Yasal ön alım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil talebinin, davalının trampa ile paydaş olması nedeniyle reddedilip bölge adliye mahkemesi kararının onanmasına ilişkin uyuşmazlık.
Özet: Bir paydaşın, başka bir paydaş tarafından üçüncü kişiye satıldığını iddia ettiği hisse üzerinde ön alım hakkı kullanma talebiyle açtığı davada, davalı şirketin ihtilaflı satışlardan önce geçerli bir trampa işlemiyle taşınmazda paydaş haline geldiği, dolayısıyla satışların paydaşlar arasında gerçekleştiği ve bu nedenle ön alım hakkının uygulanamayacağı gerekçesiyle ilk derece ve istinaf mahkemelerinin davayı reddetmesi kararları, yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka uygun bulunarak onanmıştır.
7. Hukuk Dairesi         2026/1372 E.  ,  2026/1390 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2024/1797 E., 2025/1539 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Gaziantep 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/84 E., 2024/131 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin dava konusu 59 48... parsel sayılı taşınmazda paydaş olduğunu, davalının taşınmazda pay satın aldığını, müvekkilinin satıştan haberinin olmadığını ve yasal ön alım hakkını kullanmak istediğini ileri sürerek, tapuda davalı adına kayıtlı olan tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının 08.04.2021 tarihli trampa işleminden iki yıl sonra eldeki davayı açtığını, ön alım hakkının taşınmazın dava tarihindeki değeri üzerinden kullanılabilmesinin gerektiğini ve ekonomik koşulların değiştiğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 18.04.2024 tarihli ve 2023/84 Esas, 2024/131 Karar sayılı kararıyla "...hisseli olan taşınmazın hissedarlardan biri tarafından hissedar olmayan üçüncü bir kişiye yapılan satışlar üzerinde diğer hissedarların önalım haklarının bulunduğu, davaya konu hisse satışlarının 18.10.20 21... .11.2021 tarihlerinde yapılmış olduğu, yapılan hisse satışlarından önce davalı şirketin dava konusu taşınmazda 08.04.2021 tarihi itibariyle hissedar konumunda bulunduğu, davaya konu satışların hissedarlar arasında gerçekleştiği, hissedarlar arasında gerçekleşen satışlar yönünden diğer hisse sahiplerinin önalım haklarının bulunmadığı..." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 24.11.2025 tarihli ve 2024/1797 Esas, 2025/1539 Karar sayılı kararında "...yapılan yargılamaya, toplanan delillere, dosya içeriğine, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle davalının dava konusu taşınmazdaki ilk hissesini geçerli bir trampa işlemi ile edinerek taşınmazda paydaş haline geldiği..." gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Davalının taşınmazdaki hiçbir payı trampa şeklinde satın almadığını,
2. Söz konusu trampanın gerçek bir trampa olup olmadığının bilinmediğini,
3. Mahkemece bu hususun araştırılmasının gerektiğini,
4. Buna yönelik keşfin yapılmasının gerektiğini,
5. Kararın hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek hükmün bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, yasal ön alım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Onama harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
11.03.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.