Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen haksız rekabet kaynaklı tazminat davasında eski çalışanın gizlilik ve rekabet yasağı ihlali iddiası.
Özet: Davacı şirket, eski yazılım çalışanı olan davalının, kendisinden ayrıldıktan sonra rakip firmada işe başlayarak müvekkil şirkette edindiği ticari sırları ve müşteri çevresini haksız rekabet oluşturacak şekilde kullandığını, iş sözleşmesindeki gizlilik ve orantısız genişlikteki rekabet etmeme hükümlerini ihlal ettiğini ileri sürerek tazminat ve cezai şart talep etmiş; davalının cevap vermediği yargılamada sunulan bilirkişi raporunda ise sözleşmedeki rekabet yasağı maddesinin coğrafi ve ürün bazında kişiselleştirilmemiş olması nedeniyle orantılılık kriterlerini taşımadığı, bu nedenle geçerliliğinin mahkemenin takdirinde olduğu belirtilmiştir.

T.C. ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA
Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili
ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/674 Esas
KARAR NO : 2026/550
DAVA : Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 16/12/2021
KARAR TARİHİ : 02/07/2026
YAZIM TARİHİ : 31/07/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının, müvekkili şirkette 23.11.2015 -20.09.2019 tarihleri arasında yazılım biriminde çalıştığını, davalının ilk olarak 23.11.2015 tarihinde müvekkili şirkette çalışmaya başladığını ve 20/09/2019 tarihinde askerlik nedeniyle müvekkili şirketten ayrılmak istediğini belirterek kendi isteği ile istifa ettiğini, tüm işçilik alacaklarının kendisine ödendiğini, daha sonra askerden dönüp tekrar müvekkili şirkette çalışmak istediğini, 30.10.2019 tarihinde tekrar müvekkili şirkette çalışmaya başladığını, bu kez 19/04/2021 tarihinde müvekkili şirketten ayrılmasını gerektiren haklı bir neden yokken istifa ederek rakip firmaları olan aynı alanda faaliyet gösteren ... A.Ş. şirketinde çalışmaya başladığını sonradan öğrendiklerini, davalının müvekkili şirkette edindiği bilgileri, müşteri çevresi, üretim, ürün özellikleri ve diğer şirket politikalarını ve sırlarını yeni geçtiği ... A.Ş. 'de aynı veya benzer işleri yaparak kullanmakta olduğunu, bu durumun haksız rekabet oluşturmakta ve şirketlerine zarar vermekte olduğunu, Davalının edindiği tecrübe ve eğitimleri itibariyle her türlü sektörde veya firmada iş bulabilecek iken rakip firmada işe başlamasının kötü niyetli olduğunu ve haksız rekabet hükümlerinin ihlali anlamına geldiğini, davalının iş akdinde 11. Maddede gizlilik kuralları ve 12. Maddede Rekabet etmeme hükmünün mevcut olduğunu, firma tarafından geliştirilen yazılımların ve diğer ürünlerin firma dışına çıkarılması ve yazılım kodlarının kullanılması durumunda işçinin ilgili yazılımın satış değerine göre belirlenecek tüm zararlardan sorumlu olduğunu, işçinin gizlilik kurallarını ihlal etmesinin işveren tarafından sözleşmenin tazminatsız fesih sebebi olduğunu, bu bahsedilen koşulların davalı açısından gerçekleşmiş olduğunu ve sözleşmesinde yer alan 12 aylık brüt ücret tutarında tazminatın (ceza-i şart) ödenmesi gerekeceğini, davalının aynı işi yapan rakip firmaya geçmesi kasten zarar verme şekline dönüşmüş olması durumlarında müvekkili şirketin tüm zararlarını karşılaması gerekeceğini, davalının işe başladığında tecrübesiz olduğunu ve bir çok şeyi müvekkili şirkette öğrendiğini, müvekkili şirkette çalışmış olmasının verdiği referansı ve tecrübeyi kullanarak ... A.Ş. de iş bulabildiğini, birçok firmada çalışma imkanı varken ve sözleşme süresinin sona ermesini beklemeden ve haklı bir sebebi olmadan istifa ederek ayrıldığını ve rakip firmada çalışmaya başladığını, davalı, müvekkili şirkette çalışırken müvekkili şirketin ....le çalıştığını, bu hastane ile iletişimi ve desteği davalının sağladığını, davalı işten ayrıldıktan sonra bu kurumun davalının çalışmaya başladığı rakip kurumla çalışmaya başladığını, davalının, .... ihalesini müvekkili şirketin kaybedip rakip şirketin kazanmasında etkisi ve katkısı olduğunu, bu nedenlerle; davalının haksız rekabet ve gizliliğe aykırı tüm davranışlarının önlenmesi ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL tazminat ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL ceza-i şart olmak üzere toplam 2.000,00 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ve ticari işlerde uygulanan en yüksek avans faizi ile birlikte tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı davaya cevap vermemiştir.
