Kamulaştırmasız el atılan ilköğretim tesis alanı taşınmazında parselasyon yapılmaması nedeniyle husumet ehliyeti yokluğundan davanın reddi gerektiği yönünde Yargıtay kararı.
Özet: Kamulaştırmasız el atma bedelinin tahsili istemiyle açılan davada, ilk derece ve istinaf mahkemelerinin davayı kabul kararları, Yargıtay tarafından bozulmuştur; zira imar planında ilköğretim tesis alanı olarak ayrılan taşınmazda beş yıl içinde parselasyon planı yapma yükümlülüğünü yerine getirmeyen belediye veya valiliğin kamulaştırma iş ve işlemlerinden sorumlu olduğu, bu nedenle mevcut davalı idarenin husumet ehliyetinin bulunmadığı ve davanın reddedilmesi gerektiği belirtilmiştir.
5. Hukuk Dairesi         2025/8962 E.  ,  2026/2259 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/837 Esas, 2024/896 Karar
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 11. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/165 Esas, 2024/161 Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı idare vekillince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; İstanbul ili, ... ilçesi, Y. ... Mahallesi 5106 parsel sayılı taşınmazın maliki olduğunu, 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında ilköğretim tesis alanında kalan taşınmaza kamulaştırmasız el atılması nedeniyle belirlenecek taşınmaz bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı idare vekilli cevap dilekçelerinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; husumetin belediye yöneltilmesi gerektiğini, bedelden yüzde 45 oranında düzenleme ortaklık payı kesilmesi gerektiğini, bedelin yüksek hesaplandığını, emsal seçiminin hatalı, karşılaştırmanın yetersiz olduğunu, hükümde miras paylarının belirtilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arsa niteliğindeki taşınmaza mahallinde yapılan keşif sonucu emsal karşılaştırması yapılarak değer biçen, usul ve kanuna uygun olarak düzenlenen bilirkişi raporuna göre el atma bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesi doğru olduğu gibi, dosya kapsamındaki bilgi ve belgelere göre dava konusu taşınmazın davalı idarenin yetki ve sorumluluk alanında kaldığı ve husumetin doğru yöneltildiği, dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazın emlak metrekare rayiç değerlerinin doğru orantılı olduğu, dava konusu taşınmazın tamamının payları oranında davacılara ait olduğu böylelikle tescil hükmünün infaz kabiliyeti taşıdığı, taşınmazın bilirkişi raporunda belirlenen niteliğine göre bedelinin uygun olduğu, böylece mahkeme kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı idare vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
3. 3194 sayılı İmar Kanunu’nun (3194 sayılı Kanun) 18 inci maddesine 04.07.2019 tarihinde 7181 sayılı Kanun’un 9 uncu maddesi ile eklenen Ek fıkra uyarınca ''Belediye veya valiliğin; parselasyon planlarını, imar planlarının kesinleşme tarihinden itibaren beş yıl içinde yapması ve onaylaması esastır. Parselasyon planı yapmamaları sebebiyle doğacak her türlü kamulaştırma iş ve işlemlerinden belediyeler veya valilikler sorumludur.'' hükmü getirilmiştir.
4. Bu açıklama doğrultusunda somut olayın incelenmesi neticesinde; dava konusu taşınmazın 16.01.2008, 12.07.2013, 21.04.2017 tarihli 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı ile ''İlköğretim tesis alanı'' olarak ayrıldığı, taşınmazda herhangi bir parselasyon yapılmadığı ve taşınmazın kadastral parsel niteliğini koruduğu anlaşılmakla husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş kararın bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davalı idare vekilinin temyiz itirazının kabulü ile temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
12.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.