İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, kambiyo senedi kaynaklı menfi tespit davasında çekteki imza inkarı ve kötü niyetli icra takibi iddiaları.
Özet: Bu dava, davacı şirketin, üzerinde keşideci ve ciranta imzalarının şirket yetkililerine ait olmadığını, ciro zincirinin sahtecilik nedeniyle kopuk olduğunu ve bu sebeple kambiyo senedinden kaynaklanan icra takibinde borçlu olmadığının tespitini talep ettiği menfi tespit davasıdır; davalı taraf ise çeki iyiniyetle devraldığını, usulüne uygun ciro zinciri bulunduğunu, davanın kötüniyetle ve borçtan kaçınmak amacıyla açıldığını savunmuş, mahkeme de uyuşmazlığın esasını oluşturan imza aidiyetini netleştirmek üzere delillerin toplanması ve bilirkişi incelemesi yapılması yönünde adımlar atmıştır.

T.C.

İSTANBUL
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/795 Esas
KARAR NO : 2026/800
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 18/07/2025
KARAR TARİHİ : 22/09/2026
KARARIN YAZILMA TARİHİ : 22/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile başlatılan kambiyo senetlerine özgü icra takibine konu edilen 30/12/2024 keşide tarihli, 1.000.000,00-TL bedelli çekin üzerindeki keşideci imzasının müvekkil ... A. Ş. yetkilisine ait olmadığını, çekin arka yüzünde yer alan lehtar/ciranta müvekkil ...'a ait olduğu iddia edilen imza, isim ve ... yazısının da müvekkile ait olmadığını, müvekkilin söz konusu çeki hiçbir zaman zilyetliğinde bulundurmadığını, çekin keşidecisi ile lehtarı arasında temel bir borç ilişkisi bulunmadığını, şirket yetkilisinin şirket ile işlem yapma yasağına aykırı bir durumun söz konusu olduğunu, çek üzerindeki ciro silsilesinin lehtarın imzasının sahteliği nedeniyle kopuk olduğunu, bu nedenle davalı alacaklının yetkili hamil sıfatını haiz olmadığını, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararları uyarınca ciro zincirindeki kopukluk nedeniyle davalının müvekkillere başvurma hakkının bulunmadığını, müvekkillerin borçlu olmadığının tespit edilmesi gerektiğini, davalının kötüniyetli olarak icra takibi başlattığını, bu nedenle alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, öncelikle teminatsız olarak, aksi takdirde %15 teminat karşılığında icra takibinin tedbiren durdurulmasını, ... İcra Dairesi'nin ... sayılı dosyasından müvekkillerin borçlu olmadığının tespitine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; derdest davanın davacının borcunu ödememek amacıyla kötüniyetli olarak ikame edildiğini, dava konusu çekin ciro silsilesiyle müvekkilinin eline geçtiğini, müvekkilinin hamil sıfatıyla kambiyo senedine dayalı haklarını kullandığını, çekin arkasında usulüne uygun ciro zinciri bulunduğunu, müvekkilinin çeki iyiniyetle ve ticari ilişki karşılığı devraldığını, senedin hamiline geçişinin hukuka uygun olduğunu, ... Bankası ... Şubesi ... seri nolu çekin keşide tarihinde bankaya ibraz edildiğini, çekin karşılıksız çıktığının evrak aslında sabit olduğunu, çekin vadesinde ibraz edilmesi üzerine ... İcra Müdürlüğü nezdinde ... Esas sayılı dosyasıyla 28.01.2025 tarihinde kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takip başlatıldığını, takibin yasal ve usule uygun olduğunu, davacının haksız ve mesnetsiz menfi tespit iddiasına dayanak hiçbir hukuki ve somut delil bulunmadığını, davacı hakkında ... 1. İcra Ceza Mahkemesi ...Esas sayılı dosyasıyla 30.01.2025 tarihinde karşılıksız çek keşide etme suçundan şikayette bulunulduğunu, anılı dosyanın halen derdest olduğunu, davacının hem mahkumiyet hükmünden kaçınmak hem de müvekkilin alacağına kavuşmasını engellemek için huzurdaki davayı açtığını, davacının ticari ilişkiler sonucu düzenlenen ve ciro yoluyla el değiştiren çekteki imzayı inkâr ederek borcunu ödememek istediğini, bu davanın kötü niyetli ve usule aykırı olduğunu, davacının imza inkârı iddiasını ödeme gününe kadar gündeme getirmediğini, çekin tedavülde dolaştığını, bankaya ibraz edilene kadar herhangi bir şikayet veya iptal girişimi yapılmadığını, çekin ibrazından yaklaşık 7 ay sonra davanın açıldığını, davacının iyi niyetli olmadığını, bu durumun gerçek dışı bir savunma stratejisi ile kötü niyetli şekilde borçtan kaçınma girişimi olduğunu belirterek haksız ve mesnetsiz menfi tespit davasının reddini, davacı aleyhine yapılan icra takibinin devamını, davacı tarafın yüzde 20'den az olmamak üzere inkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
Dava Konusu Somut Uyuşmazlığın Tespiti: Dava, davaya konu senetteki imzanın davacılara ait olmadığı iddiasına dayalı menfi tespit talebi hakkındadır.
