Silahlı terör örgütü üyeliği davasında, sanığın örgüt amacını bilip bilmediği ve etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanabilirliğinin yeterince tartışılmaması üzerine mahkumiyet kararının bozulması.
Özet: Yargıtay, silahlı terör örgütüne üyelik suçundan, ilk derece mahkemesinin verdiği beraat kararını kaldırarak mahkumiyet hükmü kuran bölge adliye mahkemesi kararını; sanığın örgütün yasa dışı amacını bilip bilmediği hususunun duruşma sürecinde yeterince tartışılmaması ve özellikle soruşturma aşamasından itibaren kendi faaliyetleri hakkında detaylı bilgiler sunan sanık hakkında Türk Ceza Kanununun 221/4-2 maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının karar gerekçesinde hiç değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek, bu önemli eksiklikler nedeniyle bozmuştur.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/924 E., 2022/913 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Muş 2. Ağır Ceza MahkemesiSAYISI : 2022/35 E., 2022/169 K.SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olmaHÜKÜM: CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince verilen beraat kararı kaldırılarak, TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK'nın 62/1, 53/1-2-3, 58/9. maddeleri uyarınca verilen mahkûmiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : BozmaBölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü:Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;1. Sanığın ayrıntılı beyanının tespiti ile örgütün yasa dışı amacını bilip bilmediği hususunun mahkemece karar yerinde tartışılması gerekirken bu hususun tartışılmaksızın mahkemece sanık hakkında hüküm kurulması, 2. Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2008 tarih ve 9-18-78 sayılı kararında açıklandığı üzere; etkin pişmanlık hükümlerinin amacı, bir yandan terör ve örgütlü suçlarla mücadale bakımından stratejik önemi nedeniyle en etkili bilgi edinme ve mücadele araçlarından olan örgütün kendi mensuplarını kullanmak, diğer taraftan da suç işlemeyi önlemek, mensup olduğu yasa dışı örgütün amaçladığı suçun işlenmesine engel olanları ve işlediği suçtan pişmanlık duyanları cezalandırmayarak ya da cezalarında belli oranlarda indirim yaparak yeniden topluma kazandırmaktır.TCK'nın 221/4. fıkrasının 2. cümlesinden yararlanabilmek için; failin yakalandıktan sonra bilgisi ölçüsünde örgüt içerisindeki konumuyla uyumlu şekilde kendisinin ve diğer örgüt üyelerinin eylemleri, örgütün yapısı ve faaliyetleriyle ilgili yeterli ve samimi bilgi vererek suçtan pişmanlığını söz ve davranışlarıyla göstermesi gerekmektedir. Bu bilgi maddenin üçüncü fıkrasında aranan, örgütü çökertecek nitelikteki bilgi değildir. Verilen bilginin önemi cezanın belirlenmesinde dikkate alınmalıdır (Dairemizin 12.05.2015 tarih, 2015/1426 E. 2015/1292 K. 26.10.2015 tarih, 2015/1565-3464 K.). TCK'nın 221/4. fıkrasının 2. cümlesi kapsamında etkin pişmanlıkta bulunduğunun kabulü halinde bu suçtan dolayı verilecek cezada 1/3'ten 3/4'e kadar bir indirim yapılacağı öngörülmektedir. Buna göre belirlenen cezadan en az 1/3, en fazla 3/4 oranında bir indirim yapılacaktır. Bu iki sınır arasında yapılacak indirim, verilen bilginin niteliği, örgütün yapısı ve faaliyetleri çerçevesinde işlenen suçlarla ya da diğer örgüt mensuplarının tespiti ile ilgili olmak üzere elverişlilik derecesi, ceza soruşturması ya da kovuşturmasının hangi aşamasında etkin pişmanlıkta bulunulduğu gibi kıstaslar nazara alınarak mahkeme tarafından takdir ve tayin edilecektir. Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; soruşturma aşamasından itibaren kişisel faaliyetleri ile ilgili bir takım bilgiler veren sanık hakkında TCK'nın 221/4-2 cümlesinin uygulanıp uygulanmayacağının karar yerinde tartışmasız bırakılması; Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebeplerden dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Van Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.