Yedi Hukuk Dairesinin, ifraz sonucu iyi niyetli oluşan taşkın yapının yıkımı ve bedelinin ödenmesi yönündeki yerel mahkeme kararını onayan bölge adliye mahkemesi kararına ilişkin temyiz incelemesi.
Özet: Bu hukuki evrak, davacının komşu parseldeki binanın kendi arazisine tecavüzlü olduğu iddiasıyla yıkım ve müdahalenin meni talebiyle açtığı davada, ilk derece mahkemesinin 2001 yılındaki ifraz işlemi sonucu oluşan tecavüzde davalı murislerinin ve mirasçılarının iyiniyetli olduğunu tespit ederek, belediye kaynaklı ifrazın ve hükmen tescilin mümkün olmaması, ayrıca tecavüzlü kısmın yıkımının ana binaya zarar verecek olması nedeniyle, davacının 91.546,00 TL bina bedelini iyiniyetli davalıya ödemesi karşılığında tecavüzlü yapının tamamının yıkımına ve el atmanın önlenmesine hükmettiğini, ancak dava konusu taşınmazı yargılama sırasında devralan diğer davalının iyiniyetli olmadığını belirterek yalnızca iyiniyetli mirasçıya ödeme yapılmasını kararlaştırdığını, bu kararın bölge adliye mahkemesince davalı istinaf başvurusunun esastan reddedilerek onandığını ve davalı tarafından temyiz edildiğini göstermektedir.
7. Hukuk Dairesi         2025/4306 E.  ,  2026/1312 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2025/1475 E., 2025/1664 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Vize 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2024/117 E., 2025/28 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; komşu 2 63... parsel sayılı taşınmazdaki davalılara ait 2 63... parsel sayılı binanın müvekkilinin taşınmazına tecavüzlü durumda olduğunu, uyarılara rağmen binayı yıkmadıklarını, müvekkilinin taşınmazı satın aldığında binanın kendi arazisine tecavüzlü olduğunu bilmediğini ileri sürerek davalılara ait yapının davacı müvekkilinin arazisinde kalan kısmının yıkılmasına ve müdahalenin men'ine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar ayrı ayrı verdikleri cevap dilekçelerinde; dava konusu 2 63... parsel sayılı iki katlı kargir ev vasfında bulunan taşınmazın davalı ile kendisine babaları ......den intikal ettiğini, dava konusu binanın tüm yasal prosedürlere uyularak inşa edildiğini, yaklaşık 25 yıl boyunca babaları vefat edene kadar ailesi ile birlikte burada ikamet ettiklerini, binanın ilk inşa edildiği şekliyle kaldığını, davacının kötüniyetli olduğunu belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "dava konusu 2 63... parselde bulunan 2 katlı binanın 1993 tarihinde yapılan kadastro işlemleri sırasında tahdit ve tespitinin yapıldığı, 2 63... -21 parsel sayılı taşınmazlar ile dava dışı 22-23 parsellerin öncesinde bir bütün halinde iken 22.01.2001 tarih ve... yevmiye numaralı işlem ile ifrazen 20-21 olarak ayrıldığı, ...Başkanlığının ifraz folyelerinde ifrazın imar planına uygun olarak yapıldığının anlaşıldığı, ifraz folyelerinde dava konusu binanın diğer bir arsaya tecavüzlü olduğunun anlaşılamadığının görüldüğü, bu haliyle 1993 tarihinde tahdit ve tespiti yapılan binanın yapımı sırasında binanın taşkın olmadığı ancak 2001 yılındaki ifraz işlemi ile taşkın hale geldiği, ifraz krokilerinde de taşkın olduğunun anlaşılamadığı, bu hâliyle davalılar ... ... ve ... murisleri ... ...'in iyiniyetli olduğu, davalılar ... ...ve ...'nın ise iyiniyetli murislerinden intikal sonucu 20 numaralı parselde hak sahibi olduğu, bu nedenle davalılar ...... ve ...'nın da iyiniyetli kabul edileceği, taşınmazı yargılama sırasında satış yolu ile devralan davalı ... için ise subjektif iyiniyet koşullarının oluşmadığı, TMK'nın 745/2 maddesi gereği davalı ... taşkın olan kısmın bedeli karşılığında mülkiyetinin verilmesini talep etmiş ise de, belediyeden gelen yazı cevabına göre yapının bulunduğu alanın ana taşınmazdan ifrazının mümkün olmadığı bu nedenle hükmen tescile karar verilemeyeceği, ispatlanan davanın kabulüne karar vermek