Silahlı terör örgütü üyeliği suçunda TCKnın 221. maddesi etkin pişmanlık hükümleri, gönüllü ayrılma ve bilgi verme yükümlülükleri arasındaki farklılıkların incelenmesi.
Özet: İncelemede, silahlı terör örgütüne üyelik suçlarında Türk Ceza Kanununun 221. maddesindeki etkin pişmanlık hükümlerinin uygulama koşulları detaylandırılmıştır; örgüt üyelerinin gönüllü olarak ayrılıp suça iştirak etmemesi, yakalandıktan sonra örgütü dağıtacak bilgi vermesi veya örgüt kurucusu, yöneticisi, üyesi yahut yardımcı olanların gönüllü teslim olup örgüt yapısı ve suçları hakkında bilgi sağlaması gibi farklı senaryolar için ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkraların özgül şartları açıkça belirlenerek, kanun koyucunun suç örgütleriyle etkin mücadele amacıyla örgütten ayrılmayı ve deşifreyi teşvik ettiği belirtilmiştir.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/873 E., 2022/89 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 2. Ağır Ceza MahkemesiSAYISI : 2020/316 E., 2021/167 K.SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olmaHÜKÜM: TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 221/4-2, 62, 221/5, 53, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığı görüldü;Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;1. Ayrıntıları ve hukuki mahiyeti Yargıtay Ceza Genel Kurulu tarafından onanarak kesinleşen Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 esas, 2017/3 sayılı kararı ve Dairemizin 15.03.2023 tarih, 2021/11368 esas, 2023/1293 karar sayılı ilamında açıklandığı üzere;TCK'nın 221 inci maddesinin içeriği dikkate alındığında, kanun koyucunun, izlenen suç politikası gereğince suç örgütleriyle etkin mücadele edebilmek amacıyla, örgüt kurucu, yöneticiler ve üyelerinin örgütten ayrılmalarını ve örgütü deşifre ederek, örgüt bünyesinde işlenen suçların ve faaliyet gösteren faillerin yakalanmasını sağlamalarını, örgütten ayrılan bu kişilerin cezalandırılmasından daha faydalı gördüğü anlaşılmaktadır.Örgüt üyesi olan sanığın etkin pişmanlıkta bulunması halinde hakkında uygulanabilecek hükümler, TCK'nın 221 inci maddesinin ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarıdır.a. TCK'nın 221 inci maddesinin üçüncü fıkrasının uygulanabilmesi için, örgüt üyesi olması, örgütün faaliyeti çerçevesinde herhangi bir suçun işlenişine iştirak etmemiş olması, yakalanmış olması ve pişmanlık duyarak örgütün dağılmasını veya mensuplarının yakalanmasını sağlamaya elverişli bilgi vermesi gerekmektedir. .../PDY terör örgütünün üye sayısı ve faaliyet alanı dikkate alındığında, bir örgüt üyesinin bu örgütü dağıtacak bilgi vermesi gerekmektedir.b. TCK'nın 221 inci maddesinin ikinci fıkrasının uygulanabilmesi için, sanığın örgüt üyesi konumunda bulunması, sanığın örgüt faaliyeti kapsamında herhangi bir suçun işlenmesine iştirak etmemiş olması ve gönüllü olarak örgütten ayrıldığını ilgili makamlara bildirmiş olması gerekmektedir. Bu fıkra daha çok örgütün dağ kadrosundan gönüllü olarak ayrılanlar açısından uygulanmalıdır. TCK'nın 221 inci maddesinin ikinci fıkrası uygulanarak cezaya hükmolunmaması için bulunması gereken şartlar;- Fail, örgütün üyesi olmalı,- Fail, örgütün faaliyeti çerçevesinde herhangi bir suçun işlenişine iştirak etmemiş olmalı,- Fail, örgütten gönüllü olarak ayrılmış olmalı,- Fail, örgütten ayrıldığını ilgili makamlara bildirmelidir.c. TCK'nın 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasında ise iki ayrı hükme yer verilmiştir. TCK'nın 221 inci maddesinin ikinci fıkrası uygulanarak cezaya hükmolunmaması