Antalya Bölge Adliye Mahkemesinin kambiyo senedinden kaynaklı icra takibine itirazla açılan menfi tespit davasında, bonodaki tahrifat ve davacı tarafından ciro edilmediği iddialarının değerlendirildiği karar.
Özet: Davacı, davalı tarafından hakkında başlatılan icra takibine konu senedin rızası dışında davalıya geçtiğini, vade tarihinde tahrifat yapıldığını ve bu nedenle borçlu olmadığını iddia ederek menfi tespit talebinde bulunmuş; davalı ise davacının borçları karşılığında senedi ciro yoluyla kendisine verdiğini, tahrifatın senet borçlusu tarafından maddi hata düzeltmesi olarak yapıldığını ve davacının yasal sürede itiraz etmediği için takibin kesinleştiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

T.C.
ANTALYABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ16. HUKUK DAİRESİKARAR TARİHİ:26/12/2025T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ:DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİKARAR TARİHİ:28/03/2023DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:26/12/2025İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.Üye hakimin görüşü değerlendirildi.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, dava dilekçesi ile, davalı vekili vasıtasıyla müvekkili aleyhine Denizli 9. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasıyla 05.10.2021 tanzim 31.03.2022 vade tarihli 19.200 lira bedelli bonodan dolayı kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takibe geçildiğini, takip konusu bononun borçlusu ... ..., lehtarı-cirantası davacı, hamili ise davalı şirket olduğunu, davacı ile ... bir süre gayri resmi olarak birlikte iş yapmış olup ...'ın borcuna karşılık anılan bonoyu tanzim ederek davacıya verdiğini, davacının anılan bonoyu mal alacağı kişiye ciro ederek verdiğini, ancak satıcının bono kabul etmeyeceğini belirtmesi üzerine geri aldığını, anılan bononun davacı tarafından davalıya verilmediğini, bono borçlusu ... ...'ın bonoyu hukuki bir ilişkiye ya da davacının rızasına dayalı olmaksızın ele geçirerek davalıya verdiğini, davalının muhtemelen ...’dan olan alacağını almak amacıyla onunla birlikte davalının da aleyhine takibe geçtiğini, bononun ödeme tarihinin yıl kısmında tahrifat yapıldığı gibi tahrifata atfen yapılan paraf-imzanın da davacıya ait olmadığını, icra dosyasında çıkarılan tebligatın, Tebligat Kanunun 21.maddesine göre muhtara tebliğ edildiğini, o tarihte şehir dışında olan davacının, takibin kesinleşmesinden sonra tebligattan haberdar olduğunu, bu nedenlerle davacının Denizli 9. İcra Müdürlüğünün ... sayılı takip dosyasından davalıya borçlu olmadığının tespitini, yargılama giderleri, vekalet ücreti ve kötü niyet tazminatının davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davalı vekili, cevap dilekçesi ile, borçlusu ..., alacaklısı davacı ... olan, 05.10.2021 Denizli Tanzim, 31.03.2022 vade tarihli, 19.200 TL bedelli senedin işbu taraflar arasında düzenlendiğini, daha sonra müvekkili şirkete olan borçları sebebiyle davacı ...'in bu senedin arkasını ciro ederek müvekkili şirkete teslim ettiğini, senedin vadesinin geçmesine rağmen borcun ödenmemesi üzerine borçlular hakkında Denizli 9. İcra Müd. ... E. Sayılı dava konusu kambiyo takibi başlatıldığını, ödeme emri davacıya 15.04.2022 tarihinde tebliğ edildiğini, davacı yasal ve hak düşürücü 5 günlük süre içinde İcra Hukuk Mahkemesi'nde dava açmadığını ve geçerli şekilde imza inkarında da bulunmadığından takibin kesinleştiğini, davacı yanın senedin ödeme tarihinde tahrifat yapıldığını ve buraya atılan parafın kendisine ait olmadığını ileri sürmüşse de bu iddianın hukuken geçerliliğinin olmadığını, senette borçlu olan kişi dava dışı ... olduğundan senet üzerindeki vade önce 31.03.2021 tarihi yazılmışken bunda maddi hata yaptığını anlayınca (zira senet tanzim tarihi 05.10.2021'dir) vadede yılı 2022 olarak düzeltip buraya paraf attığını, yani bu parafın zaten davacının değil, dava dışı senet borçlusu ...'a ait olduğunu, davacının senedin protesto edilmediğini ileri sürdüğünü senet takibinde protestonun zorunlu bir unsur olmayıp protestonun ancak senette alacaklı görünene çekilmesi gerektiğini, söz konusu davaya konu senedi ciro yoluyla müvekkiline teslim eden davacı olduğu için davacıya karşı senet takibi yapabilmek için protestoya gerek olmadığını, dava dışı ...'