Mahkememizce Yapılan İşlemler ve Toplanan Deliller:
1- Dava dilekçesinin Mahkememizce esasa kaydı akabinde ön inceleme ve tensip zaptı hazırlanmış ve taraflara duruşma gününü bildirir meşruhatlı davetiye usulüne uygun olarak tebliğ edilmiştir.
2- Uyuşmazlığı konu ... İcra Dairesi'nin ... E. sayılı takip dosyası, dava dosyası arasına alınarak incelenmiştir.
3- Davacı ve davalı vekili tarafından delil olarak bildirilen yerlerden davacılara ait imza incelemesine esas evrak asılları delil delil olarak celp edilmiştir.
4- 14.05.2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle: "İnceleme konusu “... Bankası A.Ş. ... Şubesi'nin ..., 25.11.2024 (çizilerek 30.12.2024) keşide yer ve tarihli, “...” emrine düzenlenmiş; 1.750.000 (çizilerek 1.000.000) B bedelli; ... seri numaralı çek aslı” üzerindeki imzalar ile ...'in mukayese imza örneklerinin karşılaştırılmasında;
İnceleme konusu çekin ön yüzünde yer alan keşideci imzası ile çekin arka yüzündeki birinci ciranta hanesinde yer alan imzanın aynı kişinin eli ürünü OLDUĞU,
Çek ön yüzündeki düzeltmelere atfen atılmış üç adet küçük boyutlu paraf/imzanın ise sınırlı grafolojik değerlendirme unsuru içermekle birlikte, keşideci imzası ve birinci ciranta imzası ile uyumsuzluk göstermediği, aynı imzaya ait paraf niteliğinde değerlendirildiği,
Raporun karşılaştırma bölümünde ayrıntılı olarak belirtilen grafolojik özellikler dikkate alındığında, inceleme konusu çekin ön yüzündeki keşideci imzası ve çekin arka yüzündeki birinci ciranta imzasının, ...'in dosyadaki mukayese imza örnekleriyle uyumlu olduğu; imza aidiyetini reddettirecek nitelik ve yeterlikte grafolojik uyumsuzluk ya da taklit imza bulgusu saptanmadığı değerlendirilmiş olup, söz konusu imzaların ...'in eli ürünü kabulünün uygun olduğu kanaatine varılmıştır." şeklinde tespit yapılmıştır.
5- Bilirkişi raporu taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE KARARIN HUKUKİ GEREKÇELERİ:
Davacılar Mahkememiz nezdinde açmış oldukları dava ile; ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine dayanak "30/12/2024 keşide tarihli, Keşide yeri ... olan, 1.000.000,00-TL bedelli ... Bankası A.Ş. ... Şubesi muhataplı, ... seri numaralı" çek niteliğindeki kambiyo senedinin arka yüzündeki isim, imza ve T.C. kimlik numarası yazısının davacı ...'e ait olmadığını, ayrıca çekin ön yüzünde ... A.Ş. adına atılmış olan keşideci imzasına da itiraz ettiklerini belirterek menfi tespit kararı verilmesini talep etmiştir.
