Kamulaştırma bedeli tespiti davasında sulu tarım arazisinin değerlemesinde kapitalizasyon faizi, objektif değer artışı ve Anayasa Mahkemesi kararı ışığında faiz uygulamasına dair temyiz incelemesi.
Özet: Taraflar arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini davasında, ilk derece mahkemesince verilen kabul kararı bölge adliye mahkemesince bir kez kaldırılıp yeniden yargılama için geri gönderildikten sonra, tekrar kabul edilen kararın bölge adliye mahkemesince bu kez istinaf başvurularının esastan reddiyle kesinleştiği, ancak hem idarenin hem de davalıların kamulaştırma bedelinin tespiti, kapitalizasyon faizi, objektif değer artışı, üretim masrafları, değer azalışı gibi unsurlara ilişkin itirazları ile Anayasa Mahkemesi kararı ışığında faiz oranına dair talepleriyle temyiz yoluna başvurarak hukuki uyuşmazlığın devam ettiği anlaşılmaktadır.
5. Hukuk Dairesi         2025/12869 E.  ,  2026/2224 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/955 Esas, 2025/1306 Karar
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2024/847 Esas, 2025/253 Karar
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yeniden yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Bursa ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 1 42... parsel (eski 1 42... parsel) sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkinini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz için davacı idare tarafından teklif edilen bedel ile acele kamulaştırma dosyasında belirlenen bedelin düşük olduğunu, dava konusu taşınmazın sulu tarım arazisi niteliğinde verimli ve konumu itibarıyla değerli bir taşınmaz olduğunu ileri sürmüştür.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile davalılara ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkinine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; kapitalizasyon faiz oranının tespitinde dikkate alınan unsurların mükerrerlik oluşturacak şekilde objektif değer artış oranının tayininde de esas alındığını, kuru tarım arazisi özelliği gösteren dava konusu taşınmazlar için kapitalizasyon faiz oranının %4 alınmasının doğru olmadığını, üretim masraflarının brüt gelirin 1/3’ü oranında esas alınmasının hatalı olduğunu, kamulaştırmadan arta kalan kısımların kullanışlı ve geometrik olarak düzgün yapısı göz önüne alındığında değer azalışı hesaplanmasının hatalı olduğunu, davanın kabulüne karar verildiği hâlde, müvekkili idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür.
2. Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz için belirlenen bedelin düşük olduğunu, taşınmazın sulu tarım arazisi niteliğinde verimli bir yapıya sahip olduğunu, yılda iki kez ve daha fazla ürün alındığını, kapitalizasyon faizinin %3, objektif değer artışının en az %500 oranında alınmasını, üretim masraflarının brüt gelirin 1/3’ünden fazla olmaması gerektiğini, kamulaştırmadan arta kalan kısımda meydana gelen değer azalışının düşük hesaplandığını, dava tarihinden sonra Anayasa Mahkemesinin 01.08.2023 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 2022/83 Esas, 2223/69 Karar sayılı kararı ile yasal faiz işletilmesi nedeniyle enflasyon karşısında oluşan değer kaybının giderilmesi mümkün olmadığı gerekçesiyle kamulaştırma bedeline yasal faiz işletilmesine ilişkin 2942 sayılı Kanun’da yer alan düzenlemeyi iptal ettiğini, bu nedenle kamulaştırma bedeline dava tarihinden ödemenin yapıldığı tarihe kadar kamu alacakları için öngörülen en yüksek faiz oranı üzerinden faize hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sulu tarım arazisi niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca net geliri esas alınarak değer biçilip dava konusu taşınmazın niteliği ve konumuna göre %30 oranında objektif değer artırıcı unsur oranı uygulanmasının yerinde olduğu, bununla birlikte kaldırma ilamı öncesi davalı tarafa ödenmesine karar verilen ilk bedele davanın 4 ay içerisinde sonuçlandırılamaması nedeniyle 4 aylık sürenin bitiminden itibaren ilk karar tarihine kadar, kaldırma ilamı sonrası tespit edilen fark bedele ise ikinci karar tarihine kadar yasal faiz uygulanması gerekirken ikinci karardaki toplam bedele dört aylık sürenin bitiminden ikinci karar tarihine kadar yasal faiz uygulanması yerinde değil ise de, davacı idare tarafından bu hususta açık bir istinaf sebebi ileri sürülmediğinden belirtilen yanılgının eleştirilmekle yetinildiği, davanın niteliği gereği davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinde hukuka aykırı bir yön görülmediği gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.
2. Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, temel olarak davacı idare ile davalı tapu malikleri arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arazi niteliğindeki taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir esas alınarak değer biçilmesi ve tespit edilen bedelin bloke ettirilerek hükmün kesinleşmesi beklenmeden davalı tarafa ödenmesine karar verilmesi yerindedir.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve istinafta ileri sürülmeyen sebeplerin temyiz aşamasında ileri sürülemeyeceği kuralına göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davalılardan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
12.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.