Kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescil davasında sulu tarım arazisi değerlemesi, kapitalizasyon faizi ve objektif değer artışı tartışmaları üzerine verilen istinaf kararının temyizi.
Özet: Bu yargı kararı, bir kamulaştırma davasında kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmazın yol olarak tapudan terkini uyuşmazlığını ele almaktadır. İlk derece mahkemesinin davanın kabulüne yönelik kararının taraflarca istinaf edilmesi üzerine, bölge adliye mahkemesi davacı idarenin istinaf başvurusunu esastan reddetmiş, ancak davalı vekilinin başvurularını kısmen haklı bularak hükmü düzeltmiştir. Bölge adliye mahkemesi, özellikle dava konusu sulu tarım arazisi için belirlenen kamulaştırma bedelinin emsal değerlere göre düşük kaldığını saptayarak, taşınmazın gerçek değerine ulaşılması amacıyla %30 oranında objektif değer artışı uygulanmasına karar vermiş ve bu şekilde yeniden hesaplanan kamulaştırma bedeli üzerinden davacı idareden fark bedelin depo edilmesini hükme bağlamıştır.
5. Hukuk Dairesi         2025/17780 E.  ,  2026/2232 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/2868 Esas, 2025/2132 Karar
KARAR : Esastan ret/Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/733 Esas, 2023/531 Karar
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Bursa ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 1 60... parsel (eski 1 60... parsel) sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkinini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz için davacı idare tarafından teklif edilen bedel ile acele kamulaştırma dosyasında belirlenen bedelin düşük olduğunu, dava konusu taşınmazın sulu tarım arazisi niteliğinde verimli ve konumu itibarıyla değerli bir taşınmaz olduğunu ileri sürmüştür.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile davalıya ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; kuru tarım arazisi özelliği gösteren dava konusu taşınmaz için kapitalizasyon faiz oranının %4 alınmasının doğru olmadığını, üretim masraflarının brüt gelirin 1/3’ü oranında esas alınmasının hatalı olduğunu, taşınmazın müvekkili lehine yol olarak terkini yerine müvekkili idare adına tesciline karar verilmesinin hatalı olduğunu, davanın kabulüne karar verildiği hâlde, müvekkili idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür.
2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz için belirlenen bedelin düşük olduğunu, taşınmazın sulu tarım arazisi niteliğinde verimli bir yapıya sahip olduğunu, yılda iki kez ve daha fazla ürün alındığını, kapitalizasyon faizinin %3, objektif değer artışının en az %500 oranında alınmasını, üretim masraflarının brüt gelirin 1/3’ünden fazla olmaması gerektiğini, davanın 2022 yılının sonunda ikame edildiği ve hükme esas alınan bilirkişi raporunun 2023 yılında hazırlandığı dikkate alındığında 2022 yılına ait resmî verilerin hesaplamada esas alınmasının hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sulu arazi niteliğindeki dava konusu taşınmaza net ürün gelirine göre değer biçilmesinde yöntem olarak bir isabetsizlik bulunmadığı, dava konusu taşınmazın niteliği ve konumuna göre uygulanan kapitalizasyon faizi oranının uygun olduğu, bilirkişi heyeti raporunda belirtilen münavebe ürünleri ve verilerinin bölgenin münavebe yapısı ve resmî tarım verileri ile uyumlu olduğunun anlaşıldığı, davalı tarafın objektif değer artışı uygulanması gerektiği yönündeki istinaf itirazının değerlendirilmesinde aynı kamulaştırma planı kapsamında dava konusu taşınmazın bulunduğu ... Mahallesinde 2023 yılı değerlendirme tarihi itibarıyla sulu tarım arazileri için belirlenen 851,39 TL/m² birim bedelinin Dairelerince uygun görüldüğü gözetildiğinde, Aralık 2022 tarihinde açılan davalarda belirlenen 479,17 TL/m² birim bedelinin düşük kaldığı sonucuna varılmakla, dava konusu taşınmaza konum ve özelliklerine göre %30 oranında objektif değer artışı uygulanması gerekirken taşınmazın net gelir sistemiyle gerçek değerine ulaştığı gerekçesiyle objektif değer artışı uygulanmamasının doğru görülmediği, bu eksikliğin Dairelerince giderilerek 622,92 TL/m² birim bedeli üzerinden toplam 388.901,41 TL kamulaştırma bedeli hesaplanarak 89.746,00 TL kamulaştırma fark bedelinin depo edilmesi için davacı tarafa tebligat çıkarıldığı, belirlenen bedelin süresi içerisinde depo edildiğine ilişkin dekontun ibraz edildiğinin anlaşıldığı, davacı idarenin talebi taşınmazın idare adına tescili ile sonrasında 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 999 uncu maddesi uyarınca taşınmazın tapudan yol olarak terkinine ilişkin olduğu hâlde, yazılı olduğu şekilde hüküm kurulmasının hatalı olduğu gerekçesiyle davacı idare vekilinin başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin başvurusunun kısmen kabulü ile düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiş; ayrıca kapitalizasyon faiz oranının tespitinde dikkate alınan unsurların mükerrerlik oluşturacak şekilde objektif değer artış oranının tayininde de esas alındığını ileri sürmüştür.
2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiş; ayrıca kamulaştırmadan arta kalan kısımda meydana gelen değer azalışının düşük hesaplandığını, dava tarihinden sonra Anayasa Mahkemesinin 01.08.2023 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 2022/83 Esas, 2223/69 Karar sayılı kararı ile yasal faiz işletilmesi nedeniyle enflasyon karşısında oluşan değer kaybının giderilmesi mümkün olmadığı gerekçesiyle kamulaştırma bedeline yasal faiz işletilmesine ilişkin 2942 sayılı Kanun’da yer alan düzenlemeyi iptal ettiğini, bu nedenle kamulaştırma bedeline dava tarihinden ödemenin yapıldığı tarihe kadar kamu alacakları için öngörülen en yüksek faiz oranı üzerinden faize hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, temel olarak davacı idare ile davalı tapu maliki arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arazi niteliğindeki taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir esas alınarak değer biçilmesi ve tespit edilen bedelin bloke ettirilerek hükmün kesinleşmesi beklenmeden davalı tarafa ödenmesine karar verilmesi yerindedir.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve istinafta ileri sürülmeyen sebeplerin temyiz aşamasında ileri sürülemeyeceği kuralına göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davalıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
12.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.