Yargıtay 3. Ceza Dairesinin silahlı terör örgütüne üyelik suçundan verilen mahkumiyet kararında, ilk derece hakiminin temyiz incelemesine katılması sebebiyle CMK 23/1 ihlali itirazının değerlendirilmesi.
Özet: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, silahlı terör örgütü üyeliği suçundan yargılanan sanığın ilk derece mahkemesindeki mahkumiyet kararını veren başkan hakimin, aynı davanın temyiz aşamasında Yargıtay üyesi olarak karar heyetinde yer alması nedeniyle Ceza Muhakemesi Kanununun 23/1. maddesindeki tarafsızlık ilkesinin ihlal edildiğini ileri sürerek, Yargıtay 3. Ceza Dairesinin bozma kararına itiraz etmiş; bu usul hatası nedeniyle söz konusu bozma kararının kaldırılması ve Bölge Adliye Mahkemesinin istinaf kararının esastan incelenmesi yönünde görüş bildirmiştir.
3. Ceza Dairesi         2026/3092 E.  ,  2026/11042 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2019/1095 E., 2021/676 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 21. Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2017/71 E., 2018/365 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM: TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanun'un 5/1, TCK'nın 53/1- 2- 3, 58/9 ve 63. maddeleri gereğince verilen mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusunun esastan reddi
İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ : Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 22.05.20 25... /29911 esas ve 2025/15210 karar sayılı bozma ilamının kaldırılması ile istinaf kararının esastan incelenmesi
İTİRAZA KONU KARAR : Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 22.05.20 25... /29911 esas ve 2025/15210 karar sayılı ilamı
İTİRAZ EDEN : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
Yargıtay 3. Ceza Dairesinin, 22.05.2025 tarihli ve 2022/29911 esas, 2025/15210 sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 26.03.2026 tarihli ve KD - 2026/24213 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 308 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen kanunî süresinde yapılan lehe itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü:
HUKUKİ SÜREÇ
Ankara Cumhuriyet Basşavcılığının 18.06.2017 tarih, 2017/104759 soruşturma, 2017/20543 esas sayılı iddianamesi ile sanık ... hakkında, Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme, Silahlı terör örgütü kurma ve yönetme suçundan TCK'nın 314/1, 58/9, 53, 54, 63, 3713 sayılı Kanun'un 1-2. maddeleri, TCK'nın 309/1, 58/9, 53, 54, 63 maddeleri, 3713 sayılı Kanun'un 5/1-2. maddeleri uyarınca cezalandırılması için dava açıldığı,
Ankara 21. Ağır Ceza Mahkemesinin 20.11.2018 gün ve 2017/71 esas ve 2018/365 sayılı kararı ile sanık ... hakkında TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanun'un 5/1, TCK'nın 62/1, 53, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılması, belli haklardan yoksun bırakılması, mükerrerlere özgü infaz rejimi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, söz konusu kararda mahkeme başkanı ... 'in ağır ceza mahkemesi başkanı olarak yer aldığı,
Kararın istinaf edilmesi üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin 24.03.2021 gün ve 2019/1095 esas, 2021/676 sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği,
Kararın temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 22.05.20 25... /29911 esas ve 2025/15210 karar sayılı kararı ile CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca bozulmasına karar verildiği, söz konusu kararda ...'in Yargıtay Üyesi olarak olarak yer aldığı, bozma kararı sonrası Ankara 21. Ağır Ceza Mahkemesinin 13.01.2026 gün ve 2025/496 esas ve 2026/26 sayılı kararı ile,
1. Sanık ... yönünden mahkememizce 2017/71 esas sayılı dosya üzerinden yapılan yargılama neticesinde verilen 2018/365 Sayılı kararda mahkeme başkanı ...'in yer aldığı, hükmün temyiz incelemesi sonrasında verilen Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 2025/15210 sayılı kararda da ...'in üye yargıç olarak kararda imzasının bulunduğu anlaşılmakla, CMK'nın 23. hükmü uyarınca aynı yargıcın yüksek görevli mahkemece bu hükme ilişkin verilecek karar veya hükme katılamayacağı belirtilmesi karşısında, anılan Yargıtay ilamı yönünden CMK'nın 308. hükmü uyarınca işlem yapılması gerektiği anlaşılmakla, bu yöndeki işlemlerin icrasının beklenmesi için 5271 sayılı CMK'nın 223/8. hükmü uyarınca yargılamanın DURMASINA,
2. Yukarıda belirtilen karar uyarınca 5271 sayılı CMK'nın 308. maddesi uyarınca gereğinin takdir ve ifası için dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine," şeklinde karar verildiği anlaşılmıştır.
