendirmesiyle benzerlik gösterebileceği, bu noktada markasal kullanımın “markadan işlevlerine uygun bir tarzda yarar elde edecek, yani üzerinde kullanıldığı malın veya hizmetin piyasada tanınmasını ve diğer işletmelerin mal veya hizmetlerinden ayrılmasını sağlayacak şekilde ve yoğunlukta piyasada veya piyasaya hitap eden, piyasayı etkileyen yerlerde kullanılması” şeklinde belirtildiği, bazı durumlarda sınırlı sayıda kullanımın da “ciddi bir kullanım” sayılabileceği, örnek olarak uçak üreten bir firma ile gıda üretimi yapan bir firmanın üretim sayısının aynı olmasının beklenemeyeceği, bu noktada davacı tarafın yukarıda belirtildiği üzere az sayıda fatura sunulmuşsa da faturada yer alan ürünlerin günlük tüketim mallarından olmadığı, meblağlarının yüksek olduğu, çok sayıda proje yaptığı, fuarlara katıldığı ve ... ibaresi ile hizmetlerinin tanıtıldığı, tarih bakımından kesintisiz biçimde faaliyet gösterdiği, bu noktada ... ibaresine ekonomik bir değer kazandırıldığı ve bu bağlamda öncelik hakkına sahip olduğu değerlendirilmiştir.Ancak yukarıdaki açıklamalarda belirtildiği üzere SMK 6/3 ve 6/6 maddesinde sağlanan koruma “kullanımla” sınırlı olup, sınırsız bir koruma bahşetmemektedir. Bu noktada aşağıda davacı kullanımları doğrultusunda davalı emtia listesinde benzer bulunan mal ve hizmetler belirtilmiştir. Davacı tarafın faaliyet alanı; fatura içerikleri ve proje açıklamaları ile web sitesi üzerinden bakıldığında, ana faaliyetlerinin ‘mühendislik tasarımı geliştirmek’ olduğu anlaşılmıştır. Bu tasarımlarına ait yazılımlar da ayrıca faturalardan anlaşılmıştır. Bu tasarımlar çeşitli operasyonlarda kolaylaştırıcı, hızlandırıcı, verimliliği artırıcı özelliklere sahip tasarımlardır. Ayrıca tahribatsız halat muayene cihazı, yakıt akış test sistemi gibi birkaç test cihazı geliştirdikleri de anlaşılmıştır. Tasarımlarda doğal olarak tüm makinelerde kullanılabilen tekniğin bilinen durumuna ait makine komponentleri ile elektronik devre ve yazılımları kullanılmakta olup davacı bu komponentlerin üretimini veya pazarlamasını yapmamakta, özgün tasarım olarak bir araya getirip bir mühendislik tasarımı ortaya çıkarmaktadır. Dolayısıyla iştigal alanı tasarımı oluştururken kullandığı emtialar değil, tasarımlarının ve ürettiği nihai ürünlerin kendisi ve yazılımlarıdır. Örnek olarak projeler içinde yer alan ‘Uçaklar için yüksek basınçlı soğutma sistemi’ni düşünecek olursak; sistemde soğutucu gaz, termometre, iletim boruları, basınç ölçümü için manometre ile akışı yönlendirici valf, elektrik, elektrik kontrolü için şalter, sigorta, kablo, yine sistemin kontrolü için PLC devreleri, yazılım, bilgisayar vb. komponentler kullanılacak ise de bunlar asıl mühendislik tasarımını ortaya çıkarmak üzere kullanılan parçalardır sadece, nihai ürün ise bir tasarım ve ayrıca faturalandırıldığı anlaşılmış olması nedeniyle de tasarıma ait yazılımdır. Bu çerçeve de; Dava konusu markanın emtia listesinin, 09. sınıf, Bilim, denizcilik, topoğrafya, meteoroloji, sanayide ve laboratuvarda kullanım amaçlı olanlar dahil ölçme aletleri, cihazları: tıbbi amaçlı olmayan termometreler, barometreler, ampermetreler, voltmetreler, nem ölçerler, test cihazları, teleskoplar, periskoplar, pusulalar; taşıt göstergeleri; laboratuvarlarda kullanılan malzemeler: mikroskoplar, büyüteçler, dürbünler, deney malzeme ve cihazları. Ses ve görüntünün kaydı, nakli veya yeniden meydana getirilmesi (reprodüksiyonu) için cihazlar: kameralar, fotoğraf