Yargıtaydan silahlı terör örgütü üyeliği mahkûmiyetinde etkin pişmanlık indiriminin üst had uygulanmaması nedeniyle bozma kararı.
Özet: Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan mahkum edilen sanığın yargılama sürecinde usul ve delil açısından hukuka aykırılık bulunmadığı tespit edilmiş; ancak sanığın örgütün yapısı ve faaliyetleri hakkında faydalı bilgiler vererek etkin pişmanlık koşullarını taşıdığı kabul edilmesine rağmen, Türk Ceza Kanununun 221/4-2 maddesinde öngörülen ceza indiriminin üst sınırdan uygulanması gerekirken yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde hüküm kurulması kanuna aykırı bulunarak, Bölge Adliye Mahkemesinin kararı sadece bu etkin pişmanlık indirimi oranı yönünden bozulmuş ve dosya yeniden değerlendirilmek üzere ilk derece mahkemesine iade edilmiştir.
3. Ceza Dairesi         2024/856 E.  ,  2026/14904 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2020/686 E., 2022/1013 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Gaziantep 7. Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/5 E., 2020/150 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 221/4-2. cümle, 62, 53/1-2-3, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği kabul edilen sanığın mahkumiyetine ilişkin yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin kanunda öngörülen suç tipine uyduğu anlaşılmakla; sanık müdafinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü başkaca nedenler yerinde görülmediğinden reddine ancak;
Silahlı terör örgütüne üye olduğu ve TCK’nın 221/4-2. cümlesinde öngörülen etkin pişmanlık şartlarını taşıdığı kabul edilen sanığın soruşturma ve kovuşturma aşamalarında örgütte kaldığı süre ve konumuna uygun olarak, örgütün yapısı, faaliyetleri ve örgüt mensupları ile ilgili faydalı bilgiler verdiğinin anlaşılması karşısında, belirlenen cezada üçte birden dörtte üçe kadar indirim öngören TCK'nın 221/4-2. cümle maddesi gereğince üst hadden indirim yapılması gerekirken, dosya kapsamı ile uyuşmayan ve yeterli olmayan gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebepten dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının 5271 sayılı CMK’nın 304/2-a maddesi uyarınca Gaziantep 7. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.07.2026 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.
MUHALEFET ŞERHİ
Sayın çoğunluğun, sanık hakkında etkin pişmanlık indirim oranının üst hadden uygulanması gerekçesiyle bozma kararına katılmakla birlikte;
Anayasa'nın 138/1. maddesinin hükmü, 5237 sayılı TCK’nın 61/1. maddesinde düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütlerle aynı Kanun’un 3/1. maddesi uyarınca; orantılılık ilkesi çerçevesinde, suçun işleniş biçimi, işlenmesinde kullanılan araçlar, işlendiği zaman ve yer, konusunun önem ve değeri, meydana getirdiği zarar ve tehlikenin ağırlığı ile sanığın kasta dayalı kusurunun ağırlığı, güttüğü amaç ve saik de göz önünde bulundurularak işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde hakkaniyete uygun bir cezaya hükmedilmesi gerekirken teşditin derecesinde hataya düşülerek yazılı şekilde fazla ceza tayin edilmesi, kanuna aykırı olduğu düşüncesiyle teşdit miktarı bakımından sayın çoğunluğun görüşüne iştirak edilmemiştir.