I. İTİRAZ KONUSU: Kovuşturma aşamasında hükme katılan hakimin, kararın temyiz incelemesi sırasında Yargıtay üyesi olarak yargılamaya katılmak suretiyle CMK'nın 23/1. maddesinin ihlal edilmesinin bozmayı gerektirdiği hususundadır.
II. İTİRAZ SEBEPLERİ
5271 sayılı CMK'nın 23/1. maddesinde bir karar veya hükme katılan hakimin, yüksek görevli mahkemece bu hükme ilişkin olarak verilecek karar veya hükme katılamayacağı düzenlenmiş olup bu düzenleme uyulması zorunlu bir usul kuralıdır.
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.12.2021 tarih ve 2020/16-339 esas, 2021/631 sayılı kararında ".. ilk derece mahkemesi hâkimi olarak görev yaptığı dönemde, tutukluluğun devamına karar veren hâkimin, aynı işin bölge adliye mahkemesi ceza dairesinde istinaf kanun yoluyla incelenmesi sırasında görev yapması veya Yargıtay üyesi seçilmesi hâlinde aynı işin temyiz incelemesine katılmasının, CMK’nın 23/1. maddesi yanında AİHS’nin 6/1. maddesinde güvence altına alınan tarafsız bir mahkemede yargılanma hakkının ihlali niteliğinde olduğu konusunda bir tereddüt bulunmadığı.." kabul edilmiştir.
Kovuşturma aşamasında sanığın mahkumiyetine ilişkin Ankara 21. Ağır Ceza Mahkemesinin 20.11.2018 gün ve 2017/71 esas, 2018/365 karar sayılı dosyasının yargılamasına katılan ve hükmü veren mahkeme heyetinin başkanı olan ...’in (...) aynı temyiz incelemesine Yargıtay 3. Ceza Dairesi üyesi olarak katılıp 22.05.2025 tarihli ve 2022/29911 esas, 2025/15210 sayılı kararda yer alması suretiyle, tarafsız bir mahkemede yargılanma hakkı anlamında uyulması zorunlu bir hüküm olan CMK'nın 23/1. maddesindeki usul kuralının ihlal edildiği kanaatine varılmakla Yüksek Daire kararına itiraz etme ihtiyacına ilişkindir.
III. GEREKÇE
Kovuşturma aşamasında sanığın mahkumiyetine ilişkin Ankara 21. Ağır Ceza Mahkemesinin 20.11.2018 gün ve 2017/71 esas, 2018/365 karar sayılı dosyasının yargılamasına katılan ve hükmü veren mahkeme heyetinin başkanı olan ...’in (...) aynı davanın temyiz incelemesine Yargıtay 3. Ceza Dairesi üyesi olarak katılıp 22.05.2025 tarihli ve 2022/29911 esas, 2025/15210 sayılı kararda yer alması suretiyle, tarafsız bir mahkemede yargılanma hakkı anlamında uyulması zorunlu bir hüküm olan CMK'nın 23/1. maddesindeki usul kuralının ihlal edildiği anlaşılmakla itiraza konu ilam hukuka aykırı bulunmuş, bu sebeple itirazın kabulüne karar verilmiştir.
III. KARAR
1. Gerekçe bölümünde belirtilen nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ KABULÜNE,
2. 5271 sayılı Kanun’un 308. maddesinin ikinci fıkrası gereği Yargıtay 3. Ceza Dairesinin, 22.05.2025 tarihli ve 2022/29911 esas, 2025/15210 karar sayılı ilâmının KALDIRILMASINA,
3. Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Sanık müdafii tarafından yasal temyiz süresi içerisinde, usulüne uygun şekilde temyiz başvurusunda bulunulduğu ve sanık tarafından verilen 17.01.2023 tarihli temyiz dilekçesinin ek temyiz dilekçesi niteliğinde olduğu değerlendirilmiştir.
Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebebine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1. Sanık hakkında istinaf aşamasında dosyaya geldiği anlaşılan ve sanığın örgüt içindeki konumuna ve görevlerine ilişkin beyanlar içeren şüpheli ... ., ... . ve ... ait ifade ve teşhis tutanaklarının 5271 sayılı Kanun'un 217. maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafiine okunup diyecekleri sorulduktan ve ifade sahiplerinin tanık sıfatıyla ifadelerine başvurulduktan sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2. Kabul ve uygulamaya göre;
Duruşmada SEGBİS vasıtasıyla kaydedilen savunmasına ilişkin SEGBİS çözüm tutanağı düzenleyen bilirkişiye ödenen ücretin yargılama gideri olarak sanığa yükletilemeyeceğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebeplerden dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Ankara 21. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.05.2026 tarihinde karar verildi.