Yargıtay 8. Ceza Dairesi, ceza infaz kurumuna yasak madde sokma suçundan sanığa verilen mahkumiyet kararını bozma sonrası inceleyerek onamıştır.
Özet: Bir kişi, cezaevine eşiyle görüşmeye gittiği sırada çıkışta çantasında esrar ele geçirilmesi üzerine "infaz kurumuna yasak eşya sokma" suçundan yargılanmış; önceki bozma ilamında eylemin tamamlanmış suç olduğu ve uyuşturucu madde bulundurmak suçuyla fikri içtima kapsamında değerlendirilmesi gerektiği belirtilmesi üzerine, bu doğrultuda mahkemece 2 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırılmasına karar verilmiş; sanık ve müdafiinin suç kastı olmadığı, yeterli delil bulunmadığı ve beraat gerektiği yönündeki temyiz itirazları, toplanan deliller ve yasal süreçteki usul uygunluk gerekçesiyle reddedilerek mahkûmiyet hükmü onanmıştır.

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2025/320 Esas, 2025/324 KararSUÇ : İnfaz kurumuna veya tutukevine yasak eşya sokmaHÜKÜM : MahkûmiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : OnamaYapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında Yargıtay bozma ilamı üzerine verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı anlaşılmakla gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇA. Yargıtay Bozma İlamıSilifke 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.03.2024 tarihli ve 2023/352 Esas, 2024/74 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında, infaz kurumuna veya tutukevine yasak eşya sokma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 44. maddesi delaletiyle aynı Kanun'un 297/2, 35/2, 62, 53, 58/7, 54. maddeleri uyarınca 1 yıl 10... gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. Sanık, sanık müdafii ve Cumhuriyet savcısının temyizi üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 03.06.2025 tarihli ve 2024/21610 Esas, 2025/4575 Karar sayılı ilamı ile "...Sanığın, üzerine atılı infaz kurumuna veya tutukevine yasak eşya eşya sokma suçunu ceza infaz kurumunun nizamiye bölümünde işlediği, ziyaretçilerin arandığı bu bölümün ceza infaz kurumu bütününe dahil sayıldığı göz önünde bulundurulduğunda eylemin tamamlanmış suç olarak kabulü gerektiği halde teşebbüs hükümlerinin uygulanması, kabule göre ise; mahkemece eyleminin bir bütün olarak "infaz kurumuna veya tutukevine yasak eşya sokmaya teşebbüs" suçunu oluşturduğu kabul edildiği halde 5237 sayılı Kanun'un 297/1. maddesinin 1. ve 2. cümleleri ile sonuç cezanın fikri içtima kapsamında kalan ve tamamlanmış olan uyuşturucu madde bulundurmak suçu için öngörülen cezadan az olmamak üzere aynı Kanun'un 35. maddesi uyarınca belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur." gerekçesi ile bozulmasına karar verilmiştir.B. Yargıtay Bozma İlamından Sonraki Yargılama SüreciSilifke 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.10.2025 tarihli ve 2025/320 Esas, 2025/324 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, infaz kurumuna veya tutukevine yasak eşya sokma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 297/1-1. cümle, 44. maddesi delaletiyle aynı Kanun'un 297/2, 62, 53, 58/6-7, 54. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 283/1. maddesi uyarınca 2 yıl hapis cezası üzerinden infaz edilmesine karar verilmiştir. II. TEMYİZA. Temyiz SebepleriSanık ve Müdafinin Temyiz İstemiSanığın atılı suçu işlediğini gösterir somut delil bulunmadığına, suç işleme kastının bulunmadığına ve mahkemece eksik ve yetersiz inceleme yapıldığına, yeterli ve somut delil bulunmadığına, lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine, beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.B. Değerlendirme ve GerekçeDava dosyası kapsamına göre; sanığın olay günü Silifke M Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olarak bulunan eşi ile görüşmek için cezaevine gittiği, ziyaret sonrası cezaevinden çıkış yapacağı esnada çantasında yapılan aramada esrar ele geçirildiği, sanığın infaz kurumuna veya tutukevine yasak eşya sokma suçunu işlediği iddiasına ilişkin olarak;Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, olay tutanağı, sanığın savunmaları, tutanak mümzilerinin tanık sıfatıyla alınan ifadeleri, uzmanlık raporu ile dava dosyası kapsamındaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde suçun vasfına, sübutuna, delillerin hukuka uygun olarak toplandığına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımların yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği, hükme esas alınan diğer tüm delillerin hukuka uygun şekilde toplandığı, dosya kapsamında hükmün esasına etki edebilecek eksik inceleme bulunmadığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı anlaşıldığından, sanık ve müdafinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.III. KARARGerekçe bölümünde açıklanan nedenle Silifke 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.10.2025 tarihli ve 2025/320 Esas, 2025/324 Karar sayılı kararına yönelik sanık ve müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, sanık ve müdafinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname'ye uygun olarak oy birliğiyle ONANMASINA,Dava dosyasının Silifke 2. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.06.2026 tarihinde karar verildi.