Davacının davaya konu takip dosyasındaki senet üzerindeki imzaya itirazı ve menfi tespit talebi üzerine; Mahkememizce davacılara ait imza incelemesine esas olacak imza örneklerinin bulunduğu yerleri bildirmek üzere davacı ve davalıya süre verilmiş, davacı ve davalı tarafından bildirilen yerlerden imza incelemesine esas olacak davacı ...'e ait imza incelemesine esas yeterli ve bol sayıda davacının tatbike medar imzaları celp edilmiş, imza örneklerinin tamamı üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiştir.
Mahkememizce grafoloji uzmanı bilirkişiden alınan 14.05.2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle: "İnceleme konusu “... Bankası A.Ş. ... Şubesi'nin ..., 25.11.2024 (çizilerek 30.12.2024) keşide yer ve tarihli, “...” emrine düzenlenmiş; 1.750.000 (çizilerek 1.000.000) B bedelli; ... seri numaralı çek aslı” üzerindeki imzalar ile ...'in mukayese imza örneklerinin karşılaştırılmasında;
İnceleme konusu çekin ön yüzünde yer alan keşideci imzası ile çekin arka yüzündeki birinci ciranta hanesinde yer alan imzanın aynı kişinin eli ürünü OLDUĞU,
Çek ön yüzündeki düzeltmelere atfen atılmış üç adet küçük boyutlu paraf/imzanın ise sınırlı grafolojik değerlendirme unsuru içermekle birlikte, keşideci imzası ve birinci ciranta imzası ile uyumsuzluk göstermediği, aynı imzaya ait paraf niteliğinde değerlendirildiği,
Raporun karşılaştırma bölümünde ayrıntılı olarak belirtilen grafolojik özellikler dikkate alındığında, inceleme konusu çekin ön yüzündeki keşideci imzası ve çekin arka yüzündeki birinci ciranta imzasının, ...'in dosyadaki mukayese imza örnekleriyle uyumlu olduğu; imza aidiyetini reddettirecek nitelik ve yeterlikte grafolojik uyumsuzluk ya da taklit imza bulgusu saptanmadığı değerlendirilmiş olup, söz konusu imzaların ...'in eli ürünü kabulünün uygun olduğu kanaatine varılmıştır." şeklinde tespit yapılmıştır.
Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiş, davalı rapora göre karar verilmesini talep etmiş, davacı ise rapora itiraz etmiştir.
Mahkememizce yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen bilirkişi raporunda; takip konusu imzaya itiraz edilen senetteki imzanın davacı borçluya ait olduğunun kesin kanaat oluşturur şekilde bildirildiği, bilirkişi raporunun gerekçeli ve hüküm kurmaya elverişli şekilde yargı denetimine açık olduğu, incelemede kullanılan teknik araçların raporda belirtildiği, imza örneklerinin karşılaştırmalı ve resimli olarak değerlendirildiği ve davacı tarafından delil olarak bildirilen bankalar, vergi dairesi, SGK ve noterlikten celp edilen çok sayıda 8 ayrı belge aslındaki davacıya ait imzaların karşılaştırılarak değerlendirilmesi sonucunda tespit edildiği anlaşılmakla bilirkişi raporu Mahkememizce hükme esas alınmış ve bilirkişi raporundaki tespit doğrultusunda takibe konu senet üzerindeki imzanın davacının eli ürünü olduğu anlaşılmakla davacının imzanın kendisine ait olmadığı hususundaki iddiasının reddine karar vermek gerekmiştir.
Davacı bilirkişi raporuna itiraz ederek belge asıllarının olup olmadığının belli olmadığını iddia etmiş ise de Mahkememizce celp edilen imza incelemesine esas belgelerin belge aslı olduğunun kurumlardan gelen müzekkere cevaplarından ve evraklardan anlaşıldığı görülmekle ve fotokopi belge üzerinden inceleme yapılmadığı anlaşılmakla davacının bu yöndeki itirazına itibar edilmemiştir.
Davacı bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde ... Cumhuriyet Başsavcılığının ... Soruşturma Numaralı dosyasındaki raporun celbi gerektiğini iddia etmiş ise de söz konusu soruşturma dosyası incelendiğinde herhangi bir rapor alınmadığının anlaşıldığı ve ... Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından senet aslının Mahkememize gönderildiği anlaşılmakla davacının bu yöndeki itirazına da itibar edilmemiştir.
