Yargıtay 2. Ceza Dairesi, hırsızlık suçundan istinaf sonrası temyiz edilen hükümde sanığın düşük eşya değeri itirazını esastan reddederek mahkumiyet kararını onadı.
Özet: Hırsızlık suçundan sanık hakkında verilen mahkûmiyet kararının, çalınan eşyaların mevcut ekonomik koşullarda oldukça düşük değerli olduğu, bu nedenle Türk Ceza Kanununun 145. maddesinin uygulanması gerektiği ve somut olaydaki delillerin hatalı değerlendirildiği iddialarıyla sanık ve müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine, yapılan incelemede ilk derece ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarında herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı, ileri sürülen temyiz gerekçelerinin yerinde görülmediği kanaatine varılarak, Bölge Adliye Mahkemesinin usul ve yasaya uygun kararının temyiz istemlerinin esastan reddiyle onanmasına karar verilmiştir.
2. Ceza Dairesi         2024/7177 E.  ,  2026/11338 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2023/3086 E., 2024/662 K.
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin "Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır" ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; "Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir" şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık ve müdafiinin temyiz istemlerinin, "suça konu eşyaların değerinin günümüz şartlarındaki ekonomik koşullar göz önüne alındığında oldukça düşük olduğuna, bu bağlamda TCK'nın 145. maddesi hükümlerinin de göz önünde bulundurulmadığına, somut olay ve deliller hatalı değerlendirmiş olduğundan sanık hakkında verilen mahkûmiyet kararının haksız ve hukuka aykırı olduğuna" ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Sanık hakkında kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanık ve müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı CMK'nın 302/1. maddesi uyarınca, usûl ve yasaya uygun olan Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Ankara 30. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.