ın yine ödeme emrinin tebliğinden itibaren 5 günlük hak düşürücü süre içinde ileri sürebileceğini, fakat bunu yapmadığını, takibin kesinleştiğini, TTK 776. Ve ilgili hükümlerine göre kambiyo senetlerinin illetten mücerret olduğunu, davacı yanın yasal süresi içinde geçerli bir imza inkarında bulunmadığını, dolayısıyla İİK 170. Maddesi uyarınca senetteki imzasını kabul etmiş durumda olduğunu, davada ispat yükünün davacıda olduğunu, iddiasını ancak HMK 200, 201, İİK 169/A ve İİK 68/B maddeleri uyarınca nitelikli yazılı delillerle ve itfa, imhal yahut zamanaşımı yönünden ispat edebileceğini, senede karşı senetle ispatın esas olduğunu, senet sebebiyle borçlu olmadığını iddia eden davacı olduğuna göre bu iddiasını, nitelikli yazılı delillerle ispatla yükümlü olduğunu, davacının iddiasının aksine davacının müvekkiline borcu olduğunu, davacının, sahibi olduğu ... adlı şahsi işyeri için müvekkili ile kira sözleşmesi imzalayarak müvekkili şirketin kiracısı olduğunu, davacı yanın kira borçlarını ve kira sözleşmesine dayalı olarak doğan diğer borçlarını zamanında ödemediği için müvekkili şirketçe davacıya 5 ayrı fatura kesildiğini, bu nedenlerle HMK 200 ve 201, İİK 169 ve 169/A maddeleri ile emsal kararlar dikkate alınarak, bilirkişi incelemesine gerek olmaksızın, yasal şartları oluşmayan haksız ve dayanaksız davanın reddini, %20 kötüniyet tazminatı, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "... Somut olayda, dayanak bononun tanzim tarihinin 05/10/2021 tarihi olduğu, vade tarihinin sehven tanzim tarihinden önceki bir tarih olan 31/03/2021 tarihi olarak yazıldığı, daha sonra rakam ile yazılan kısımdaki 2021 yılının yazımındaki 1 rakamının 2 olarak düzeltildiği, bu düzeltmede senedi tanzim eden keşidecinin parafının bulunduğu görülmektedir.Bu nedenle yapılan düzeltme geçerlidir.Kambiyo senetlerinin mücerretliği ilkesi gereğince tarafların ticari defterlerinde dava konusu senedin kayıtlı olmaması kambiyo senedi nedeniyle borcun olmadığını göstermez. Kambiyo senedindeki borç temel ilişkiden bağımsızdır. Bu nedenle dava konusu bonoyu düzgün ciro silsilesi ile edinmiş olan davalı şirket hakkındaki iş bu davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.İİK'nun 72/4 maddesi hükmü "...Dava alacaklı lehine neticelenirse ihtiyati tedbir kararı kalkar. Buna dair hükmün kesinleşmesi halinde alacaklı ihtiyati tedbir dolayısıyla alacağını geç almış bulunmaktan doğan zararlarını gösterilen teminattan alır. Alacaklının uğradığı zarar aynı davada takdir olunarak karara bağlanır. Bu zarar herhalde (Değişik ibare:02/07/2012-6352 S.K./15.md.) yüzde yirmiden aşağı tayin edilemez..." düzenlemesini içerir. Buna göre, somut olayda mahkememizce verilmiş herhangi bir tedbir kararı bulunmadığından ve bu nedenle davalı alacaklının alacağına geç kavuşması durumu söz konusu olmadığından davacı aleyhine tazminata hükmedilmemiştir..." şeklindeki gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bonoyu protesto etmeyen davalı alacaklının, bono lehtarı-cirantaya karşı kambiyo hukukuna ilişkin takip hakkını kaybettiğini, tahrifata ilişkin parafın ciranta olan davacıya ait olmadığını, bunun yeterince incelenmediğini, mahkemenin ticari defter kayıtlarının önemli olmadığını belirtmesine rağmen ticari defter incelemesi yaptırmasının çelişki olduğunu, eksik inceleme ile hüküm verildiğini beyan ederek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava, menfi tespit istemine ilişkindir.Mahkemece yukarıda yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Uyuşmazlık, Denizli 9. