Yargıtay, hırsızlık suçundan suça sürüklenen çocuğun mahkumiyetini, yetersiz kovuşturma nedeniyle bozarak alt mahkemeye geri gönderdi.
Özet: Yargıtay, suça sürüklenen çocuğun müdafiinin temyiz başvurusu üzerine, konut dokunulmazlığının ihlali suçundan kurulan ve istinaf mahkemesince esastan reddedilen hükmün kanunen temyiz edilemez oluşu nedeniyle bu yöndeki talebi reddederken; hırsızlık suçundan verilen mahkumiyet hükmünü ise, olay anını gösteren kamera kayıtlarının uzman bilirkişi incelemesine gönderilmemesi, suça konu motosikleti kullanan şahsın kollukça bilinen kişi olduğunu belirten tutanağı düzenleyen görevlilerin tanık olarak dinlenmemesi gibi önemli eksik kovuşturma nedenleriyle hukuka aykırı bularak bozmuş ve dosyanın yeniden incelenmesi için ilk derece mahkemesine geri göndermiştir.
2. Ceza Dairesi         2025/16103 E.  ,  2026/7826 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2024/3707 E., 2024/6050 K.
SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli
HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması
I. Konut Dokunulmazlığının İhlali Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/2-a maddesinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararı"nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, 5271 sayılı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteminin, aynı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE,
II. Hırsızlık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin “Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.” ve aynı Kanun’un 294. maddesinin ise; “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.” şeklinde düzenlendiği de gözetilerek suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteminin, "hatalı değerlendirme yapıldığına, suça sürüklenen çocuğun aşamaların tamamında suçu kabul etmemesine ve suçu işlediğine dair suç şüphesi oluşturacak bir delil elde edilememesine rağmen cezalandırıldığına" yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Suça sürüklenen çocuğun tüm aşamalarda atılı hırsızlık suçunu işlemediğini beyan etmesi karşısında mahkemece, suça sürüklenen çocuğun çeşitli açılardan çekilen ve dosya arasında bulunan teşhise esas fotoğrafları ile CD görüntülerinin bu konuda uzman Adli Tıp Kurumu ... Daire Başkanlığına, ... veya ... Kriminal Laboratuvarına veya ... Kurumuna gönderilip olay anını gösteren kamera kayıtlarının büyütme ve netleştirme teknikleri de kullanılmak suretiyle, görüntüler değerlendirilerek suça sürüklenen çocuğun hukuki durumunun taktir edilmesi ve dosya kapsamında bulunan 19.06.2023 tarihli tutanakta, seyir halinde suça konu motosikleti süren şahsın kollukça bilinen kişilerden olduğu belirtilip, sonrasında yakalandığının tespit edilmesi karşısında, tutulan tutanağı düzenleyen tutanak mümzilerinin duruşmaya davet edilmeden ve olaya ilişkin bilgi ve görgüleri sorulmadan eksik kovuşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, aynı Kanun'un 304/2-a maddesi uyarınca bozma nedeni de dikkate alınarak yeniden incelenmek ve hüküm verilmek üzere dosyanın Uşak 7. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.