TMK 1007 uyarınca, orman sınırları dışına çıkarılan 2/B vasfındaki taşınmaz için tazminat talebinin, davacılar adına tapu kaydı bulunmaması ve idari yargı yetkisine girmesi nedeniyle reddi.
Özet: Müvekkillerinin miras bırakanına ait olup orman kadastro komisyonları tarafından Hazine adına tescil edilerek orman sınırları dışına çıkarılan ve 2/B parseli olarak sınıflandırılan taşınmaz nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Kanunun 1007. maddesi uyarınca tazmini istemiyle açılan dava, davacılar adına kadastro yoluyla oluşmuş ve sonradan orman nedeniyle iptal edilmiş bir tapu kaydının bulunmaması, eski tapu kayıtlarına dayalı 2/B taşınmaz tazminat taleplerinin idari yargının görev alanına girmesi ve mevcut durumda 1007. madde kapsamında tazminat sorumluluğu doğuran bir durum olmaması gerekçeleriyle ilk derece ve istinaf mahkemelerince esastan reddedilerek temyiz edilmiştir.
5. Hukuk Dairesi         2025/6291 E.  ,  2026/2262 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/201 Esas, 2024/2768 Karar
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 29. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2013/83 Esas, 2021/304 Karar
Taraflar arasındaki uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın bir kısım davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı bir kısım davacılar vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin murisi olan ... ...'a miras yoluyla taksimen intikal eden İstanbul ili, ... ilçesi, ... Köyü 897 parsel sayılı taşınmazın, orman kadastro komisyonlarınca Maliye Hazinesi adına orman sınırı dışına çıkarılarak Hazine adına tescil edilip, beyanlar hanesine şerh düşüldüğünü belirterek iş bu taşınmazla ilgili uğranılan zararın tazmini amacıyla şimdilik 10.000,00 TL'nin davalıdan yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesine talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı ... yönünden davanın açılmamış sayılmasına, diğer davacılar yönünden esastan reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar ... vd. ve davacı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacılar ... vd. vekili istinaf dilekçesinde özetle, mahkemece eksik araştırma ve incelemeye dayalı karar verildiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunun eksik ve yetersiz olduğunu, davanın kabulü gerektiğini belirterek istinaf talebinde bulunmuştur.
2.Davacı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle, bilirkişi raporunun eksik incelemeye dayalı olduğunu, davanın kabulü gerektiğini belirterek istinaf talebinde bulunmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tazminat talep edilen 897 parsel sayılı taşınmazın bulunduğu alanın ilk tesis kadastrosu sırasında devlet ormanı olması nedeniyle tescil harici bırakıldığı (14.09.1964 tarihli kadastro paftası), taşınmazın bulunduğu bölgede daha önceden yapılan orman kadastrosunun ise 22.10.1942 yılında ilan edilerek kesinleştiği,1744 sayılı Kanun'la değişik 2/B maddesine göre 1981 yılında yapılan çalışmada ise dava konusu taşınmazı da içine alan alanın, VII. poligonu olarak 2/B parseli şeklinde Maliye Hazinesi adına orman sınırları dışarısına çıkarıldığı, 1992 yılında ise orman sınırları dışarısına çıkarılan bu alanda 1510 sayılı genelge gereğince arazi kadastrosu yapılarak dava konusu 897 parselin, ...'un zilyetliğinde olduğu açıklanmak suretiyle Hazine adına tescil edildiği ve kadastro tutanağında taşınmaza uygulandığı belirtilen Şubat 1294 (miladi 1879 ) tarih cilt 1 sayfa 66 ve sıra 727, 7 28... de kayıtlı zabıt kayıtlarının, sınırları ve miktarı itibarıyla mahalline uygulanabilir nitelikte olmadığının 15/03/2021 tarihli bilirkişi raporu ve sair dosya evrakında anlaşıldığı, davacılar adına kadastro yoluyla oluşmuş ve sonrasında orman nedeniyle iptal edilmiş bir tapu kaydı bulunmadığı, 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca tazminat sorumluluğunu gerektiren bir durumun olmadığı, davacılar tarafından münhasıran eski tapu kayıtlarına dayalı açılmış bir dava bulunmadığı gibi 2/B vasfındaki taşınmazlarda eski tapu kayıtlarına dayalı tazminat isteminin, idari yargının görevi kapsamında kaldığı (6292 sayılı
Kanun'un 7. maddesi), 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca açılan eldeki davanın konusunu oluşturmadığı, emsal olarak bildirilen mahkeme kararına konu taşınmazın ise kesinleşen kadastro tespit yoluyla tapusunun oluştuğu ancak daha sonradan orman olduğu gerekçesiyle iptal edildiği, dolayısıyla eldeki dava bakımından emsal teşkil etmesinin mümkün olmadığı (57 parselden ifrazen oluşan 766 parsel) nazara alındığında yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmesinde usul ve kanuna aykırılık bulunmadığı gerekçeleriyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar ... vd. vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar ... vd. vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre, usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Bir kısım davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davalı ... vd. 'den peşin alınan temyiz harçlarının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
12.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.