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında takibe konu 05/10/2021 tanzim, 31/03/2022 vade tarihli 19.200,00 TL bedelli bono nedeniyle davacının davalıya borçlu olup olmadığı, senedin ödeme tarihinde tahrifat yapılıp yapılmadığı, atılan parafın davacıya ait olup olmadığı, bu hususun davalı tarafından ileri sürülüp sürülemeyeceği hususlarındadır.Kambiyo senedinin lehtara verilmesinden sonra senet metninde yapılan değişikliklere tahrifat denir. Şekli unsurları tamam tedavüldeki senede bazı ilaveler yapılabilir veya bazı kayıtlar silinip, karalanabilir. Senet metni üzerinde yapılan tahrifat poliçe kelimesine, bedele, vade ve keşide tarihine, ödeme ve keşide yerine, lehtarın ismine vb. ilişkin olabilir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 207'nci maddesi hükmü gereğince senetteki düzeltmelerin düzenleyen tarafından paraf edilmesi gerekir. Yani, senette mevcut olan çıkıntı veya senet metni altındaki hak ve silinti ayrıca tasdik edilmemiş ise inkâr hâlinde yok hükmündedir. Bu nedenle, senet üzerinde yapılan değişikliklerin geçerli olabilmesi için düzenleyen tarafından imza veya paraf edilmek suretiyle onaylanması gerekir. İmzaya veya paraf imzasına itiraz hâlinde ise mahkemece yöntemince imza incelemesi yapılmalıdır. Düzeltmenin paraflı olmaması veya imzanın keşideciye ait olmadığının anlaşılması hâlinde düzeltme yok hükmünde olup, senedin düzeltme öncesi durumuna göre değerlendirme yapılması gerekir. Ayrıca bu durum kambiyo vasfını etkileyen bir hâl olduğundan keşideci dışındaki borçluların da itirazda hukuki yararları vardır (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 2024/12-18 Esas, 2024/184 Karar; Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, 2011/25669 Esas, 2012/9780 Karar). Davacı vekili, tahrifata ilişkin parafın ciranta olan davacıya ait olmadığını ileri sürse de yukarıda da açıklandığı üzere, senetteki düzeltmenin düzenleyen tarafından yapılmadığını değil, lehtar olan kendileri tarafından yapılmadığını beyan etmektedir. Senetteki düzeltmenin düzenleyen tarafından yapılmasının gerekmesi, bu yöne ilişkin bir iddia ve istinaf sebebi olmadığından, bu hususa yönelik istinaf sebebinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır.Davacı vekili, bonoyu protesto etmeyen davalı alacaklının, bono lehtarı-cirantaya karşı kambiyo hukukuna ilişkin takip hakkını kaybettiğini beyan etmiştir.Takibe konu bonoya bakıldığında, davacının lehtar-ciranta olduğu, düzenleyenin ... ... olduğu, hamilinin ise davalı şirket olduğu anlaşılmaktadır.Dosya kapsamında, davalı taraf, cevap dilekçesinde davacının söz konusu itirazlarına yönelik olarak; "..Davacı ayrıca senedin protesto edilmediğini ileri sürmüştür. Senet takibinde protesto zorunlu bir unsur olmayıp protesto ancak senette alacaklı görünene çekilmesi gerekir. Eldeki davaya konu senedi ciro yoluyla müvekkile teslim eden zaten davacı olduğu için davacıya karşı senet takibi yapabilmek için protestoya gerek yoktur. Protesto iddiasını ancak dava dışı ... yine ödeme emrinin tebliğinden itibaren 5 günlük hak düşürücü süre içinde ileri sürebilir idi. Fakat bunu yapmamıştır. Davacının, kendisi ile ilgisi olmayan bir hususu mahkemenizde ileri sürerek senedin geçerliliğini ispat etme imkanı yoktur. Zaten bu iddiasını da yine 5 günlük hak düşürücü süre içinde İcra Hukuk Mahkemesi'nde ileri sürmediğinden senet ve takip kesinleşmiştir. Dolayısıyla senette ve takipte hukuken sorun yoktur..." şeklinde cevap vermiştir. Bir başka deyişle, protesto olmadığını doğrulamış, zaten bunun gerekli olmadığını ileri sürmüştür. İstinaf dilekçesine cevabında da benzer ifadelerde bulunmuştur. Dosyada da protestoya ilişkin bir belge mevcut değildir.Ancak, TTK'nın 778. maddesi yollaması ile bonolar hakkında uygulanması gereken aynı Kanun'un 714. ve 