Davacı bilirkişi raporunda bedel ve keşide tarihindeki düzeltme yazılarının davacı eli ürünü olmadığının tespit edildiği ve senedin zorunlu unsuru olduğu iddiası ile rapora itiraz etmiş ise de; Mahkememize alınan bilirkişi raporu incelendiğinde; söz konusu yazıların davacıya ait olmadığının tespit edilmesinin senedin kambiyo vasfını ortadan kaldırmadığı, yazıların kim tarafından yazıldığının önem arz etmediği, önemli olanın senette yapılan düzeltmelerdeki paraf imzalarının olduğu, senet üzerindeki düzeltme yazıları davacıya ait değilse bile parafların davacı tarafından atılmış olmasının düzeltmenin geçerliliği için yeterli olduğu anlaşılmaktadır. Bu bağlamda alınan bilirkişi raporunda senet üzerindeki paraf imzalarının davacıya ait olduğunun kesin kanaat oluşturur şekilde bildirildiği, paraf imzalarının davacının senedin keşide tarihinden öncesine yönelik Mahkememizce celp edilen evrak asılları ile değerlendirilmesi sonucunda bilirkişi tarafından bu kanaate ulaşıldığı, paraf imzanın paraf imza niteliği gereği esas imzaya göre daha sade, daha küçük ve daha az öge içermesi nedeniyle karşılaştırma unsurlarının sınırlı olmasının doğal ve mantık gereği olduğu, Mahkememizce alınan bilirkişi raporunda yapılan resimli karşılaştırmalar neticesinde düzeltme yanındaki paraf imzalarının davacının davaya konu senedin keşide tarihinden önce atmış olduğu resmi kurumlardaki davacı kabulünde olan imza incelemesine esas belge asıllarındaki imzaları ile uyumsuzluk içermediğinin ve davacı eli ürünü olduğunun kesin olarak tespiti karşısında davacının aksi yöndeki itirazlarına itibar edilmemiştir.
Davacı tarafından bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde; paraf imzaları yönünden kesin nitelikte bir tespit olmadığı iddia edilmiş ise de; bilirkişi raporu incelendiğinde bilirkişinin paraf imzaları yönünden tespitinin keşideci ve ciranta imzaları ile bağlantılı olduğu, keşideci ve ciranta imzasının davacı eli ürünü olduğunun kesin olarak tespiti neticesinde paraf imzalarının da bu imzalar ile uyumlu olduğunun raporda açık bir şekilde belirtildiği dolayısıyla kesin nitelikte bir tespitin paraf imzaları yönünden de bulunduğu ve bütün halinde değerlendirilmesi gerektiği anlaşılmakla davacının aksi yöndeki itirazlarına itibar edilmemiştir. Kaldı ki paraf imzalar ile yapılan düzeltmeler incelendiğinde senet bedelinin düşürüldüğü ve vade tarihinin ötelendiği söz konusu değişikliklerin davacı lehine olması karşısında bu değişikliklerin sahtecilikle yapılmasının paraf imzalarının davacıya aidiyetinin tespiti karşısında hayatın olağan akışına aykırı olduğu anlaşılmıştır.
Davacı tarafından bilirkişi raporunda imza incelemesine ilişkin tüm belgelerin celp edilmediği iddia edilmiş ise de davacı tarafından delil olarak bildirilen yalnızca Halk Bankası'ndaki imza örneklerinin celp edilemediği, ... Bankası, ..., ... Bankası, ... 7. Noterliği'nin...tarihli imza sirkülerinin celp edildiği ve imza incelemesinde kullanıldığı, davacının bildirdikleri haricinde ..., SGK ve Vergi Dairesi'nden de davacıya ait imzalı evrak asıllarının celp edildiği dolayısıyla eksik toplanan bir delil olmadığı, davacı tarafından dayanılan ve celp edilemeyen ... İcra Hukuk Mahkemesi'ne gönderilen ... 7. Noterliği'nin ... tarihli imza sirkülerinin ise tek başına sonuca ve incelemeye etkili olmayacağı zira söz konusu belgenin tarihinin davaya konu senedin keşide tarihinden sonrasına ilişkin olduğu, 6100 sayılı Kanun ve yerleşik Yargıtay içtihatları uyarınca öncelikle keşide tarihinden önce imzalanmış belge asıllarının incelenmesinin gerektiği, Mahkememizce celp edilen imza örneklerinin tarihlerinin de çoğunlukla keşide tarihinden öncesine ait olduğu, bilirkişi tarafından Mahkememizce celp edilen çeşitli tarihlerde atılmış 8 ayrı evrak asılının inceleme ve tespite yeterli görüldüğü ve bu belgelere göre imza ve paraf imzasının aidiyeti hususunda kesin kanaat belirtildiği ve örneklerin resimli olarak karşılaştırılarak grafolojik tanı yönünden değerlendirildiği anlaşılmakla davacının eksik delil iddiasına itibar edilmemiştir.
