Trafik kazası kaynaklı sürekli iş göremezlik tazminatı talebinde, maluliyet tespiti ve ilgili yönetmeliğin uygulanması ile bilirkişi raporları arasındaki uyuşmazlığa ilişkin temyiz kararı.
Özet: Bu hukuki evrak, davacının trafik kazası sonucu maluliyet iddiasıyla sigorta şirketine açtığı tazminat davasında, ilk derece ve itiraz hakem heyetlerinin maluliyet oluşmadığına dair kararlarının davacı vekili tarafından temyiz edilmesini konu edinmektedir; temel uyuşmazlık, davacının sunduğu %5 maluliyet raporu ile hakem heyetince alınan maluliyet olmadığını belirten rapor arasındaki çelişkinin, kaza tarihinde yürürlükte olan ilgili yönetmelikler çerçevesinde uzman hekim heyeti tarafından yeniden değerlendirilmesi gerektiği hususundadır.
4. Hukuk Dairesi         2024/14638 E.  ,  2026/5287 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

SAYISI : 2024/822 D.İş- 2024/846 K.
İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usûl eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesi ile sigortaladığı ve davacının yolcusu olduğu aracın, diğer bir araca çarpması ile 23.09.2015 tarihinde meydana gelen iki taraflı trafik kazası nedeniyle davacının malul kaldığını, davalı tarafa başvuru yapılsa da davalı tarafça ödeme yapılmadığını beyanla belirsiz alacak davası olarak fazlaya ilişkin hakların saklı kalması kaydıyla şimdilik 15.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davaya konu taleplerin zamanaşımına uğradığını, davacının sunmuş olduğu maluliyet raporunun hükme esas alınamayacağını, sunulan maluliyet raporunun kaza tarihindeki yönetmelik hükümlerine göre alınmadığını, davacıda oluşan maluliyet ile müvekkili tarafından sigortalanan aracın sürücüsünün kusuru ile sebep olduğu kaza arasında illiyet bağı olmadığını, müvekkilinin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve poliçe limitleri dahilinde olduğunu ve kusur durumunun tespiti için bilirkişi raporu alınması gerektiğini, TRH 2010 Yaşam Tablosu ile 1.65 teknik faiz yönteminin kullanılması suretiyle hesaplama yapılması gerektiğini, yasal faize karar verilebileceğini, hesaplanan tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, davacı yararına hükmedilen vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan miktarın 1/5'i oranında olması gerektiğini beyanla başvurunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacıda kaza nedeniyle maluliyet oluşmadığından davacının davasının reddine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; hükme esas alınan maluliyet raporunun oluşa uygun olması nedeniyle itirazın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; taraflarınca sunulan maluliyet raporunun kaza tarihindeki yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlendiğini belirtmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan ve davacının yolcusu olduğu aracın, diğer bir araca çarpması suretiyle meydana gelen trafik kazası sonucunda davacının yaralanıp malul kalması nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir.
Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Maluliyete ilişkin alınacak raporlar 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihi ile 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine, 20.02.2019 tarihinden sonra da Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir.
Somut olayda; davacı tarafça dosyaya sunulan ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından düzenlenen 06.01.2023 tarihli raporda, davacının kazadan kaynaklanan maluliyetinin hipertrofik skar ve keloid nedeniyle %5 oranında olduğu kabul edilmiştir.
Uyuşmazlık Hakem Heyetince alınan ve tek bilirkişi tarafından düzenlenen raporda, davacının kazadan kaynaklanan maluliyet oluşmadığı kabul edilmiştir.
Davacı tarafça sunulan ve yine Uyuşmazlık Hakem Heyetince alınan her iki raporda, Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik ile ekindeki cetvelleri kullanmış ve hükme esas alınan maluliyet raporu ile davacı tarafça sunalan maluliyet raporlarında davaya konu kaza nedeniyle oluşan yaralanmalar aynı şekilde tespit edilmiş ise de maluliyet oranları farklı olarak belirlenmiş ve bu nedenle raporlar arasında çelişki oluşmuştur. Diğer yandan, hakem heyeti kararına esas alınan raporun davacının muayenesi yapılmadan düzenlendiği dikkate alındığında, anılan raporun yönetmelikteki şartları taşımadığı ve raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesinin zorunlu olduğu açıktır.
Açıklanan hukuki ve maddi vakıalar karşısında; davacının maluliyet oranının tespiti için davacının dava konusu olay nedeniyle tüm tedavi evraklarının getirtilip değerlendirmek ve davacının da muayene edilmesi suretiyle davacı tarafın maluliyet raporu aldığı üniversite haricindeki başka bir Üniversite Hastanesinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümünden içerisinde davacının yaralanmasına uygun uzman doktorların da yer aldığı heyetten olay tarihinde yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun, davacının kaza nedeniyle uğradığı çalışma gücü kaybı bulunup bulunmadığı ve varsa oranı konusunda ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli, kaza ile illiyet bağı kuran ve raporlar arasındaki çelişkiyi giderir rapor alınıp sunulması için davacıya süre verilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacıya iadesine,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,
05.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.