Avukatın hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan yargılandığı davada, ek savunma hakkı tanınmadan hüküm kurulması nedeniyle bölge adliye mahkemesi kararının Yargıtayca bozulması.
Özet: Bu hukuki evrakta, hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan yargılanan ve istinaf mahkemesince verilen mahkumiyet kararı onanan bir avukatın temyiz başvurusunda, sanığa yöneltilen suç vasfı değiştiği halde ek savunma hakkı tanınmamasının savunma hakkını kısıtladığı ve hukuka aykırılık teşkil ettiği belirtilerek, istinaf mahkemesinin kararının bozulmasına ve dosyanın yeniden yargılama için ilk derece mahkemesine geri gönderilmesine oy birliğiyle hükmedilmiştir.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/1618 E., 2023/1243 K.SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanmaHÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararıTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret15.07.2020 tarihli ve 31186 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7249 sayılı Kanun'un 10. maddesi ile 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 59. maddesine eklenen 5. fıkra ile avukatların görevlerinden ... veya görev sırasında işledikleri suçlar nedeniyle verilen bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin kararları hakkında CMK’nin 286/2. maddesinin uygulanmayacağı hükmünün getirildiği, somut olayda eylem avukatlık mesleğinin sağladığı güven kullanılarak ve avukatın görevi sırasında işlendiğinden Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:I. HUKUKÎ SÜREÇ1. Ankara 9. Ağır Mahkemesinin, 07.09.2021 tarihli ve 2020/111 Esas,2021/381 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan TCK 155/2, 62, 52 51 maddeleri gereğince 10 ay hapis ve 80 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının ertelenmesine karar verilmiştir.2. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 25.05.2023 tarihli ve 2021/1618 Esas, 2023/1243 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik katılan vekili ve sanığın istinaf başvurularının reddiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİ1.Sanığın temyiz isteği, katılanın şahsı ve yetkilisi olduğu şirketlerin avukatlığını yaptığını, tüm icra ve mahkeme listelerindeki hak edilen avukatlık ücreti alacağı hesap edildikten sonra uhdesinde para kalıp kalmadığının hesap edilmesi gerektiği, deliller toplanmadan savunma hakkı kısıtlanarak hüküm kurulduğunu, gönderilen her para için açıklama kısmına bakmadığını, hukuki ihtilaf olduğunu, hukuk davasının henüz kesinleşmediğini, kararın bozulmasına ilişkindir.2.Katılan vekilinin temyiz isteği, sanığın Avukatlık Kanunu gereğince kamu görevlisi olduğu, suçunu ikrar ettiği, zararın giderilmediği, lehe hükümlerin uygulanmasının hukuka uygun olmadığı, sanığın zimmet suçundan cezalandırılması gerektiğine ilişkindir.III. GEREKÇE Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, katılan vekili ve sanığın diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak; Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 257/1 maddesinin uygulanması için dava açıldığı halde ek savunma hakkı tanınmadan 5237 sayılı Kanun'un 155/2 maddesi uygulanarak savunma hakkının kısıtlanması, hukuka aykırı bulunmuştur.IV. KARARGerekçe bölümünde bentte açıklanan nedenle katılan vekili ve sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 25.05.2023 tarihli ve 2021/1618 Esas, 2023/1243 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304. maddesi uyarınca Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.04.2026 tarihinde karar verildi.