makineleri, televizyonlar, videolar, cd-dvd kayıt ve oynatıcı cihazlar, mp3 çalar, bilgisayarlar, masa üstü-tablet bilgisayarlar, giyilebilir teknolojik cihazlar (akıllı saatler, bileklikler, başa takılan cihazlar), mikrofonlar, hoparlörler, kulaklıklar; haberleşme ve çoğaltma amaçlı cihazlar ve bilgisayar çevre donanımları: cep telefonları ve bunların kılıfları, sabit telefonlar, telefon santralleri, bilgisayar yazıcıları, tarayıcılar, fotokopi makineleri. Manyetik, optik kayıt taşıyıcılar ve bunlara kaydedilmiş bilgisayar programları ve yazılımları; bilgisayar ağları vasıtasıyla indirilebilen ve manyetik ve optik ortamlara kayıt edilebilen elektronik yayınlar; manyetik/optik okuyuculu kartlar, manyetik, optik ve elektronik ortamlara kaydedilmiş çekilmiş sinema filmleri, diziler ve video müzik klipleri. Antenler, uydu antenler, yükselticiler ve bunların parçaları. Bilet otomatları, nakit para çekme makineleri. Makine ve cihazların elektroniğinde kullanılan elemanlar: yarı iletkenler, elektronik devreler, entegreler, yongalar (çipler), diyotlar, transistörler, manyetik kafalar, saptırıcılar; elektronik kilitler, fotoseller, elektronik açma kapama mekanizmaları, algılayıcılar (sensörler). Birim zamandaki tüketim miktarını ölçen sayaçlar ve zaman ayarlayıcıları. Koruyucu giysiler, koruma ve can kurtarma amaçlı donanımlar. Gözlükler, güneş gözlükleri, lensler ve bunların kutuları, kılıfları, parçaları ve aksesuarları. Elektrik enerjisini iletim, dönüştürme, depolama kontrol cihazları ve araçları: fişler, buatlar, anahtarlar, şalterler, sigortalar, balastlar, starterler, elektrik panoları, rezistanslar, soketler, transformatörler, adaptörler, şarj cihazları, elektrik, elektronikte kullanılan kablolar, piller, aküler, elektrik enerjisi üretimi için güneş panelleri. Ana fonksiyonu uyarı ve alarm olan cihazlar (taşıt alarmları hariç), elektrikli ziller. Trafikte kullanım amaçlı sinyalizasyon, işaretle bildirme cihazları ve araçları. Yangın söndürme amaçlı taşıtlar dahil yangın söndürme aletleri ve cihazları (yangın söndürme hortumları ve yangın söndürme vanaları dahil). Radarlar, denizaltı radarları (sonarlar), gece görüşü sağlayıcı veya arttırıcı aletler ve cihazlar. Dekoratif mıknatıslar. Metronomlar. 42. Sınıf, Bilimsel ve sınai inceleme, araştırma hizmetleri; mühendislik hizmetleri, mühendislik ve mimari tasarım hizmetleri, kalite ve standart belgelendirme amaçlı mal/hizmetlerin test edilmesi. Bilgisayar hizmetleri: bilgisayar programlama, bilgisayarı virüse karşı koruma, bilgisayar sistem tasarımı, başkaları adına web sitelerinin tasarlanması, bakımı ve güncelleştirilmesi, yazılım tasarımı, kiralanması ve güncelleştirilmesi, internet arama motoru sağlama, hosting, bilgisayar donanımları alanında danışmanlık, bilgisayar donanımlarının kiralanması hizmetleri. Bu sınıfa dahil olup mühendislik, mimarlık, bilgisayar hizmetleri kapsamına girmeyen her türlü tasarım hizmetleri; grafik sanat tasarım hizmetleri (reklam amaçlı tasarım ve peyzaj tasarımı hariç). Sanat eserleri orijinallik onay hizmetleri. olduğu anlaşılmış, Davacının faaliyet alanı, proje kapsamları, kesilmiş faturalara bakıldığında, 09. Sınıfta “Bilim, denizcilik, topoğrafya, meteoroloji, sanayide ve laboratuvarda kullanım amaçlı olanlar dahil ölçme aletleri, cihazları: test cihazları; laboratuvarlarda kullanılan malzemeler: deney malzeme ve cihazları; manyetik, optik kayıt taşıyıcılar ve bunlara kaydedilmiş