Önalım hakkı davasında bedelde muvazaa iddiasının ispat edilememesi ve depo şartının yerine getirilememesi nedeniyle bölge adliye mahkemesi kararının onanması.
Özet: Önalım hakkından kaynaklanan tapu iptali ve tescil davasında, davacı paydaş, davalı tarafından taşınmaz paylarının resmi senette gerçek değerinden çok yüksek gösterilen bir bedelle alındığını ve bu bedelde muvazaa bulunduğunu iddia ederek payların kendi adına tescilini talep etmiş; ancak mahkeme, davacının bedelde muvazaa iddiasını ispatlayamadığına ve en önemlisi, önalım bedeli olarak resmi satış senedindeki tutar ve harçlar toplamı olan 4.253.400,00 TLyi depo etmesi için verilen süreye rağmen bu yasal şartı yerine getirmediğine hükmederek davanın reddine karar vermiş, bu karar istinaf ve temyiz incelemelerinde de hukuka uygun bulunarak kesinleşmiştir.
7. Hukuk Dairesi         2025/6051 E.  ,  2026/1379 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2025/979 E., 2025/1487 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bandırma 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/334 E., 2025/188 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davaya konu 1 46... parsel, 1 43... parsel ve 1 13... parsel sayılı taşınmazlarda paydaş olduğunu, davalı tarafından 04.10.2023 tarihinde pay satın alındığını, resmi senetteki satış bedellerinin gerçek değerinin dört katı fazla gösterilerek önalım hakkının kullanılmasının önlenmesinin amaçlandığını, bedelde muvazaa yapıldığını ileri sürerek, payların gerçek değeri üzerinden ön alım hakkı kullanılmak suretiyle davalı adına kayıtlı payların davacı adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; muvazaa iddialarının doğru olmadığını, taşınmazların dönümünün 350.000,00 TL'den satın alındığını, satış bedelinin tapuda tam olarak gösterildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin karar başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "dinlenen davacı tanıklarından tanıklar ... (davacının eşi) ve ...'in (davacının kardeşi) beyanlarının duyuma dayandığı ve davacı tarafla yakın ilişkileri sebebi ile mahkemece beyanlarına itibar edilmediği, diğer tanık ... tarafından her ne kadar dava konusu taşınmazların tapuda gösterilenden daha ucuza satın alındığı beyan edilmişse de taşınmazların temlik tarihi itibari ile değerini belirleyen ve bilimsel verilere dayanan bilirkişi raporu ile taşınmazların değerinin resmi satış senedindeki değerlerle uyumlu olduğunun anlaşıldığı, bu durum karşısında tanık ... beyanına da itibar edilmediği, davacı tarafından taşınmazın satışında bedelde muvazaa yapıldığının ispat edilmediği, davacı tarafa dava konusu taşınmazların resmi satış senedindeki satış bedeli ve tapu harç masraflarının toplamı olan 4.253.400,00 TL'yi depo etmesi için süre verildiği, verilen sürede depo edilmemesi halinde davanın reddedileceğinin ihtar edildiği, davacı tarafından verilen süreye rağmen bedelin depo edilmediği" gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin karar başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "davacı tarafından bedelde muvazaa iddiasını ispat edilemediği, davacıya dava konusu taşınmazların resmi satış aktinde satış bedeli olarak gösterilen ve tapu harç masraflarının toplamı olan 44.253.400,00 TL'yi depo etmesi için süre verildiği, verilen sürede depo edilmemesi halinde davanın reddedileceğinin ihtar edildiği, bedelin depo edilmemesi nedeniyle davanın reddine karar verildiği, ön alım davasında mahkemece verilen süre içerisinde bedelin depo edilmesinin dava şartlarından olduğu, eldeki davada ilk derece mahkemesi kararında bir isabetsizlik bulunmadığı" gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; tanıklarca muvazaanın ispat edildiğini, alınan raporun gerçeğe aykırı, bilimsellikten uzak olduğunu, raporun internet ortamındaki soyut satış ilanlarını incelemek suretiyle hazırlandığını, mahkemece 44.253.400,00 TL depo kararı verilmesinin hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, ön alım hakkından kaynaklı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
11.03.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.