2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu uyarınca kamulaştırma bedeli tespiti ve taşınmazın yol olarak terkini davasında, bilirkişi raporu, faiz ve tapu tescili usullerine ilişkin temyiz incelemesi.
Özet: Bir kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini davasında, ilk derece mahkemesi talebi kabul ederken, davacı idarenin istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesi, değerleme yöntemi, kapitalizasyon faizi ve değer azalışına ilişkin itirazları reddederek bedel tespitini uygun bulmuştur. Ancak mahkeme, taşınmazın idare adına tescilinin ardından yol olarak terkinine yönelik talebi karşılamayan ilk derece kararını ve acele el koyma bedelinden mahsup sonrası kalan farka faiz işletilmesi gerektiğini göz önünde bulundurarak, davacı idarenin istinaf başvurusunu kısmen kabulle, hükmü düzelterek yeniden esas hakkında karar vermiştir.

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/2740 Esas, 2025/1912 KararKARAR : Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen kararİLK DERECE MAHKEMESİ : ... 2. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : 2023/612 Esas, 2024/299 KararTaraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Bursa ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 1 60... parsel (eski 1 60... parsel) sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkinini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesi sunmamıştır.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile davalıya ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tesciline karar verilmiştir.IV. İSTİNAFA. İstinaf Yoluna Başvuranlarİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.B. İstinaf Sebepleri Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; taşınmazın müvekkili lehine yol olarak terkini yerine müvekkili idare adına tesciline karar verilmesinin hatalı olduğunu, münavebeye alınan ürünlerin verim ve fiyat verilerinin yüksek, maliyetlerinin düşük alındığını, üretim masraflarının brüt gelirin 1/3’ü oranında esas alınmasının hatalı olduğunu, kuru tarım arazisi özelliği gösteren dava konusu taşınmaz için kapitalizasyon faiz oranının %4 alınmasının doğru olmadığını, kamulaştırma bedeline dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesinin hatalı olduğunu, kamulaştırmadan arta kalan alan için değer azalışı uygulanmaması gerektiğini, müvekkili idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sulu arazi niteliğindeki dava konusu taşınmaza net ürün gelirine göre değer biçilmesinde yöntem olarak bir isabetsizlik bulunmadığı, dava konusu taşınmazın niteliği ve konumuna göre uygulanan kapitalizasyon faizi oranının uygun olduğu, bilirkişi heyeti raporunda belirtilen münavebe ürünleri ve verilerinin bölgenin münavebe yapısı ve resmî tarım verileri ile uyumlu olduğu, arta kalan alanla ilgili olarak değer azalışı uygulanmasında isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla davacı idare vekilinin bedele yönelik itirazlarının yerinde görülmediği, dava konusu taşınmazın bilirkişi kurulu raporunda belirtilen özellikleri ve konumuna göre %30 oranında objektif değer artışı uygulanması gerekirken eksik bedel tayini hatalı ise de istinafa davalı taraf başvurmadığından hatanın eleştirilmekle yetinildiği, davanın niteliği ve mahiyetine göre davacı idare yararına vekâlet ücreti takdir edilmemesinde bir isabetsizlik görülmediği, davanın 01.08.2023 tarihinden sonra açıldığı, 01.08.2023 tarihli ve 32266 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 05.04.2023 tarihli ve 2022/83 Esas, 2023/69 Karar sayılı iptal kararından sonra açılan davalarda Yargıtay 5. Hukuk Dairesince benimsenen uygulamaya göre kamulaştırma bedeline dava tarihinden başlamak üzere faiz uygulanması gerektiği kabul edildiğinden faize yönelik istinaf itirazının yerinde görülmediği, ancak davacı idarenin talebi taşınmazın idare adına tescili ile sonrasında 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 999 uncu maddesi uyarınca taşınmazın tapudan yol olarak terkinine ilişkin olduğu hâlde, yazılı olduğu şekilde hüküm kurulmasının hatalı olduğu, kamulaştırma bedelinden acele el koyma dosyasındaki bedel mahsup edilmek suretiyle fark bedele faiz işletilmesine karar verilmesi gerekirken infazda tereddüt yaratacak şekilde yazılı olduğu şekilde hüküm kurulmasının hatalı olduğu gerekçesiyle davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Yoluna BaşvuranlarBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, temel olarak davacı idare ile davalı tapu maliki arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Arazi niteliğindeki taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir esas alınarak değer biçilmesi ve tespit edilen bedelin bloke ettirilerek hükmün kesinleşmesi beklenmeden davalı tarafa ödenmesine karar verilmesi yerindedir. 3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,12.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.