bilgisayar programları ve yazılımları, ve 42. Sınıfta yer alan “Bilimsel ve sınai inceleme, araştırma hizmetleri; mühendislik hizmetleri, mühendislik ve mimari tasarım hizmetleri, Bilgisayar hizmetleri: bilgisayar programlama, yazılım tasarımı, kiralanması ve güncelleştirilmesi,” hizmetleri bakımından öncelik hakkının bulunduğu kanaatine varılmıştır.MARKA HAKKINA TECAVÜZ İDDİALARI YÖNÜNDEN DEĞERLENDİRME:Marka hakkına tecavüz sayılan haller; 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 29. Maddesinde düzenlenmektedir. Kanunun 29/1-a maddesinde 7. maddeye atıf yapılarak, bu maddede sayılan hallerin tecavüz halleri olduğu belirtilmekte, daha sonra marka hakkına tecavüz sayılan diğer haller sıralanmaktadır. 6769 sayılı SMK’nın 7/2-a maddesi ile 29/1-b maddesi hükümleri uyarınca, tescilli markanın “aynısının”, tescilli olduğu “aynı” mal veya hizmet için kullanılması marka hakkına tecavüz sayılan fiillerdendir. Kanunun her iki madde hükmünde de, aynı mal ve hizmetler için aynı markanın izinsiz kullanımı yoluyla tescilli markanın taklit edilmesi hali düzenlenmiştir. Aynılık, tescilli marka ile piyasada kullanılan işaretin özdeş, farksız, tıpa tıp taklit, aynen veya bire bir kopya olmalarını ifade eder. Aralarında küçük de olsa farklılık bulunan markalar aynı sayılamazlar. Ancak markaların farklı büyüklükte olması veya sözcük markalarının yazı karakterinin, renginin farklılaştırılması aynı olma durumunu etkilemez. Kanunun 7/2-b maddesinde ise tescilli marka ile “karıştırılma ihtimali” yaratılmak suretiyle meydana getirilen tecavüz hali düzenlenmektedir. Bu ihlal halinde, tescilli marka ile aynı ya da benzer markanın aynı ya da benzer mal veya hizmetlerde kullanımı söz konusudur. Kanunun 7/3-d maddesine göre ise “İşareti kullanan kişinin, işaretin kullanımına ilişkin hakkı veya meşru bağlantısı olmaması şartıyla işaretin aynı veya benzerinin internet ortamında ticari etki yaratacak biçimde alan adı, yönlendirici kod, anahtar sözcük ya da benzeri biçimlerde kullanılması.” ikinci fıkra hükmü uyarınca yasaklanabilir. Kanunun 7/3-d bendi, 7/2’de belirtilen koşulları sağlayan bir işaretin “internet ortamında kullanılmasını” tek başına marka hakkının ihlali olarak kabul etmemekte, ayrıca işareti kullanan kişinin, işaretin kullanımına ilişkin hakkı veya meşru bir bağlantısı olmaması ve işaretin aynı veya benzerinin internet ortamında ticari etki yaratacak biçimde kullanılması şartlarını aramaktadır. İşareti kullanan kişinin işaret üzerinde marka ya da ticaret unvanı gibi bir sınai hakka sahip olması, iyi niyetle alan adı olarak kullanılmak suretiyle işarete ayırt edici vasıf kazandırılması, işaret üzerinde kişi ismi, telif hakkı ya da başka bir sınai mülkiyet hakkı sahibi olması, işaretin isim, adres olarak veya mal ve hizmetin cinsi, kalitesi, miktarı, amacı, değeri, coğrafi kaynağı gibi unsurlarını belirtir şekilde tanımlayıcı nitelikte kullanılması, işaretin kullanımı için lisans, tek satıcılık, bayilik gibi haklara sahip olunması gibi durumlar işaretin kullanımına ilişkin bir hak ya da meşru bağlantı bulunduğunu gösteren hususlardandır. Somut olayda davalının, dava konusu marka işaretini belirtilen/benzer bulunan emtialar üzerinde kullanımlarının davacı markasının ün ve itibarından haksız kazanç elde etme ve bunlara zarar verme ihtimalinin bulunduğu; bahse konu kullanımların davacının markalardan doğan haklara tecavüz oluşturduğu değerlendirilmiş olup, netice itibariyle de