Yargıtay 2. Ceza Dairesi, sanıkların temyiz başvurusunu değerlendirerek hırsızlık suçundan verilen mahkûmiyetleri onarken, iş yeri dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçlarında zamanaşımı nedeniyle düşme kararı vermiştir.
Özet: Temyiz incelemesinde, ilk derece mahkemesinin hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçlarından sanıklara verdiği mahkûmiyet kararları değerlendirilerek; iş yeri dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçları yönünden suç tarihinden karar tarihine kadar 12 yıllık dava zamanaşımı süresinin dolduğu tespit edilerek bu hükümlerin bozulmasına ve ilgili kamu davalarının düşmesine karar verilmiş, ancak hırsızlık suçundan verilen mahkûmiyet hükümlerinin ise toplanan deliller, gerekçe ve mahkemenin takdiri yerinde bulunduğundan oy birliğiyle onanmasına hükmedilmiştir.
2. Ceza Dairesi         2026/6124 E.  ,  2026/11350 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2019/64 E., 2025/60 K.
SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düşme, onama
Sanıklar hakkında (sanık ... yönünden bozma üzerine) kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, sanık ...'ın temyiz isteminin 7499 sayılı Kanun'un 22. maddesi ile 5271 sayılı Kanun'a eklenen geçici 6. maddenin 1. fıkrasının (d) bendi uyarınca süresinde olduğu ve sanık ...'e gerekçeli karar 14.04.2025 tarihinde bulunduğu cezaevinde tebliğ edilmiş ise de, yasa yolu bildiriminde 5271 sayılı CMK'nın 263. maddesine göre bulunduğu cezaevi aracılığıyla kararı temyiz edebileceğinin belirtilmemesi suretiyle yanıltıldığı, bu nedenle gerekçeli kararın tebliği üzerine 08.05.2025 tarihli dilekçe ile hükmü temyiz eden sanık ...'in temyiz isteminin de süresinde olduğunun kabulü gerektiği, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I- Sanık ... hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçundan, sanık ... hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde
Sanık ...'in eylemine uyan 5237 sayılı TCK'nın 151/1. maddesinde düzenlenen mala zarar verme suçu, her iki sanığın eylemine uyan aynı Kanun'un 116/2 ve 119/1-c. maddelerinde düzenlenen iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçu için öngörülen cezaların üst sınırına göre, aynı Kanun'un 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen 12 yıllık dava zamanaşımının, 27.04.2011 olan suç tarihinden, 12.03.2025 olan karar tarihine kadar geçtiği gözetilmeden yargılamaya devamla yazılı şekilde hükümler kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanıklar hakkında açılan kamu davalarının, 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
II- Sanıklar hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hâkimin kanaat ve takdirine göre temyiz nedenleri yerinde olmadığından reddiyle hükümlerin Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.