Kaldı ki celp edilen ve bilirkişi incelemesinde kullanılan belgelerdeki imzaların davacıya ait olmadığı iddia edilmemiş olup, celp edilen ve yine davacı tarafından bildirilen ve bilirkişi incelemesinde esas alınan belgelere göre imzanın davacının eli ürünü olduğunun kesin olarak tespit edilmesi karşısında incelemeye esas alınan imza örneklerinden başka örnekler celp edilmesinin sonuca etkili olmadığı, bir tane bile evrakla imzanın eli ürünü olduğunun tespit edilebileceği ve eli ürünü olduğu tespitinin yeterli olduğu, bilirkişi tarafından incelemenin sonuçlandırılması için daha fazla örnek toplanmasına gerek duyulmadığı ve mevcut örnekler ile sonuç itibariyle kesin kanaat bildirir şekilde sonuca ulaşıldığı anlaşılmakla davacının bu yöndeki itirazlarına itibar edilmemiştir. İncelemeye konu senetteki imzanın ve paraf imzanın mevcut imza örneklerine göre tespitinin yapılamaması durumunda ancak incelemeye konu belgeden daha fazla imza örneklerinin incelenmesi zorunluluk arz edeceğinden ve davaya konu somut olayda böyle bir durum söz konusu değildir.
Davacı son olarak almış olduğu bir uzman mütaalasındaki tespitler ile rapora itiraz etmiş ise de; söz konusu uzmanlık mütalaasının davaya konu senede ilişkin olmadığı gibi uzmanlık mütalaasında senedin fotoğraf üzerinden incelendiği, senet aslının incelenmediği, yine karşılaştırma belgelerinin fotoğraf üzerinden değerlendirilerek kanaat oluşturulduğu söz konusu mütaalanın fotoğraf üzerinden yapılan değerlendirmeler nedeniyle hiçbir delil değerinin olmadığı anlaşılmaktadır.
Yukarıda detaylıca açıklanan değerlendirmeler kapsamında davacı tarafından itiraz edilen davaya konu senet üzerindeki davacılara atfen bulunan imza ve paraf imzalarının davacı eli ürünü olduğunun kesin kanaat bildirir şekilde grafoloji uzmanı bilirkişi tarafından tespit edildiği anlaşılmakla davacının menfi tespit talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Davalı tarafından tazminat talep edilmiş ise de takibin tedbir ile durdurulmadığı davacı tarafından teminat yatırılmadığı anlaşılmakla davalının koşulları oluşmayan tazminat talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM; Ayrıntısı ve yasal gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Davalının koşulları oluşmayan tazminat talebinin REDDİNE,
3- Davacılardan peşin alınan 19.323,91 TL harç ve 19.323,91 TL tamamlama harcının toplamı olan 38.647,82 TL'den alınması gerekli 732,00 TL peşin harcın düşümü ile geri kalan 37.915,82 TL harcın karar kesinleştiğinde davacılara iadesine,
4-Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına ,
5-Davacı tarafça peşin yatırılmış olan gider avansından artan kısmın, karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
6- Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T'ye göre 175.731,39 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7- 4.700,00 TL Arabulucu ücretinin davacılardan tahsiliyle hazineye irad kaydına,
Dair; Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olduğuna dair davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.22/09/2026
Katip
¸e-İmzalıdır.
Hakim
¸e-İmzalıdır.