Suç eşyasının kabulü davasında sanık hakkında verilen beraat kararının, katılan vekilinin temyiz itirazları reddedilerek Yargıtay 2. Ceza Dairesince onanması.
Özet: İlk derece mahkemesince sanık hakkında verilen mahkûmiyet kararının istinaf incelemesinde Bölge Adliye Mahkemesi tarafından kaldırılarak beraatine karar verilmesi üzerine, katılan vekilinin sanığın suç eşyası niteliğindeki parayı bilerek aldığı ve hizmet nedeniyle görevi kötüye kullanma suçuna iştirak ettiği gerekçesiyle yaptığı temyiz başvurusu incelenmiş; ancak, Bölge Adliye Mahkemesinin beraat kararında hukuka aykırılık bulunmadığı ve temyiz nedenlerinin yerinde olmadığı tespit edilerek, ilgili hükmün onanmasına karar verilmiştir.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/513 E., 2020/1585 K.SUÇ : Suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi HÜKÜM : Mahkûmiyet kararı kaldırılarak beraatine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; katılan vekilinin temyiz isteminin, sanık ...’ın, sanık ...’in nişanlısı olduğu ve asgari ücret ile çalıştığını bildiği, sanığın savunmalarının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu, sanığın hizmet nedeniyle görevi kötüye kullanma suçuna iştirak ettiği, bu suç oluşmamış olsa dahi suç eşyası olan parayı bilerek alması nedeniyle TCK’nın 165. maddesinde düzenlenen suçu işlediğinin sabit olduğuna ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;Sanık hakkında katılana yönelik eylemi sebebiyle kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, ilk derece mahkemesinin mahkûmiyet kararı kaldırılarak verilen beraat kararı hukuka uygun bulunduğundan, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, Tebliğname'ye uygun olarak usul ve yasaya uygun olan İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN ONANMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca İzmir 10. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.