Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası kapsamında trafik kazası sonrası sürekli iş göremezlik tazminatı davasında, küçük yolcu davacının yasal temsilcisi ile menfaat çatışması nedeniyle kayyım atanması gerekliliği.
Özet: Bu hukuki evrak, davacının yolcu olarak bulunduğu, babasının sürücüsü olduğu aracın karıştığı tek taraflı trafik kazasında malul kalması nedeniyle, zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olan davalıdan sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkin olup; uyuşmazlık ve itiraz hakem heyetlerinin davayı kabul eden kararlarına davalı vekili tarafından yapılan temyiz incelemesinde, davacının küçük olması ve kazaya neden olan babasının aynı zamanda yasal temsilcisi olarak menfaat çatışması bulunması nedeniyle Türk Medeni Kanununun 426. maddesi gereğince temsil kayyımı atanması ihtimali üzerinde durulduğunu belirtmektedir.

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2024/1422 D.İş- 2024/1422 K.İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usûl eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; davalının Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi ile sigortaladığı ve davacının yolcusu olduğu aracın sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucunda 12.01.2023 tarihinde tek taraflı trafik kazasının meydana geldiğini ve kaza nedeniyle davacının malul kaldığını, davalı tarafa başvuru yapılsa da davalı tarafça ödeme yapılmadığını beyanla belirsiz alacak davası olarak fazlaya ilişkin hakların saklı kalması kaydıyla şimdilik 15.100,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş ve bedel arttırım dilekçesiyle talebini 608.384,04 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafça dava öncesinde müvekkiline usulüne uygun başvuru yapılmadığını, davacının sunmuş olduğu maluliyet raporunun hükme esas alınamayacağını, sunulan maluliyet raporunun kaza tarihindeki yönetmelik hükümlerine göre alınmadığını, TRH 2010 Yaşam Tablosu ile 1.8 teknik faiz yönteminin kullanılması suretiyle hesaplama yapılması gerektiğini, müvekkilinin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve poliçe limitleri dahilinde olduğunu ve kusur durumunun tespiti için bilirkişi raporu alınması gerektiğini, temerrüt tarihinden itibaren yasal faize karar verilebileceğini, ceza yargılamasında uzlaşma sağlanıp sağlanmadığının tespit edilmesi gerektiğini, davacı yararına hükmedilen vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan miktarın 1/5'i oranında olması gerektiğini belirterek başvurunun reddini istemiştir.III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARIUyuşmazlık Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla davanın kabulü ile 608.384,04 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 21.03.2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine ve davacı vekil ile temsil olunduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 18.234,75 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.IV. İTİRAZUyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; hükme esas alınan maluliyet raporunun kaza tarihindeki yönetmelik hükümlerine uygun hazırlanmış olmasına, progresif rant yöntemi kullanılmak suretiyle hesaplama yapılmasının Yargıtay içtihatları gereği olmasına, hükme esas alınan kusur raporunun oluşa uygun olmasına, somut olayda müterafik kusur indirimi yapılmasını gerektirir bir durum veya olgunun bulunmamasına göre davalı vekilinin itirazlarının reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı vekili temyiz dilekçesinde; maluliyet raporunun usulüne uygun olmadığını, hükme esas alınan kusur raporunun hatalı olduğunu, TRH 2010 Yaşam Tablosu ile 1.8 teknik faiz yönteminin kullanılması suretiyle hesaplama yapılması gerektiğini, hesaplanan tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, davacı yararına hükmedilen vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan miktarın 1/5'i oranında olması gerektiğini belirtmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık; davalının Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesi ile sigortaladığı ve davacının yolcusu olduğu aracın sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi ile meydana gelen tek taraflı trafik kazası sonucunda davacının yaralanıp malul kalması nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir.1-Somut olayda; davacı, babası olan ... 'ın sürücüsü olduğu araçta yolcu konumunda iken 12.01.2023 tarihinde meydana gelen ve kaza tespit tutanağına göre babası ... 'ın kusuruyla sebebiyet vermiş olduğu tek taraflı trafik kazası sonucunda yaralanarak malul kalmıştır. Eldeki davada, davalı ... şirketinin, davacının yolcu olarak bulunduğu ve babasının ise sürücüsü olduğu aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğu ve davanın 2017 doğumlu davacıya velayeten kanuni temsilcileri olan annesi ... ve babası ... tarafından açıldığı görülmektedir.4721 sayılı Kanun'un 426. maddesinde temsil kayyımı gerektiren haller düzenlenmiş olup, bir işte yasal temsilcinin menfaati ile küçüğün veya kısıtlının menfaati çatışıyorsa vesayet makamı, ilgilisinin isteği üzerine veya re’sen temsil kayyımı atar. Temsil kayyımı atanmasına konu menfaat çatışmasının tarafları, temsil olunan ile onun yasal temsilcileridir. Küçüğün menfaati ile yasal temsilcinin menfaati arasında salt soyut bir tehlike olasılığının varlığı da temsil kayyımı atanması için yeterlidir.Eldeki davada davacılar anne ... ve babası ... küçüğün velisi ve dolayısıyla yasal temsilcisi ise de, davacı babanın trafik kazasının meydana gelmesinde kusurunun bulunmasıyla hükmedilecek tazminatın rücuen tahsili isteminde bulunulması ihtimalinin varlığı nedeniyle yasal temsilci olan babanın menfaati ile küçüğün menfaati bu davada çatışmaktadır. Bu sebeple kanuni temsilci baba küçüğü temsil edemez.Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince, davacı küçüğe temsil kayyımı atanması için davacı yana süre verilmesi, bu işlem yönünden taraflardan süre uzatımına muvafakat istenilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, kayyım tayin edilmesi ve kayyımın davaya iştiraki sağlanmadan yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir. Kararın açıklanan nedenle bozulması gerekmiştir.2-Bozma ilamının kapsam ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir. VI. KARAR 1. Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,2.Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine,Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,05.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.