için bulunması gereken şartlar;- Fail, örgütün kurucusu, yöneticisi, üyesi ya da örgüte üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleyen veya örgüte bilerek ve isteyerek yardım eden olmalı,- Fail, gönüllü olarak teslim olmalı,- Fail, örgütün yapısı ve faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili bilgi vermelidir.TCK'nın 221 inci maddesinin ikinci fıkrası sadece etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanan örgüt üyeleri yararlanabilemekteyken dördüncü fıkrasının birinci ve ikinci cümlesinin yalnızca örgüt üyelerinin değil örgütün kurucusu, yöneticisi ya da örgüte üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleyen veya örgüte bilerek ve isteyerek yardım eden kişilere de uygulanabilir. TCK'nın 221 inci maddesinin ikinci fıkrasında herhangi bir suça iştirak etmeksizin gönüllü olarak örgütten ayrılıp teslim olmayı arıyorken TCK'nın 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasında ise örgüt faaliyeti kapsamında vahim nitelikte olmayan suçları işlemiş olsalar da yararlanabilmekteler.TCK'nın 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının birinci açısından sanıkların gönüllü olarak teslim olduktan sonra etkin pişmanlık kapsamında kendilerinin örgütle olan bağını ve örgüt mensupları ile örgütün faaliyetleri ile bu faaliyetler kapsamında işlenen suçlara ilişkin bilgi verme yükümlülükleri bulunmaktadır ancak TCK'nın 221 inci maddesinin ikinci fıkrasındaki etkin pişmanlık kapsamında sanıkların bu anlamda bilgi verme yükümlülükleri bulunmamaktadır.TCK'nın 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının birinci cümlesine göre sanık hakkında yakalama kararı olup olmamasının bir önemi bulunmamaktadır. Bu fıkra hükümlerinin uygulanması bakımından gönüllü olarak mı bilgi verdiği yoksa yakalandıktan sonra mı bilgi verdiği önemlidir. Gönüllü olarak teslim olduktan sonra etkin pişmanlık kapsamında bilgi vermesi halinde TCK'nın 221 inci maddenin dördüncü fıkrasının birinci cümlesinin uygulanması; yakalandıktan sonra bilgi vermesi halinde ise TCK'nın 221 inci maddenin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesi uygulanması gerektiği madde metni ve gerekçesinden açıkça anlaşılmaktadır.Ceza kanunları hükümlerinin "sanıkların aleyhine kıyasa varacak şekilde geniş yorumlanması" TCK'nın 2 nci maddesinin 3 üncü fıkrasında açıkça yasaklanmıştır. Etkin pişmanlık hükümlerinin yorumlanmasında da aynı kuralın geçerliliği tartışmasızdır. TCK'nın 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesinin uygulanabilmesi için ise, sanık örgütün kurucusu, yöneticisi, üyesi ya da örgüte üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleyen veya örgüte bilerek ve isteyerek yardım eden konumunda olmalı, kendi gönüllü teslim olmayarak yakalanmalı ve örgütün yapısı ve faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili bilgi vermelidir.Sanık hakkında uygulanacak etkin pişmanlık hükmü bakımından, TCK'nın 221 inci maddesinin ikinci fıkrası ile dördüncü fıkrasındaki etkin pişmanlık hükümlerinin tartışılması gerekmektedir.Hakkında soruşturma veya yakalama kararı olmayan bir kişinin yetili makamlara başvurmasının veya teslim olmasının bir anlamı yoktur. Kişi pek çok durumda hakkındaki yakalama kararı nedeniyle yetkili makamlara başvuracak veya teslim olacaktır. Bu durumun farkında olan kanun koyucu maddeyi düzenlerken bilinçli bir tercihle “yakalama kararının” varlığını değil, failin “yakalanmasını” esas almıştır. Nitekim Ceza Genel Kurulunun 27.03.2018 tarihli E. 2017/16-1118, K. 2018/121 gibi pek çok kararında gönüllü olarak örgütten ayrılmanın, güvenlik kuvvetleri tarafından yakalanmama veya zorla ele geçirilmeme anlamına geldiğini açıkça belirtmiştir.Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde;Sanığın, dosya içerisinde yer alan 14.07.2020 tarihli yakalama ve gözaltı tutanağına göre yakalanabilmesi için ikametine gidildiği, ikametinde kendisinin bulunmadığı ancak annesinin olduğu, annesine sanığın nerede olduğunun sorulması üzerine diş tedavisi yaptırma için Kayseri'de olduğunu beyan ettiği, bunun üzerine annesine ait telefonla sanığın arandığı, nere olduğunun sorulması üzerine ... Yapı Yalıtım Market isimli iş yerinde olduğunu bildirmesi üzerine söz konusu ikamete kolluk kuvvetlerince gidilerek sanığın gözaltı işleminin gerçekletiğinin anlaşılması karşısında; başlatılan soruşturma kapsamında hakkında çıkartılan gözaltı ve arama kararlarını öğrenmesine rağmen kaçma ihtimali varken kaçmayıp kolluk kuvvetlerinin gelmesini bekleyen sanığın, kolluk ifadesinde .../PDY silahlı terör örgütü hiyerarşisindeki konum ve görevine uygun olarak örgüte ilişkin bildiklerini, örgütle olan bağını, irtibatını, faaliyetlerini ve tanıdığı örgüt mensubu kişileri teşhis ederek bu şahıslarla ilgili bildiklerini samimi şekilde anlatması karşısında sanığın soruşturma ve yargılama aşamasında örgütte kaldığı süre ve konumu itibarıyla, örgütün yapısı, faaliyetleri ve diğer örgüt mensupları ile ilgili verdiği bilgilerin niteliği, örgütün yapısı ve faaliyetleri çerçevesinde işlenen suçlarla ya da diğer örgüt mensuplarının tespiti ile ilgili olmak üzere faydalılık derecesi ve yargılama sürecinde etkin pişmanlıkta bulunulan aşama gözetildiğinde hakkında TCK'nın 221/4-1. madesinin cümlesi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi, 2. Kabul ve uygulamaya göre; Silahlı terör örgütüne üye olduğu ve 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesinde öngörülen etkin pişmanlık şartlarını taşıdığı kabul edilen sanığın incelenen dosya kapsamı ve delillere göre, aşama beyanlarında örgütte kaldığı süre ve konum itibarıyla, örgütün yapısı, örgütsel faaliyetleri ve örgüt mensupları ile ilgili verdikleri bilgilerin faydalılık derecesi ve etkin pişmanlıkta bulunduğu aşama gözetilerek, 5237 sayılı Kanun'un 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca verilen cezada üçte birden dörtte üçe kadar indirim öngören 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesi gereğince en üst oranda indirim yapılması gerekirken fazla cezaya hükmedilmesi;Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebeplerden dolayı, hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Kayseri 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.05.2026 tarihinde Üye ...'ın eksik araştırma yapıldığı gerekçesiyle kararın bozulması gerektiğine yönelik karşı oyu ve oy çokluğu ile karar verildi. KARŞI OY Mahkemenin etkin pişmanlık indirim oranını uygularken sanığın ... imamı olan ... . ile HTS kayıtları bulunmasına rağmen bu kişiyi tanımadığını beyan etmesinin en üst hadden indirime gidilmeme gerekçesi olarak gösterdiğinin anlaşılması karşısında; ... . ile ilgili dava dosyası ve aşama beyanlarının getirtilip gerekli görülmesi halinde tanık olarak dinlenmesi sağlandıktan sonra sanığın telefon irtibatı bulunan bu kişi ile ilişkisi tespit edilip sonucuna göre hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken bu husus araştırılmadan sanık hakkında çoğunluğun ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği yönündeki görüşe katılmıyorum.