Trafik kazası sonrası sürekli iş göremezlik tazminatı talebi, maluliyet raporunun mevzuata uygunluğu uyuşmazlığı ve hakem heyeti kararının temyiz incelemesi.
Özet: Davacı, sigortalı aracın karıştığı trafik kazasında yaralanarak malul kaldığını iddia ederek sürekli iş göremezlik tazminatı talep etmiş, davalı sigorta şirketi ise maluliyet raporunun usulüne uygun olmadığını ve illiyet bağı bulunmadığını savunmuştur; uyuşmazlık ve itiraz hakem heyetleri davayı usulden reddederken, davacı vekili sunduğu maluliyet raporunun geçerli olduğunu, bilirkişi incelemesi yapılması veya eksiklik halinde süre verilmesi gerektiğini belirterek temyiz etmiş, incelemede ise çalışma gücü kaybının Adli Tıp Kurumu veya üniversite hastaneleri gibi yetkili mercilerce, kaza tarihindeki mevzuata göre belirlenmesi gerektiği vurgulanmıştır.
4. Hukuk Dairesi         2024/14746 E.  ,  2026/5278 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

SAYISI : 2024/1448 Değişik İş – 2024/1448 Karar
İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 25.05.2022 tarihinde davacının sevk ve idaresindeki motosiklet ile davalı ... tarafından Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası yapılan aracın karıştığı trafik kazasında davacının yaralandığını ve malul kaldığını, davalı ... şirketine yapılan başvuruya olumlu yanıt verilmediğini ileri sürerek açtığı belirsiz alacak davasında fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 240.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ile 457,00 TL rapor ücretinin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; kaza ile maluliyet arasında illiyet bağı bulunmadığını, aldıkları medikal firma raporunda bu durumun tespit edildiğini, sigorta şirketine usulüne uygun alınmış maluliyet raporu ile başvuru yapılmadığını, bu nedenle talebin usulden reddi gerektiğini, hesaplamanın TRH-2010 Yaşam Tablosu ve %1,65 teknik faiz ile yapılması gerektiğini, kaza ile maluliyet arasında illiyet kuran rapor alınması gerektiğini, kusur raporu alınması gerektiğini, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, hatır indirimi yapılması gerektiğini, davacının kaza sebebiyle elde ettiği gelir ve tazminatların mahsubu gerektiğini, uzlaşma olup olmadığının araştırılması gerektiğini, faiz talebinin yerinde olmadığını, aleyhe hüküm kurulacak olması halinde davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne (AAÜT) göre belirlenen rakamın 1/5'i oranında olması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından itiraz başvurusunda bulunulması üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile itirazın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; sundukları maluliyet raporunun Yargıtay içtihatlarına uygun olduğunu, hükme esas almaya elverişli bulunduğunu, sigorta şirketinin sunduğu medikal rapora geçerlilik atfedilerek iki rapor arasındaki çelişkinin giderilmesi için bilirkişi raporu alınmasına karar verilmesinin yerinde olmadığını, Uyuşmazlık ve İtiraz Hakem Heyetlerince tıbbi değerlendirme yapılarak maluliyet raporunun uygun olmadığı kabulü ile davanın usulden reddine karar verilmesinin yerinde olmadığını, maluliyet raporu yönetmelik hükümlerine uygun olmakla birlikte hakem heyetlerince aksi düşünülüyorsa davacıya süre verilerek rapor getirmesinin istenmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davalı ... tarafından Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası yapılan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanan ve malul kalan davacı sürücünün sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.
Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Maluliyete ilişkin alınacak raporlar 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihi ile 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine, 20/02/2019 tarihinden sonra da Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir.
Somut olayda; kaza neticesinde davacının maruz kaldığı yaralanmaya ilişkin olarak ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Araştırma Uygulama Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 18.12.2023 tarihli maluliyet raporunda kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlendiği, raporun düzenlendiği yönetmelikte isabetsizlik olmadığı, ancak anılan raporda kazada fibula kırığı olduğunun kabulü halinde davacıda kaza nedeniyle meydana gelen maluliyetin %4 oranında olduğunun tespit edildiği, kazada fibula kemiğinin kırıldığına dair net bir tespit bulunmadığı raporun bu nedenle yönetmelik hükümlerine uygun hazırlanmadığı anlaşılmıştır.
Uyuşmazlık Hakem Heyetince davacı tarafça sunulan maluliyet raporundaki "kırığın olduğunun kabulü halinde" şeklindeki ibareler nedeniyle raporun usulüne uygun olmadığını belirtilerek bilirkişi heyetinden rapor almak için ara karar oluşturduğu, davacı vekilinin ara karardan rücu talep ettiği ve bilirkişi ücretini yatırmadığı, hakem heyetince davanın usulden reddine karar verildiği İtiraz Hakem Heyetince de davacı vekilinin itirazının reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Açıklanan hukuki ve maddi vakıalar karşısında; davacı tarafından sunulan maluliyet raporu yönetmelik hükümlerine uygun olmamakla, davacının tüm tedavi evrakları getirtilip değerlendirmesi ve davacının da muayene edilmesi suretiyle davacı tarafın maluliyet raporu aldığı üniversite haricindeki başka bir Üniversite Hastanesinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümünden içerisinde davacının yaralanması uygun uzman doktorların bulunduğu heyetten olay tarihinde yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun, davacının kaza nedeniyle uğradığı çalışma gücü kaybı bulunup bulunmadığı ve varsa oranı konusunda ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli, kaza ile illiyet bağı kuran rapor alınıp sunulması için davacıya süre verilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,
05.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.