Danıştay 5. Daire, KHK ile kamu görevinden çıkarılan FETÖ/PDY bağlantısı iddialarına ilişkin göreve iade başvurusunun reddini onayan istinaf kararının temyizini reddederek, alt mahkeme kararını hukuka uygun bulmuştur.
Özet: Kamu görevinden 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile çıkarılan ve göreve iade talebi OHAL Komisyonu tarafından reddedilen davacının, ret kararının iptali, özlük haklarının iadesi ve parasal haklarının ödenmesi istemiyle açtığı davanın idare mahkemesince reddedilmesi ve bu karara karşı istinaf başvurusunun bölge idare mahkemesince de reddedilmesi üzerine; FETÖ/PDYnin terör örgütü niteliği, irtibat ve iltisak kavramlarının geniş yorumlanması, yasal banka ve sendika üyelikleri ile temel hak ihlali iddialarıyla yaptığı temyiz başvurusunun, Danıştay Beşinci Dairesi tarafından bölge idare mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu gerekçesiyle reddedilerek onanmasına karar verilmiştir.
Danıştay 5. Daire Başkanlığı         2023/5825 E.  ,  2025/12396 K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2023/5825
Karar No : 2025/12396
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Karşı Taraf (Davalı) :... Bakanlığı / ANKARA
Vekili : Hukuk Müşaviri ...
-E-Tebligat-
İstemin Özeti : 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine, parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen .... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:.. sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: FETÖ/PDY’nin terör veya suç örgütü olmadığının Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 24 Haziran 2008 tarihli kararıyla ortaya konulduğu, aynı eylem ve faaliyetler nedeniyle ikinci bir yargılamanın yapılamayacağı, tesis edilen işlemin ceza hukuku anlamında bir yaptırım niteliğinde olduğu ve ceza hukukuna ilişkin tüm güvencelerin uygulanması gerektiği, FETÖ/PDY yapılanması hakkındaki terör örgütü suçlamasının ilk olarak 26 Mayıs 2016 tarihli MGK kararıyla alındığı, bunun 30 Mayıs 2016 tarihinde kamuoyuna duyurulduğu, ancak bu tarihten sonraki iradi faaliyet ya da kasti hareketlerinden dolayı sorumlu tutulabileceği, mahkemelerce irtibat ve iltisak kavramlarına son derece geniş, muğlak ve başlı başına temel hakları ihlal eden anlamlar yüklendiği, bu durumun kanunların öngörülebilir olması gerektiği ilkesine aykırılık teşkil ettiği, kimsenin işlendiği zaman suç oluşturmayan bir eylemden dolayı suçlanıp cezalandırılamayacağı, Bank Asya’nın faaliyetlerinin yasal olduğu, sendikanın faaliyetlerini yasal olarak sürdürdüğü, üyesi olduğu belirtilen sendika hakkında terör örgütüyle bağlantısı bulunduğu yönünde verilmiş ve kesinleşmiş herhangi bir yargı kararı olmadığı, bir derneğe, sendikaya veya diğer bir tüzel kişiliğe üye olma, faaliyetlerine katılmanın örgütlenme özgürlüğü kapsamında olduğu, Devletin izin ve gözetiminde faaliyette bulunan kuruluşlara yapılan ödemelerin hiçbir şekilde ihraç gerekçesi olarak değerlendirilemeyeceği, Anayasa'nın 15. ve 121. maddeleri uyarınca OHAL döneminde sadece OHAL'in gerektirdiği ölçüde ve OHAL'e neden olan konularla ve OHAL süresiyle sınırlı geçici tedbirlerin alınabileceği, 19/07/2018 tarihinde OHAL uygulamasına son verildiği ve kamu görevinden çıkarılma işleminin yasal dayanağının ortadan kalktığı, Anayasa ve uluslararası sözleşmelerle güvence altına alınan temel hak ve hürriyetlerin ihlal edildiği belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : ...
Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan ''adli yardım hükmün kesinleşmesine kadar devam eder'' düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 13/11/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.