Hırsızlık suçunda Yargıtay 2. Ceza Dairesi, sanığın suça iştirakinin kanıtlanamaması, gece vakti unsuru ve tekerrür uygulaması hataları nedeniyle istinaf mahkemesi kararını bozmuştur.
Özet: Hırsızlık suçundan istinaf mahkemesince verilen mahkûmiyet kararlarının temyiz incelemesinde, sanıklardan birinin suça katılımına dair delil ve gerekçenin eksikliği, eylemin gece işlendiğine dair yeterli kanıt olmaksızın gece hırsızlığı hükmünün hatalı uygulanması ve bir sanık hakkında tekerrür hükümlerinin ikinci kez hukuka aykırı şekilde tatbik edilmesi gibi önemli hukuki hatalar nedeniyle, bölge adliye mahkemesinin kararlarının bozularak dosyanın ilk derece mahkemesine geri gönderilmesine karar verilmiştir.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2018/1249 E., 2018/1371 K.SUÇ : HırsızlıkHÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddineTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, düzeltilerek onama İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir oldukları, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık ...'ın temyiz isteminin; temyiz istemi cezanın haksız olduğuna kararın yüzüne okunmadığına lehe hükümlerin uygulanması talebine, sanık ...'ın temyiz isteminin "etkin pişmanlığa" Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin ise, sanık ... hakkında ikinci kez mükerrirlik kararı verilemeyeceğine" ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;1.Sanıkların 16.05.2016 günü saat 02.45 sıralarında hal içerisinden çıkarken dur ihtarına uymayarak kaçtıkları, özel güvenlik görevlilerince çevrede yapılan araştırmada aynı aracın temyiz dışı sanıklar ... ve ... ... tarafından işletilen hurdacıya kasa indirirken görüldüğü bahse konu bu kasaların başka bir tahkikata konu olduğu, kolluk görevlilerince bahse konu iş yerine gidildiğinde temyiz dışı ... ...'un; sanık ...'ın 16.05.2016 tarihinden bir gün önce yani 15.05.2016 tarihinde de tek başına gelerek bir miktar kasa getirip sattığını beyan ederek şikâyetçi ...'ya ait olduğu tespit edilen "İşleyen ..." ibareli 123 adet kasayı iade etmesi üzerine bu şikâyetçiye yönelik eylem nedeniyle soruşturmaya başlandığı olayda, sanıkların şikâyetçi ...'ya yönelik eylemi kabul etmedikleri, şikâyetçinin de hırsızlık suçunun ne zaman meydana geldiğine dair bilgisi olmadığı gibi belirleyici bir tanık beyanı ya da kamera görüntüsünün de mevcut olmadığı dikkate alındığında sanık ...'nin şikâyetçi ...'nın iş yeri önünden gerçekleşen eyleme iştirak ettiğine dair dellillerin nelerden ibaret olduğu açıkça gösterilmeden sanık ... hakkında eksik gerekçe ile yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesi,2.Soruşturma evrakının tetkikinde şikâyetçiye karşı eylemin suç saatinin kesin olarak tespit edilememiş olması karşısında eylemin gece gerçekleştiğine dair delillerin nelerden ibaret olduğu denetime olanak verilecek şekilde gösterilmeden 5237 sayılı Kanun'un 143. maddesinin uygulanması,3.Sanık ... hakkında tekerrüre esas alınan ilâmda 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesinin uygulanmadığı anlaşıldığından ve adli sicil kaydında mükerrir olduğu başka bir ilâmı mevcut olmadığından sanığın ikinci kez mükerrirliğine karar verilemeyeceğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ve Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin açıklanan nedenle Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun'un 304/2-a maddesi uyarınca bozma nedeni de dikkate alınarak gereği için dosyanın Antalya 16. Asliye Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, GÖNDERİLMESİNE, 16.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.