Yargıtay 5. Hukuk Dairesince, kamulaştırılan taşınmazın arazi vasfı yerine arsa olarak değerlendirilmesi gerektiğine dair kamulaştırma bedeli tespiti davası temyiz incelemesi.
Özet: Kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmazın yol olarak tapudan terkini talepli davada, yerel mahkeme taşınmazı tarımsal arazi olarak değerlendirip bedeli belirlerken, davacı idarenin bu karara itirazı üzerine üst mahkeme, taşınmazın aslında arsa olarak kabul edilmesi gerektiğini ve yerel mahkemenin tarımsal arazi değerlendirmesinin hatalı olduğunu tespit etmiştir; ancak, aynı bölgedeki emsal parsellerin arsa vasfıyla değerlenip onanmış kararlar bulunduğu dikkate alınarak davacı idarenin itirazı esastan reddedilmiştir.
5. Hukuk Dairesi         2025/16760 E.  ,  2026/2238 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/1492 Esas, 2025/1845 Karar
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Sakarya 5. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/259 Esas, 2022/66 Karar
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Sakarya ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 101 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkinini talep etmiştir.
II. CEVAP
Bir kısım davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz için acele kamulaştırma dosyasında belirlenen bedelin düşük olduğunu, taşınmazın arsa vasfında değerlendirilmesi gerektiğini, kamulaştırmadan arta kalan kısımda meydana gelen değer azalışının dikkate alınmasını, taşınmaz üzerindeki mahsul ve mütemmim cüz bedellerinin de hesaplamaya dahil edilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile davalılara ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkinine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz için uygulanan objektif değer artışı oranının yüksek olduğunu, münavebeye alınan ürünler için ortalama verim miktarları yerine en yüksek verimler esas alınarak hesaplama yapıldığını, kamulaştırmadan arta kalan kısmın imar uygulaması gördüğünde değer kazanacağı açık olduğu hâlde, bu kısım için değer azalışı uygulanmasının hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın imar durumuna ilişkin cevabi yazıda taşınmazın imar uygulaması görmemiş kadastral parsel olduğu, 1/25000 ölçekli Nazım İmar Planında tarımsal niteliği korunacak alanda ve yolda kaldığı, etrafının meskun olduğunun bildirildiği, İlk Derece Mahkemesince dava konusu taşınmaz arazi vasfıyla değerlendirilerek net gelir yöntemine göre kamulaştırma bedelinin tespit edilerek davanın kabulüne karar verildiği, dava konusu taşınmazın meskun alanda bulunup bulunmadığının tespiti yönünden Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünün parsel sorgulama sistemi üzerinden yapılan incelemede meskun alana yakın mesafede bulunduğu, dava konusu taşınmaza yakın konumda bulunan ... Mahallesi 653, 656, 652, 654, 6 76... parsel sayılı taşınmazların da Sakarya Bölge Adliye Hukuk Mahkemesi 4. Hukuk Dairesince arsa olarak değerlendirildiği, yine 4. Hukuk Dairesinin 2022/285 Esas sayılı dosyasında istinaf incelemesine konu olan ... Mahallesi 65 parsel ve 2022/237 Esas sayılı dosyasına konu olan 66 parsel sayılı taşınmazın arsa olarak değerlendirilmesi ve arsa değerlendirilmesinin Yargıtay 5. Hukuk Dairesince uygun bulunması karşısında, işbu taşınmazın da arsa olarak değerlendirilmesi gerektiği belirlenmekle, İlk Derece Mahkemesince dava konusu taşınmazın arsa niteliğinde kabulü gerekirken, arazi niteliğinde değerlendirilerek net gelir usulüne göre kamulaştırma bedelinin tespiti yerinde değilse de dava konusu taşınmaza yakın konumda olan ... Mahallesi 51 parsel sayılı taşınmazın tarafların istinafı ile arsa vasfı ile Eylül 2020 tarihi itibarıyla 166,53 TL/m² birim fiyatının Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesinin 2022/3981 Esas, 2024/609 Karar sayılı kararının onanmasına ilişkin Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 2024/6292 Esas, 2025/2647 Karar sayılı kararı, 656 parsel sayılı taşınmaza ilişkin tarafların istinafı ile arsa vasfıyla Eylül 2020 tarihi itibarıyla 166,53 TL/m² birim fiyatının Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesinin 2022/2578 Esas sayılı dosyası ile uygun bulunması, ... Mahallesi 678 parsel sayılı taşınmazın tarafların istinafı ile arsa vasfı ile Eylül 2020 tarihi itibarıyla 162,07 TL/m² birim fiyatının Dairenin 2024/1041 Esas, 2025/610 Karar sayılı kararı ile uygun görülmesi karşısında dava konusu taşınmaz bakımından 2020 yılı Eylül ayı itibarıyla belirlenen 117,12 TL/m² birim fiyatının istinaf eden idare lehine olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, temel olarak davacı idare ile davalı tapu malikleri arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arazi niteliğindeki taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir esas alınarak değer biçilmesi ve alınan rapor uyarınca bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesi yerindedir.
3. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı idare vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
4. Davacı idare harçtan muaf olduğu hâlde, aleyhine harca hükmedilmesi doğru değildir.
5. Dava konusu taşınmazın tapu kaydında davalı ...'e ait payda yer alan haciz şerhlerinin bu davalı yönünden hükmedilen bedele yansıtılması gerektiğinin düşünülmemesi bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu hataların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davacı idare vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, davacı idare vekilinin temyiz itirazının kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (4) numaralı bendinin hükümden tümüyle çıkartılması, yerine "Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına" cümlesinin yazılması; hüküm fıkrasına ayrı bir bent olarak "Dava konusu taşınmazın tapu kaydında davalı ...'e ait payda yer alan haciz şerhlerinin bu davalı yönünden hükmedilen bedele yansıtılmasına" cümlesinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
12.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.