bu durumun davacının marka hakkına tecavüz teşkil ettiği kanaatine varılmıştır.Neticede, bilirkişi raporu, toplanan delillerden ve tüm dosya kapsamından; Dava konusu marka ile davacı tescilsiz kullanımlarında yer alan ibarenin benzer olduğu, davacının SMK 6/3 ve 6/6 bakımından öncelik hakkının bulunduğu, ... kararının iptali ve hükümsüzlük koşullarının kısmen oluştuğu, davalının, dava konusu marka işaretini belirtilen/benzer bulunan emtialar üzerinde kullanımlarının davacı markasının ün ve itibarından haksız kazanç elde etme ve bunlara zarar verme ihtimalinin bulunduğu; bahse konu kullanımların davacının markalardan doğan haklara tecavüz oluşturduğu anlaşıldığından, bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M :Davanın Kısmen Kabulüne,1-... sayılı kararının,09. Sınıf; “Bilim, denizcilik, topoğrafya, meteoroloji, sanayide ve laboratuvarda kullanım amaçlı olanlar dahil ölçme aletleri, cihazları: test cihazları; laboratuvarlarda kullanılan malzemeler: deney malzeme ve cihazları; manyetik, optik kayıt taşıyıcılar ve bunlara kaydedilmiş bilgisayar programları ve yazılımları,ve 42. Sınıf ;“Bilimsel ve sınai inceleme, araştırma hizmetleri; mühendislik hizmetleri, mühendislik ve mimari tasarım hizmetleri, Bilgisayar hizmetleri: bilgisayar programlama, yazılım tasarımı, kiralanması ve güncelleştirilmesi,” mal ve hizmetleri bakımından iptaline,Davaya konu markanın yukarıda belirtilen mal ve hizmetler bakımından hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 51/4.maddesi uyarınca kararın kesinleşmesini müteakip resen ...’e gönderilmesine,Davacının kendisini vekil ile temsil ettirmesi sebebiyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap olunan takdiren 55.000,00.-TL maktu ücreti vekâletin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,Davanın kısmen reddolunması, davalı kurum ve davalı şirket kendilerini vekil ile temsil ettirmesi sebebiyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan takdiren 55.000,00.-TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 2-Davacı marka hakkına tecavüz teşkil eden tabela, totem, katalog karvizit dahil tüm basılı evrakın toplatılmasına,Mahkeme karar özetinin kararın kesinleşmesini müteakip ulusal çapta yayın yapan üç gazeteden birinde ilanına, Davacının kendisini vekil ile temsil ettirmesi sebebiyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap olunan takdiren 55.000,00.-TL maktu ücreti vekâletin davalı şirketten alınarak davacıya verilmesine,Alınması gereken 615,40.-TL harçtan, peşin alınan 427,60.-TL harcın mahsubuyla, eksik kalan 187,80.-TL harcın davalılardan alınarak hazineye irad kaydına,Harcın davanın yalnızca kabul edilen kesimi üzerinden alınması sebebi ile davacının peşin yatırdığı 427,60.-TL ilâm harcının tamamının davalılardan alınarak davacıya verilmesine, Davanın kabul red oranının takdiren %50 olarak belirlenmesine,Davacının yapmış olduğu ve aşağıda dökümü yazılı 11.930,50.-TL yargılama giderlerinin %50'sinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,Davalıların yapmış olduğu bir gider olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen yatıran tarafa iadesine,Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde ....yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.17/12/2025 Kâtip Hâkim .... ✍e-imzalıdır ✍e-imzalıdır MASRAF DÖKÜMÜ İlk Masraf : 488,40.-TL Tedbir Harçları : 1.132,10.-TL Bilirkişi Ücreti : 10.000,00.-TL P.M. : 310,00.-TL TOPLAM : 11.930,50.-TL