Kamulaştırma bedelinin tespiti ve yol olarak terkin davasında, taşınmazın vasfı ve bedel değerlemesine itiraz eden idarenin istinaf talebinin reddi kararına yönelik temyiz incelemesi.
Özet: Davacı idare tarafından açılan kamulaştırma bedelinin tespiti davasında, ilk derece mahkemesinin davanın kabulüne ve bedelin ödenmesine karar vermesinin ardından, davacı idarenin taşınmazın arsa vasfında değerlendirilmesi ve emsal karşılaştırmasının hatalı olduğu gerekçesiyle yaptığı istinaf başvurusu, Bölge Adliye Mahkemesince taşınmazın imar planına rağmen konumu itibarıyla arsa vasfında kabulünde ve emsal kıyaslamasıyla belirlenen metrekare birim fiyatının adil ve hakkaniyete uygun olduğunun tespitiyle esastan reddedilmiş olup, bu ret kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmiştir.

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/3263 Esas, 2025/1506 KararKARAR : Esastan retİLK DERECE MAHKEMESİ : Sakarya 1. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : 2023/120 Esas, 2023/201 KararTaraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince kamulaştırma bedelinin verilen süreler içerisinde depo edilmemesi nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yeniden yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Sakarya ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 651 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkinini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz için kıymet takdir komisyonu raporu ile acele kamulaştırma dosyasında belirlenen bedelin düşük olduğunu, taşınmazın konumu ve nitelikleri itibarıyla arsa vasfında değerlendirilmesini, kamulaştırmadan arta kalan kısımda meydana gelen değer azalışının dikkate alınması gerektiğini ileri sürmüştür. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile davalıya ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkinine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFA. İstinaf Yoluna Başvuranlarİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.B. İstinaf Sebepleri Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın arsa vasfında değerlendirilmesinin hatalı olduğunu, aynı kamulaştırma kapsamında yakın konumda bulunan taşınmazların arazi vasfında değerlendirildiğini, aksi kabul edilse bile emsal karşılaştırmasının kanunun aradığı şartlara uygun olarak yapılmadığını ileri sürmüştür.C. Gerekçe ve SonuçBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın imar durumuna ilişkin cevabi yazıda taşınmazın 1/25000 ölçekli nazım imar planında tarımsal niteliği korunacak alanda kaldığı, etrafının meskun olduğu, belediye hizmetlerinden yararlanmadığı bildirmiş, ayrıca Dairece Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünün parsel sorgulama sistemi üzerinden yapılan incelemedeki konumu da dikkate alındığında taşınmazın arsa vasfında kabul edilmesinde isabetsizlik görülmediği, hükme esas alınan bilirkişi raporunda somut emsal kabul edilen ... Mahallesi 15... parsel sayılı taşınmaza ait kayıtların incelenmesinde kadastral parsel niteliğinde olduğu, düzenleme ortaklık payı dengelemesi yapılmamasının yerinde olduğu, rayiçler arasında ters orantı olmadığı, yapılan mukayese sonucunda dava konusu taşınmazın emsal taşınmazın 0,788 katı değerli olduğu, metrekare birim fiyatının bu kıyasa göre 166,53 TL/m² olarak belirlendiği, kamulaştırmadan arta kalan alan yönünden herhangi bir değer azalışı olmayacağının değerlendirildiği, Dairelerinin 2022/3981 Esas sayılı dosyasında incelenen ve dava konusu taşınmaza çok yakın konumda bulunan ... Mahallesi 51 parsel sayılı taşınmaz yönünden 04.09.2020 tarihi itibarıyla arsa niteliğinde olduğu kabul edilerek metrekare birim fiyatı 166,53 TL/m² olarak tespit edilmiş, Dairelerinin kararının temyizi üzerine Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 2024/6292 Esas, 2025/2647 Karar sayılı kararıyla onanarak kesinleştiği anlaşıldığından, tespit edilen kamulaştırma bedelinin adil ve hakkaniyete uygun olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Yoluna BaşvuranlarBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, temel olarak davacı idare ile davalı tapu maliki arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Arsa niteliğindeki taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesi ve tespit edilen bedelin bloke ettirilerek hükmün kesinleşmesi beklenmeden davalı tarafa ödenmesine karar verilmesi yerindedir. 3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,12.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.