4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 713/2 maddesine dayalı, tapu kütüğünden maliki anlaşılamayan taşınmazda tapu iptali ve tescil davasının reddine dair kararın onanması.
Özet: Bu hukuki belge, davacıların Türk Medeni Kanununun 713/2. maddesine dayanarak, tapu kütüğünden maliki anlaşılamayan veya ölmüş olduğu iddia edilen paydaşlara ait hisselerin iptali ve taşınmazın uzun süreli davasız zilyetlikleri nedeniyle adlarına tescili talebiyle açtıkları tapu iptali ve tescil davasına ilişkindir; yerel mahkeme, tapu kayıt maliklerinin bilinen kişiler olduğu gerekçesiyle davacıların talebini reddetmiş ve maliklerin hisselerini Hazine adına tescil etmiş olup, temyiz incelemesinde üst mahkeme, yerel mahkemenin kararına ve gerekçesine hukuka uygun bularak, davacı vekilinin temyiz itirazlarını reddetmiş ve kararı onamıştır.
7. Hukuk Dairesi         2026/1442 E.  ,  2026/1391 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2007/726 E., 2011/1023 K.
Taraflar arasında görülen 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 713. maddesinin 2. fıkrasına göre maliki tapu kütüğünden anlaşılamayan hukuki sebebine dayalı tapu iptali ve tescil istemli davasında davanın reddine dair verilen karar, davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; dava konusu 3 27... parsel sayılı taşınmazda murisleri...’ın paydaş olduğunu, taşınmazda paydaş olarak görülen ... karısı ...’nın 25 yıl önce ölmüş olduklarını, ayrıca adı geçen kişilerin kim olduklarının bilinmediğini, taşınmazın önce müvekkillerinin murisleri sonra kendileri tarafından 30 yılı aşkındır davasız ve aralıksız bir şekilde kullanılmakta olduğunu ve 4721 sayılı Kanun'un 713. maddesindeki şartların oluştuğunu ileri sürerek adı geçen paydaşlar adına kayıtlı tapu kaydının iptali ile müvekkilleri adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Dahili davalılardan Hazine vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuş aksi hâlde son mirasçı sıfatı ile taşınmazın müvekkili adına tescilini istemiştir.
2. Dahili davalılardan...Defterdarlığı vekili cevap dilekçesinde; kanuni şartların oluşmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI
Şanlıurfa 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 04.11.2011 tarihli ve 2007/726 Esas, 2011/1023 Karar sayılı kararıyla "...taşınmazın tapu kayıt maliklerinin bilinen şahıslardan olduğu..." gerekçesiyle davanın ispat yönünden reddine; 4721 sayılı Kanun'un 713/2 hükmü ve 501. maddesi gereğince ...Mahallesi 327/76 ada ve parselde kayıtlı ... karısı ...nin 1/14 hissesi ile...'ya ait 2/14 hissenin iptaliyle davalı ... adına kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili dava dilekçesinde;
1. Kadastrodan önce ... kızı...ile ... karısı ...nin ölmüş olduğunu,
2. Bu nedenle tapu kaydına müsteniden tespitin yapıldığını,
3. Kararın hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek hükmün bozulmasını talep etmiştir.
B.Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, 4721 sayılı Kanun'un 713/2 hükmüne göre maliki tapu kütüğünden anlaşılamayan hukuki sebebine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3’üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428. maddesi ile 439/2 hükmünde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen Mahkeme kararında ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı, anlaşılmakla; davacılar vekili tarafından verilen temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
11.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.