Yargıtay 11. Ceza Dairesi, bilişim sistemleri banka dolandırıcılığı davasında usulsüz tebligat sebebiyle kaldırılan önceki onama kararına rağmen mahkumiyetin esas yönünden onanması.
Özet: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, sanığa yokluğunda usulsüz tebliğ edilen gerekçeli karar nedeniyle yaptığı itirazın kabul edilerek kapatılan dairenin önceki onama kararının kaldırılmasına rağmen, dosyanın yeniden incelenmesi sonucunda yargılama sürecinin hukuka uygunluğu, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin sabit olması ve suç vasfı ile yaptırımların doğru belirlenmesi nedeniyle bilişim sistemleri banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyet hükmü oy birliğiyle tekrar onanmıştır.
11. Ceza Dairesi         2026/3076 E.  ,  2026/7416 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2010/ 78... /304
SUÇ :Bilişim sistemleri banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İTİRAZ EDEN : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin, 10.12.2019 tarihli ve 2017/9689 Esas, 2019/14512 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.05.2026 tarihli ve KD- 2021/31316 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde;
5271 sayılı CMK'nin 308/1. maddesi uyarınca yapılan lehe itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun'un 308/2. maddesi gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İTİRAZ SEBEPLERİ
Sanığa yokluğunda verilen hükme ilişkin gerekçeli kararın usulüne uygun şekilde tebliğ edilmediği, akabinde usulüne uygun yapılan tebligat üzerine sanığın süresinde temyiz dilekçesi verdiği anlaşılmakla, Yüksek Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 10.12.2019 tarihli ve 2017/9689 Esas, 2019/14512 Karar sayılı kararına karşı sanığın da temyiz istemi bulunması nedeniyle itiraz yasa yoluna başvurulmuştur.
II. GEREKÇE
Sanığın yokluğunda verilen hükme ilişkin gerekçeli karar 7201 sayılı Tebligat Kanunun 35. maddesi uyarınca tebliğ edilmiş ise de; daha önce aynı adrese usulüne uygun olarak yapılmış tebligat bulunmadığından bu tebliğ işleminin usulsüz olduğu ve akabinde sanığın 17.12.2020 tarihinde usulüne uygun yapılan tebligat üzerine 21.12.2020 tarihinde temyiz dilekçesi verdiği anlaşılmakla,Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının yerinde olduğu sonucuna varılmıştır.
III. KARAR
1. Gerekçe bölümünde belirtilen nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ KABULÜNE,
2. 5271 sayılı Kanun’un 308. maddesinin ikinci fıkrası gereği Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin, 10.12.2019 tarihli ve 2017/9689 Esas, 2019/14512 Karar sayılı onama ilâmının KALDIRILMASINA,
3. Sanık hakında zamanaşımı süresince resmi belgede sahtecilik suçu yönünden kamu davası açılması mümkün görülmüştür.
Anayasa Mahkemesinin, TCK'nın 53. maddesindeki hak yoksunluklarına ilişkin 24.11.2015 günlü Resmi Gazete'de yayımlanan 08.10.2015 tarihli, 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilebileceği değerlendirilerek yapılan incelemede;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Cumhuriyet savcısı ve sanığın temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükmün, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
02.07.2026 tarihinde karar verildi.