gerektiği, bilirkişi raporuna göre tecavüzlü kısmın yıkımının ana binaya zarar vereceğinden iyiniyetli yapı maliklerini mağdur etmeyecek şekilde binanın tamamının bilirkişilerce belirlenen değeri olan 91.546,00 TL davacı tarafa depo ettirilerek, iyiniyetli olan davalı ...'ya ödenmesi gerektiği" gerekçesiyle davanın kabulü ile 2 63... parsel sayılı taşınmaza davalının yapmış olduğu el atmanın önlenmesine, 29.06.2020 tarihli fen bilirkişisinin raporuna ekli krokide "A" harfi ile gösterilen ve tecavüzlü olduğu tespit edilen 17,44 m²lik kısmın üzerinde bulunan yapının sökülerek kaldırılması mümkün olmadığından 2 63... parsel sayılı taşınmazda bulunan iki katlı binanın tamamının kâl'ine, depo edilen iki katlı binanın tamamının değeri 91.546,00 TL'nin iyiniyetli kabul edilen ...'ya ödenmesine, yargılama giderlerinin davalı ... üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Belediyenin hatalı işlemi ile bina tecavüzlü hâle gelmekle davalının iyiniyetli olması nedeniyle dava tarihi itibariyle tespit edilecek bina değerini talep hakkı bulunduğu, Mahkemece 2020 tarihi itibariyle bina değerinin güncellemesi yapılarak belirlenen bina değerinin davalıya ödenmesine karar verdiği, bu konuda aleyhe istinaf bulunmadığı ayrıca davacının davası kabul edilip men'i müdahale ve kâl'e karar verilmiş olmakla yargılama giderlerinin davalı üzerine bırakılmasına yönelik verilen kararda usul ve kanuna aykırılık bulunmadığı" gerekçesiyle davalı ...’nın istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı ... temyiz dilekçesinde;
1. Hükümde sadece davalı ... adına hüküm tesis edildiğini, diğer davalılar hakkında bir karar verilmediğini, yargılama giderleri ve harçlardan sadece Münevver'in sorumlu tutulduğu, kendisinin Mahkemece iyiniyetli kabul edildiğini, bu nedene yargılama giderlerinin ya davacıya yüklenmesi gerektiği ya da tüm taraflara yükletilmesi gerektiğini,
2, Kâl’ine karar verilen binanın değerinin 23.03.2020 tarihli bilirkişi raporunda 91.546,00 TL olarak tespit edildiğini, karar tarihi ile arasında 5 yıl bulunduğunu, dünyada yaşanan olağanüstü şartlar ve enflasyon nedeniyle binanın değerinin çok yükseldiğini,
3. Denkleştirici adalet ilkesi gereğince binanın değerinin belirlenmesi gerektiğini beyan etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, mülkiyet hakkına dayalı müdahalenin men'i ve kâl istemine ilişkindir.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı ...'nın aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir
2. Dava konusu taşkın yapının bulunduğu kök 2 63... parsel sayılı taşınmazın kadastro tutanağında davalı ... murisi ... ... adına muhdesat şerhi bulunduğu, murisin 22.01.2001 tarihinde rızai taksim talebi ile taşınmazın dört parçaya ifraz edildiği, yapının davalı murisi ... ...’e ait 2 63... parsel üzerinde kaldığı ancak, ifraz krokisinde yapının fiili durumu gözetilmeksizin işlem yapıldığından 2 63... parsele taşkın hâle geldiği, Mahkemece de davalının söz konusu yapı nedeniyle iyiniyetli olduğu benimsendiğine göre yargılama giderleri ve vekâlet ücretinden davalı ...’nın sorumlu tutulması hatalı olup bozmayı gerektirir.
Ne var ki, bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/2 hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması ile İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
1.Davalı Münever Balcı’nın diğer temyiz itirazlarının reddine,
2.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
3.Davalı Münever Balcı’nın temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının 4 ve 5 numaralı bentleri çıkartılarak yerine "Davacının yaptığı yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, davacı lehine vekâlet ücreti takdirine yer olmadığına" cümlesinin yazılmasına, hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
09.03.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.