DELİLLER:
-Taraflar arasında imzalanan iş sözleşmesi ve ekleri,
-... ve ...'e ilişkin evraklar,
-Bilirkişi raporu:
30/09/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davacı şirketin talebinde haklı olup olmadığı, davalı işçi ...'ün haksız rekabet ve gizlilik yasağı ilkelerini ihlal edip etmediği hususunda nihai takdir ve hukuki değerlendirmenin Mahkemeye ait olduğu, dava dilekçesi ekinde ibraz edilen taraflar arasında akdedilen 30.10.2019 başlangıç 30.10.2021 sonlanma tarihli .... Sözleşmesi'nin; 11. maddesinde, gizlilik yükümlülüğü, 12. maddesinde ise rekabet yasağı düzenlemesinin mevcut olduğu, söz konusu rekabet yasağı kapsamında getirilen yükümlülüklerin herhangi bir kişiselleştirme yapılmaksızın işverenin tüm faaliyet alanlarında (coğrafya ve ürün itibarıyla) getirilmiş olduğundan orantılılık kriterlerini taşımadığı tespit edilmiş olmakla taraflar arasında akdedilen Sözleşmede hüküm altına alınan rekabet yasağı düzenlemelerinin geçerliliği hususundaki nihai takdir ve hukuki değerlendirme Mahkemeye ait olduğu, davalı ...'ün davacı şirketten işten ayrıldığı kabul edilen 05.05.2021 tarihinden sonra yürüttüğü faaliyetlerin davacı şirket ile aralarında imzalanan sözleşme hükümlerinin ihlali olarak kabul edilmesine imkân bulunmadığının değerlendirildiği belirtilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, GEREKÇE VE KABUL:
Dava, rekabet yasağının ihlalinden doğduğu ileri sürülen cezai şart alacağı ve maddi tazminat istemine ilişkindir.
Mahkememizden verilen 15/02/2024 tarih ve ..., sayılı gerekçeli kararının Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi'nin 13/09/2024 tarih ve ..., sayılı kararı ve "
Bu açıklamalardan sonra somut olaya bakıldığında; davacı tarafça dosya kapsamında yer alan bilgilerden davacının işçisi olduğu anlaşılan davalının, taraflar arasındaki hizmet sözleşmesi sona erdikten sonraki dönemdeki eylemlerinin dava konusu edildiği, buna dayalı olarak açılacak davanın da niteliği itibariyle yukarıda bahsi geçen TBK'nın 444. maddesi kapsamına girdiği, bu kapsamdaki davaların 6102 sayılı TTK'nın 4/1-c maddesinin açık hükmü karşısında, tarafların sıfatına bakılmaksızın mutlak ticari davalardan bulunduğu anlaşılmış olup, bu tür davaların ticaret mahkemelerinde incelenip karara bağlanması gerektiğinden, ilk derece mahkemesince işin esasına girilip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle görevsizlik kararı verilmesi doğru görülmemiş, Dairemizce HMK'nın 353/1-a-3 maddesi gereğince davacı vekilinin istinaf itirazlarının kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesi ile kaldırılmasına karar verilmiş olmakla; davanın mahkememizin yukarıdaki esasına kaydının yapıldığı görüldü.
Davacının rekabet yasağının ihlali sebebiyle cezai şart dair iddialarının incelenmesinde; 6098 sayılı TBK'nın 444. maddesi uyarınca, fiil ehliyetine sahip olan işçi, işverene karşı, sözleşmenin sona ermesinden sonra herhangi bir biçimde onunla rekabet etmekten, özellikle kendi hesabına rakip bir işletme açmaktan, başka bir rakip işletmede çalışmaktan veya bunların dışında, rakip işletmeyle başka türden bir menfaat ilişkisine girişmekten kaçınmayı yazılı olarak üstlenebilir.
TBK'nın 444/2 maddesine göre rekabet yasağı sözleşmesinin geçerli olabilmesi için, işveren tarafından sözleşmenin haklı nedenle feshedilmiş olması veya ayrılan işçi tarafından haksız olarak feshedilmemiş olması, davalı işçinin iş akdinin devamı sırasında iş yerinin önemli müşteri çevresi veya üretim yönünden ticari sırlarına vakıf olabilecek bir pozisyonda çalışmış ve ayrıldıktan sonra yasaklı süre içerisinde rakip bir iş yerinde çalışmaya başlaması veya kendisinin bu tür bir faaliyeti icra etmesi, önceki iş yerinde edindiği bilgileri yeni iş yerinde kullanmasının önceki işverene önemli zarar verebilme ihtimalinin varlığı yeterlidir. Yani, rekabet yasağı kaydı karşısında, işverenin somut bir zarara uğraması gerekmemekte olup, işçinin yaptığı iş nedeniyle edindiği bilgileri, çalışmaya başladığı başka bir rakip işletmede kullanarak davacı işverene önemli ölçüde zarar verme ihtimalinin bulunması aranmaktadır.
