Yargıtay, babasının kusurlu olduğu kazada yaralanan çocuğun sürekli iş göremezlik tazminatı talebinde, menfaat çatışması nedeniyle temsil kayyımı atanması gerektiğini belirten emsal nitelikte bir karar verdi.
Özet: Bu hukuki evrak, davacının zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesiyle sigortalı, babasının sürücüsü olduğu araçta yolcuyken meydana gelen tek taraflı trafik kazası sonucu malul kalması nedeniyle davalı sigorta şirketinden talep ettiği sürekli iş göremezlik tazminatına ilişkindir; uyuşmazlık ve itiraz hakem heyetlerinin davacının lehine karar vermesi üzerine davalı tarafından temyiz edilen dosyada, mahkeme, kaza yapan aracın sürücüsü ve işleteni olan babanın aynı zamanda küçük davacının kanuni temsilcisi olması nedeniyle menfaat çatışması potansiyelini ve Türk Medeni Kanununun 426. maddesi uyarınca temsil kayyımı atanması gerekliliğini incelemektedir.

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2024/1490 D.İş- 2024/1490 K.İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usûl eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; davalının Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesi ile sigortaladığı ve davacının yolcusu olduğu aracın sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucunda 11.01.2023 tarihinde tek taraflı trafik kazasının meydana geldiğini ve kaza nedeniyle davacının malul kaldığını, davalı tarafa başvuru yapılsa da davalı tarafça ödeme yapılmadığını beyanla belirsiz alacak davası olarak fazlaya ilişkin hakların saklı kalması kaydıyla şimdilik 25.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş ve bedel arttırım dilekçesiyle talebini 1.057.924,68 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafça dava öncesinde müvekkiline usulüne uygun başvuru yapılmadığını, davacının sunmuş olduğu maluliyet raporunun hükme esas alınamayacağını, sunulan maluliyet raporunun kaza tarihindeki yönetmelik hükümlerine göre alınmadığını, müvekkilinin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve poliçe limitleri dahilinde olduğunu ve kusur durumunun tespiti için bilirkişi raporu alınması gerektiğini, hesaplanan tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, TRH 2010 Yaşam Tablosu ile 1,8 teknik faiz yönteminin kullanılması suretiyle ve asgari ücret üzerinden hesaplama yapılması gerektiğini, dava tarihinden itibaren yasal faize karar verilebileceğini, davacı yararına hükmedilen vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan miktarın 1/5'i oranında olması gerektiğini belirterek başvurunun reddini istemiştir.III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARIUyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla davanın kabulü ile 1.057.924,68 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 22.02.2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine ve davacı vekil ile temsil olunduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 29.274,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.IV. İTİRAZUyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla hükme esas alınan maluliyet raporunun kaza tarihindeki yönetmelik hükümlerine uygun hazırlanmış olmasına, progresif rant yöntemi kullanılmak suretiyle hesaplama yapılmasının Yargıtay içtihatları gereği olmasına, somut olayda müterafik kusur indirimini gerektirir bir durum veya olgunun bulunmamasına, temerrüt tarihinin 2918 sayılı KTK'nın 99. maddesine göre belirlenmiş olmasına göre itirazlarının reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı vekili temyiz dilekçesinde; davacı tarafça dava öncesinde müvekkiline usulüne uygun başvuru yapılmadığını, maluliyet raporunun usulüne uygun olmadığını, TRH 2010 Yaşam Tablosu ile 1,8 teknik faiz yönteminin kullanılması suretiyle hesaplama yapılması gerektiğini, hesaplanan tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, dava tarihinden itibaren yasal faize karar verilebileceğini, davacı yararına hükmedilen vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan miktarın 1/5'i oranında olması gerektiğini belirtmiştir. B. Gerekçe:Uyuşmazlık; davalının Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesi ile sigortaladığı ve davacının yolcusu olduğu aracın sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi ile meydana gelen tek taraflı trafik kazası sonucunda davacının yaralanıp malul kalması nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir.1-Somut olayda; davacı, babası olan ...'ın işleteni ve sürücüsü olduğu araçta yolcu konumunda iken 11.01.2023 tarihinde meydana gelen ve kaza tespit tutanağına göre babası ...'ın kusuruyla sebebiyet vermiş olduğu tek taraflı trafik kazası sonucunda yaralanarak malul kalmıştır. Eldeki davada, davalı ... şirketinin, davacının yolcu olarak bulunduğu ve babasının ise sürücüsü ve işleteni olduğu aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğu ve davanın 2014 doğumlu davacıya velayeten kanuni temsilcileri olan annesi... ve babası ... tarafından açıldığı görülmektedir.4721 sayılı Kanun'un 426. maddesinde temsil kayyımı gerektiren haller düzenlenmiş olup bir işte yasal temsilcinin menfaati ile küçüğün veya kısıtlının menfaati çatışıyorsa vesayet makamı, ilgilisinin isteği üzerine veya re’sen temsil kayyımı atar. Temsil kayyımı atanmasına konu menfaat çatışmasının tarafları, temsil olunan ile onun yasal temsilcileridir. Küçüğün menfaati ile yasal temsilcinin menfaati arasında salt soyut bir tehlike olasılığının varlığı da temsil kayyımı atanması için yeterlidir.Eldeki davada davacılar anne... ve baba ... küçüğün velisi ve dolayısıyla yasal temsilcisi ise de, davacı babanın trafik kazasının meydana gelmesinde kusurunun bulunmasıyla hükmedilecek tazminatın rücuen tahsili isteminde bulunulması ihtimalinin varlığı nedeniyle yasal temsilci olan babanın menfaati ile küçüğün menfaati bu davada çatışmaktadır. Bu sebeple kanuni temsilci baba küçüğü temsil edemez.Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince, davacı küçüğe temsil kayyımı atanması için davacı yana süre verilmesi, bu işlem yönünden taraflardan süre uzatımına muvafakat istenilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, kayyım tayin edilmesi ve kayyımın davaya iştiraki sağlanmadan yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir. Kararın açıklanan nedenle bozulması gerekmiştir.2-Bozma ilamının kapsam ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir. VI. KARAR 1. Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,2.Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine,Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,05.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.