Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamında trafik kazası sonrası sürekli iş göremezlik tazminatı davasında, kusur raporlarındaki çelişkinin giderilmesi için bilirkişi incelemesi gerekliliği kararı.
Özet: Yüksek Mahkeme, trafik kazası sonucu sürekli iş göremezlik tazminatı davasında, kazanın asli ve tali kusur oranlarının belirlenmesinde kaza tespit tutanağı ile bilirkişi raporu arasındaki çelişkinin giderilmesi ve itiraz hakem heyetinin bu çelişkiyi neden gidermediği veya hangi rapora neden itibar ettiğini gerekçelendirmesi gerektiğini belirterek, uyuşmazlık hakem heyeti kararını bozmuş; bu çelişkinin adli tıp kurumu veya karayolları genel müdürlüğü trafik fen heyeti gibi uzman kurumlardan alınacak yeni bir bilirkişi raporu ile çözümlenmesi gerektiğini vurgulamıştır.

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2024/1486 Değişik İş, 2024/1486 Kararİtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; 22.06.2022 tarihinde davacının sevk ve idaresindeki motosiklet ile davalı ... tarafından Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası yapılan aracın karıştığı trafik kazasında davacının yaralandığını ve malul kaldığını, davalı ... şirketine yapılan başvuruya olumlu yanıt verilmediğini ileri sürerek açtığı belirsiz alacak davasında fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 5.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 315.728,09 TL'ye artırmıştır. II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; sigorta şirketine mevzuata uygun maluliyet raporu ile başvuru yapılmadığından talebin usulden reddi gerektiğini, sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olduğunu, kaza tespit tutanağının da bu şekilde olduğunu, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, yasal faiz talep edilebileceğini, aleyhe hüküm kurulacak olması halinde davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne (AAÜT) göre belirlenen rakamın 1/5'i oranında olması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARIUyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, 315.728,09 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 28.03.2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İTİRAZUyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından itiraz başvurusunda bulunulması üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; itirazın kısmen kabulüne, davacı lehine hükmedilen vekalet ücretinin AAÜT'ne göre belirlenen rakamın maktunun altında kalmayacak 1/5'i oranında düzeltilmesine, diğer maddelerin aynı şekilde icrasına karar verilmiştir. V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı vekili temyiz dilekçesinde; davacının sigorta şirketine sunduğu maluliyet raporu kaza tarihinde yürürlükte bulunan yönetmelik hükümlerine uygun düzenlenmediğinden talebin usulden reddi gerektiğini, sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olduğunu, nitekim soruşturma da sürücü kusursuz olduğundan kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiğini, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, hesaplamanın TRH-2010 Yaşam Tablosu ve %1,65 teknik faiz ile yapılması gerektiğini, vekalet ücretinin hatalı belirlendiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, davalı ... şirketinin Zorunlu Mali Sorumluluk sigortasını yaptığı aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanan ve malul kalan davacı sürücünün sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 266 ve devamı maddeleri gereğince, çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verilir.Somut olayda, kazaya ilişkin kaza tespit tutanağında davacının 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu 52/1-a maddesi uyarınca kusurlu bulunduğu belirtilmiştir. Dosyaya alınan bilirkişi kurulu raporunda ise davalıya sigortalı araç sürücüsünün kontrolsüz kavşakta sağdan gelen araca ilk geçiş hakkını vermek kuralını ihlal etmesi nedeni asli kusurlu olduğu, davacının ise kavşağa yaklaşırken hızını düşürmemek kuralını ihlal etmesi nedeni ile tali kusurlu olduğu belirtilmiştir. Uyuşmazlık Hakem Heyetince kusur raporuna itibar olunarak davalının kazada asli kusurlu olduğu kabulü ile hesaplama yapılarak hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır. Yargılama makamlarınca rapora neden itibar edildiği, kaza tespit tutanağının neden tercih edilmediği gerekçelendirilmeli veya kaza tespit tutanağı ve kusur raporu arasındaki çelişkiyi gideren ikinci bir rapor alınmalıdır.Şu durumda, İtiraz Hakem Heyetince, varsa savcılık evrakları da getirtilerek, dosyanın Adli Tıp Kurumu, ... veya Karayolları Genel Müdürlüğü Trafik Fen Heyeti gibi kurumlardan seçilecek konusunda uzman üç kişilik bilirkişi kuruluna dosyanın tevdii ile kaza tespit tutanağı, dosya kapsamında alınan kusur raporu ve tüm dosya kapsamı ile oluş şekline göre olaydaki kusur oranlarının duraksamaya yer vermeyecek şekilde tespiti ve meydana gelebilecek çelişkilerin giderilmesi yönünden ayrıntılı, gerekçeli ve denetime açık rapor alınması, ondan sonra dosyadaki tüm deliller birlikte değerlendirilip varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, İtiraz Hakem Heyeti kararının bu nedenle bozulması gerekmiştir.3. Dosya kapsamından; davacının, başvuru sırasında fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak sürekli iş göremezlik tazminatı talebinde bulunduğu ve davacının geçici iş göremezlik tazminatı bakımından talebinin olmadığı anlaşılmaktadır. Bununla birlikte hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporunda, kaza tarihi olan 22.06.2022 tarihinden itibaren hesaplamanın yapıldığı, davacının geçici iş göremez olduğu 90 günlük sürenin de sürekli iş göremezlik tazminatı hesaplamasına dâhil edildiği anlaşılmıştır. İtiraz Hakem Heyetince, tazminat esaslarına uygun olmayan şekilde hesaplama yapan aktüer bilirkişi raporu esas alınarak başvurunun kabulüne karar verilmiştir. Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince; davacının sürekli iş göremezlik tazminatı talebi bakımından hesaplamanın, davacının geçici iş göremezlik süresinin sonundan itibaren başlayacak şekilde yapılması için aktüer bilirkişiden ek rapor alınması ve oluşacak sonuca göre (temyiz eden davalı lehine usuli kazanılmış haklar gözetilerek) karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. Kararın bu nedenle bozulması gerekir. 4. Dairemizin yerleşik uygulamasına göre; TRH-2010 Yaşam Tablosu’na göre kaza tarihindeki yaşı esas alınarak davacının muhtemel bakiye ömür süresi ile işleyecek aktif ve pasif dönemlerin, hesaplamaya esas olacak şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Somut olayda ise; muhtemel bakiye ömür süresi davacının hesap tarihindeki yaşı esas alınarak belirlenmiş ve bu doğrultuda işleyecek/bilinmeyen dönem hesabı yapılmıştır. Varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Bu durumda; İtiraz Hakem Heyetince, davacı tarafından kararın temyiz edilmediği göz önüne alındığında davalının usuli kazanılmış hakları gözetilerek TRH-2010 Yaşam Tablosu’na göre davacının kaza tarihindeki yaşı esas alınıp bakiye ömür süresi belirlenerek (hesap tarihindeki yaşına göre değil, kaza tarihindeki yaşına göre saptanacak bakiye ömür süresi), aktif ve pasif dönem başlangıç ve bitiş tarihleri ile süreleri gösterilmek suretiyle daha önce rapor düzenleyen bilirkişiden denetime elverişli ek rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR1. Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,2. Yukarıda (2), (3) ve (4) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine,Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,05.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.