730. maddeleri uyarınca, belirli bir günde veya düzenleme gününden ya da görüldükten belirli bir süre sonra ödenmesi şartını içeren bir bonoya dayanarak hamilin lehtara ve cirantalara müracaat edebilmesi, ödeme gününü takip eden iki iş günü içinde senet keşidecisinin protesto edilmesine bağlıdır. Alacaklı hamil, anılan madde koşullarında protesto keşide etmeksizin, lehtar ve cirantaları takip edemez. Alacaklı hamil, anılan madde koşullarında, senedi düzenleyene protesto keşide etmediği takdirde, ciranta olan borçluya karşı müracaat hakkını kaybeder (Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, 2025/85 Esas, 2025/2264 Karar).Anılan nedenlerle, TTK gereğince , senet hamili tarafından ciranta aleyhine kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takip yapılabilmesi için TTK'nun 714. maddesi gereğince protesto çekilmesi gerekeceğinden ve davalıca protesto çekildiği ispat edilemediğinden davaya konu kambiyo senedi nedeniyle davalının davacıya müracaat hakkı bulunmadığından davacının menfi tespit talep ve davasının kabulüne karar verilmesi gerekirken aksi gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi yerinde olmamıştır (Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, 2012/17899 Esas, 2013/3805 Karar; 2015/4762 Esas, 2015/13853 Karar; 2011/13463 Esas, 2012/4142 Karar; 2016/14474 Esas, 2017/6351 Karar; 2018/2374 Esas- 2020/515 Karar; Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/6495 Esas, 2023/1788 Karar; 2021/5992 Esas, 2021/6794 Karar)Belirtmek gerekir ki; 6100 sayılı HMK m. 353/1,b-2 gereği; Bölge Adliye Mahkemesince, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmiş ise düzelterek yeniden esas hakkında duruşma yapılmadan karar verilir.Sonuç olarak, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan kabulü ile; ilk derece mahkemesi kararının yukarıdaki gerekçe ile kaldırılmasına, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince yeniden hüküm kurulmak suretiyle karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜYLE; yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince düzelterek esas hakkında yeniden karar verilmek üzere Denizli Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 28/03/2023 tarih ve ... Esas - ... Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA,2- A-Davanın KABULÜ İLE, davacının, Denizli 9. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasından dolayı davalıya borçlu olmadığının TESPİTİNE,B-Davacı tarafça yatırılan 80,70 TL başvurma harcı ve 333,04 TL peşin harcın mahsubu ile hazineye gelir kaydına, hüküm tarihi itibariyle bakiye kalan 999,11 TL karar harcının davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,C-Davacı tarafça dava açılırken yatırılan ve mahsup edilen 80,70 TL başvurma harcı ve 333,04 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,D-Davacı tarafça dosyada yapılan posta-tebligat ve bilirkişi gideri toplamı 870,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,E-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, 19.200,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,F-Davacı ve davalı tarafça yatan gider avansından harcanmayan kısmın hüküm kesinleştiğinde UYAP üzerinden kontrolü de sağlanarak davacı tarafa iadesine,3-İstinaf incelemesi yönünden; a-Davacının istinaf başvurusu kabul edildiğinden 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının talebi halinde davalıya İADESİNE, b-Davacı tarafından istinaf incelemesi için yapılan 492,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 123,00 TL posta-tebligat masrafı olmak üzere toplam 615,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, d-İstinaf gider avansından kullanılmayan kısmın 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE, 4-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE, Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle kesin olarak karar verildi...