6098 sayılı TBK’nın 445/2 fıkrasına göre de “Hâkim, aşırı nitelikteki rekabet yasağını, bütün durum ve koşulları serbestçe değerlendirmek ve işverenin üstlenmiş olabileceği karşı edimi de hakkaniyete uygun biçimde göz önünde tutmak suretiyle, kapsamı veya süresi bakımından sınırlayabilir.” Bu hükümden ve konuya ilişkin diğer hükümlerden de anlaşılacağı üzere, 6098 sayılı Kanun ile getirilen düzenleme ile 818 sayılı Kanundan farklı olarak, rekabet yasağı ile ilgili doğrudan mutlak bir geçersizliğin öngörülmediği, Anayasa ve diğer mevzuat hükümleri ile somut olgu nazara alınarak rekabet yasağının aşırı nitelikte olması halinde, yasağın kapsamı ve süresi bakımından hakime uyarlama yetkisi tanındığı anlaşılmaktadır. Hakime tanınan bu yetkinin gerek müstakil açılan bir uyarlama davasında ve gerekse de ihlal halinde açılacak bir tazminat davasında kullanılabileceği kuşkusuzdur (...).
Taraflar arasındaki sözleşmenin "Rekabet Yasağı" başlıklı 12. maddesi "İşçi, sözleşmenin feshi veya kendiliğinden sona ermesi tarihinden itibaren iki yıl boyunca, herhangi bir biçimde onunla rekabet etmekten,
özellikle kendi hesabına rakip bir işletme açmaktan, başka bir rakip işletmede çalışmaktan veya bunların dışında, rakip işletmeyle başka
türden bir menfaat ilişkisine girişmekten kaçınmayı taahhüt eder. Bu bağlamda işçi, iş akdi çerçevesinde edindiği bilgi ve eğitimleri
kullanabileceği .... diğer yazılım ve donanım
üretim alanlarında çalışan ve rakip konumda bulunan herhangi bir yazılım şirketinde ya da hizmet verilen hastanelerde işverenin yazılı iznini
almaksızın çalışamaz. 2 yıl süre ile yazılı veya sözlü olarak herhangi bir ilişki içinde bulunamaz. İşverenin yazılı iznini almaksızın bu hükümlere
aykırı biçimde yapılacak çalışmalar, rekabet yasağının ihlali kabul edilir. İşveren, yasağa aykırı davranışa son verilmesini isteme hakkı saklı
kalmak üzere, ihlal nedeniyle doğmuş ve doğacak zararların tazmini için her türlü hukuki talep ve dava hakkına sahiptir." şeklinde olup hükmün, yer olarak bir sınırlandırma içermediği anlaşıldığından, yer bakımından aşırılık içerdiği açıktır. Ancak yukarıda da ifade edildiği üzere, 6098 sayılı TBK’nın 445/2 fıkrasına göre, hakim, aşırı nitelikteki rekabet yasağını, bütün durum ve koşulları serbestçe değerlendirmek ve işverenin üstlenmiş olabileceği karşı edimi de hakkaniyete uygun biçimde göz önünde tutmak suretiyle, kapsamı veya süresi bakımından sınırlayabilir. Bu madde çerçevesinde somut olay değerlendirildiğinde, davalının davacı iş yerinden yazılım biriminde çalıştığı, 19/04/2021 tarihinde işten ayrıldığı, 24/05/2021 tarihinde dava dışı ... şirketinde yazılım geliştirme uzmanı olarak çalışmaya başladığı görüldü.
Rekabet yasağını düzenleyen 12. maddede süre sınırlaması getirilmiş ise de, coğrafi alan sınırlaması yapılmamıştır. Bu haliyle sözleşmenin maddesi davalı işçinin Anayasa ile koruma altına alınmış çalışma hürriyetini ortadan kaldırır nitelikte bulunulduğundan TBK'nun 27. Maddesine aykırılık teşkil ettiği için kesin olarak hükümsüz olduğu sonucuna varılmıştır.
Hal böyle olunca davacının bu maddeye dayanarak cezai şart talep etmesinin mümkün olmadığı kabul edilmekle talebin reddine karar verilmiştir.
Maddi tazminat talebi yönünden davacı maddi zararını ispatlayacak delilleri dosyaya sunmadığı gibi bu hususta zarara uğradığı dosya kapsamından tespit edilemediğinden, maddi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davanın REDDİNE,
Bu karar nedeniyle alınması gerekli 732,00 TL harçtan peşin alınan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 672,70 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
HUAK 18A/13 maddesi ile HUAK yönetmeliği 26/2 maddesi gereğince yargılama giderlerinden sayılan 1.320,00 TL zorunlu arabuluculuk giderinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
Davalı iş bu davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince hesaplanan 2.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Davalı tarafından yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
Davacı tarafından yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE,
Dair, Davacı Vekili Av. ..., Davalı Vekili Av. ...'nun (e-duruşma) yüzlerine karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde .... Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.02/07/2026
Katip ...
¸e-imzalıdır.
Hakim ...
¸e-imzalıdır.