2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesi uyarınca açılan kamulaştırma bedelinin tespiti davasında, idarenin süresinde bedeli depo etmemesi sebebiyle davanın reddi ve kararın istinaf ile temyizde onanması.
Özet: Kamulaştırma bedelinin tespiti davasında davacı idarenin, ilk derece mahkemesince belirlenen kamulaştırma bedelini yasal süreler içinde depo etmemesi üzerine davası reddedilmiş; davacının, sürelerin usulüne uygun ihtar edilmediği ve bedelin sonradan depo edildiği iddialarıyla yaptığı istinaf başvurusu, Bölge Adliye Mahkemesince, sürelerin davacı vekilinin yüzüne karşı verildiği ve bedelin karar sonrasında depo edildiği gerekçesiyle esastan reddedilmiş olup, temyiz incelemesi sonucunda da Kanuna uygun verilen kesin sürelerde kamulaştırma bedelinin depo edilmemesi nedeniyle davanın reddedilmesinin yerinde olduğu ve karar sonrası bedel depo edilmiş olsa dahi davalının işin esasına girilmesi yönünde beyanı bulunmadığından önceki kararların doğru olduğu tasdik edilmiştir.
5. Hukuk Dairesi         2025/16373 E.  ,  2026/2252 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/1502 Esas, 2025/1681 Karar
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Sakarya 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/687 Esas, 2023/291 Karar
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince kamulaştırma bedelinin verilen süreler içerisinde depo edilmemesi nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Sakarya ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 163 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkinini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kamulaştırma bedelinin verilen süreler içerisinde depo edilmemesi nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; kamulaştırma bedelinin depo edilmesi için verilen sürelerin usulünce ihtar edilmediğini, kamulaştırma bedelinin depo edildiğine ilişkin dekont suretlerini dosyaya sunduklarını, kararın bozularak davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesince kamulaştırma fark bedelini depo etmesi için 17.03.2023 tarihli celsede süre verildiği, davacı idarenin kamulaştırma bedelini depo etmemesi üzerine bir sonraki celse olan 14.04.2023 tarihli celsede kamulaştırma bedelini depo etmek ve dekontunu sunmak üzere davacı vekiline ikinci kez 15 günlük süre verildiği ve kesin süre sonuçlarının hatırlatıldığı, her iki sürenin de davacı vekilinin yüzüne karşı verildiği, 08.05.2023 tarihli celsede ise kamulaştırma bedelinin depo edilmediği gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verildiği, karar tarihinden sonra 01.06.2023 tarihinde dosyaya sunulan dilekçe ekindeki banka dekontuna göre davacı idarenin kamulaştırma fark bedelini depo ettiğinin anlaşıldığı, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2022/5-1023 Esas, 2024/308 Karar sayılı kararındaki açıklamalar ile davalı tarafın istinafa cevap dilekçesi sunarak işin esasına girilmesi yönünde bir beyanda bulunmadığı dikkate alındığında İlk Derece Mahkemesinin kanun gereği kesin olan süre içinde kamulaştırma bedelinin yatırılmaması nedeniyle dava şartı yokluğundan vermiş olduğu ret kararının yerinde olduğu gerekçesiyle davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, temel olarak davacı idare ile davalı tapu maliki arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Dava konusu taşınmaza ilişkin tespit edilen kamulaştırma bedelinin depo edilmesi için davacı idareye 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca usulüne uygun süreler verildiği halde, davacı idarece bedel bloke edilmediğinden bahisle davanın reddine karar verilmesi isabetli olup, her ne kadar davacı idare tarafından karar tarihinden sonra depo kararının gereği yerine getirilmişse de, davalı tarafın işin esasına girilerek karar verilmesi yönünde bir beyanının bulunmadığı gözetildiğinde verilen karar yerindedir.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
12.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.