Kamulaştırma bedelinin tespiti ve terkin davasında Ilısu Barajı göl sahasında kalan taşınmazla ilgili Yargıtay bozmasına karşı verilen direnme kararının Hukuk Genel Kurulu tarafından temyiz incelemesi.
Özet: Uyuşmazlık, Ilısu Barajı göl sahasında kalan bir taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve tapu kaydının terkinine ilişkindir; ilk derece mahkemesinin başlangıçtaki kamulaştırma bedeli tespitini istinaf mahkemesi eksik bularak bozmuş, akabinde yeniden yapılan yargılamada sulu arazi vasfında olduğu ve ağaçların kamu yararı ilanından önce dikildiği bilirkişi raporlarıyla belirlenerek kamulaştırma bedeli önemli ölçüde artırılmıştır, istinaf mahkemesince uygun bulunan bu yeni kararın Yargıtay tarafından bozulmasına ilk derece mahkemesi direnç göstermiştir.

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2024/200 E., 2024/340 K.ÖZEL DAİRE KARARI : Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 14.02.2024 tarihli ve 2023/8244 Esas, 2024/1629 Karar sayılı BOZMA kararı Taraflar arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti ve terkin davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 5. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş, İlk Derece Mahkemesi tarafından Özel Daire bozma kararına karşı direnilmiştir.Direnme kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan gündem ve dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı idare vekili dava dilekçesinde; Ilısu Barajı ve HES inşaatı, göl sahasında kaldığını ileri sürerek davalıya ait Batman ili, Hasankeyf ilçesi, ... Köyü 1 17... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile taşınmazın davacı idare adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAPDavalı vekili; cevap dilekçesi sunmamış, duruşmadaki beyanlarında itirazları doğrultusunda karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin 31.01.2020 tarihli ve 2018/658 Esas, 2020/215 Karar sayılı kararı ile; 14.12.2019 tarihli bilirkişi kurulu raporunun hükme esas alındığı belirtilerek davanın kabulü ile kamulaştırma bedelinin 300.285,41 TL olduğunun tespitine, dava konusu 1 17... parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile baraj gölü sahası içerisinde kalması sebebiyle 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 16/C maddesi uyarınca tapudan terkinine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFA. İstinaf Yoluna Başvuranlarİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.B. Gerekçe ve SonuçBölge Adliye Mahkemesinin 20.01.2022 tarihli ve 2020/1242 Esas, 2022/11 Karar sayılı kararı ile; dava konusu taşınmazın fiilen nereden ve ne şekilde sulandığının belirlenmesi, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 25/son maddesi uyarınca kamu yararı kararının ilan edilip edilmediğinin araştırılması, taşınmaz üzerinde ağaç veya fidan var ise bunların hangi tarihte dikildiğinin net bir şekilde belirlenmesi gerektiği gerekçesiyle tarafların istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.V. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin 05.01.2023 tarihli ve 2022/182 Esas, 2023/5 Karar sayılı kararı ile; 12.11.2022 tarihli bilirkişi kurulu raporunda taşınmazın sulu arazi olduğu tespit edilerek net gelir yöntemine göre değer biçildiği, baraj suyunun çekilmesi ile ortaya çıkan kurumuş ağaçların kısmen ceviz kısmen kayısı olduğu, taşınmazın yüzölçümü ve ağaçların kapladıkları alan dikkate alınarak kapama bahçe kabul edildiği, taşınmazın sular altında kaldığı tarih olan 2018 yılı itibariyle ağaçların 7-8 yaşlarında olduğu, bu tarihte gelişimlerinin durduğu göz önüne alındığında 2011-2012 yıllarında, başka bir anlatımla askı ilanından önce dikildiklerinin tespit edildiği, bu tespitin tanık beyanları ve uydu görüntüsü ile de uyumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile kamulaştırma bedelinin 1.840.670,07 TL olarak tespitine, dava konusu 1 17... parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile baraj gölü sahası içerisinde kalması sebebiyle 3402 sayılı Kanun’un 16/C maddesi uyarınca tapudan terkinine karar verilmiştir.VI. İSTİNAFA. İstinaf Yoluna Başvuranlarİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.B. Gerekçe ve SonuçBölge Adliye Mahkemesinin 09.05.2023 tarihli ve 2023/577 Esas, 2023/321 Karar sayılı kararı ile; İlk Derece Mahkemesince alınan ve dava konusu taşınmazın sulu kapama karışık meyve bahçesi niteliğinde olduğu kabul edilerek metrekaresine 59,96 TL değer biçen bilirkişi kurulu raporunun hüküm kurmaya elverişli olduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.VII. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.2. Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile;''... 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.2. Arazi niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca gelir metodu esas alınarak değer biçilmesi yöntem itibarıyla doğrudur.3. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukukî nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı idare vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki taraf vekillerinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.4. Somut olayda, askıdan indirme tutanağının 02.10.2013 tarihinde imzalandığı, 11.10.2013 tarihli Türksat uydu görüntüsünde ise dava konusu taşınmazda dağınık halde ağaçların mevcut olduğu ve sıralı halde dikili ağaç/fidan ve yapı benzeri herhangi bir muhdesatın bulunmadığı belirtilmiştir.5.Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, kurumuş olan 46... -8 yaşlarında kayısı ağaçları ile 6 adet ceviz ağacının olduğu, bu ağaçların askı ilanından önce dikildiği belirtilerek kapama karışık meyve bahçesi olarak değerlendirilmiş ve kamulaştırma bedeli hesap edilmiştir. Her ne kadar ağaçların askı ilan tarihinden önce dikildiği belirtilmişse de keşfin 24.10.2022 tarihinde yapıldığı, ağaçların yaşları dikkate alındığında ağaçların askı ilanından önce dikildiği hususunun şüpheden uzak şekilde ortaya konulamadığı, yine kıymet takdir raporunda ağaçların varlığı tespit edilmediği gibi uydu görüntüsünde de dağınık halde ağaçların bulunduğu anlaşılmış olup hükme esas alınan bilirkişi raporu ile dosya içerisindeki bilgi ve belgeler arasında çelişki oluşmaktadır. Buna göre, tüm bu hususların değerlendirildiği, çelişkiyi giderici rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru görülmemiştir. ....'' gerekçesiyle karar bozulmuştur.B. İlk Derece Mahkemesince Verilen Direnme Kararıİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bilirkişi kurulu raporunda keşif sırasında taşınmaz üzerinde bulunan ağaçların kurumuş durumda oldukları, kurumuş hâlleri ile 7-8 yaşlarında ve sular altında kaldıkları 2018 yılı itibariyle gelişimlerinin durduğunun tespit edildiği, kamu yararı kararının ilanı 2013 yılında yapılmışsa da taşınmazın 2018 yılında sular altında kaldığı, bu tarih itibariyle ağaçların gelişimi durduğundan keşif tarihi ile sular altında kaldığı tarih arasında ağaçların gelişimlerinde bir değişiklik olamayacağı, askı ilan tarihinden önceki bir tarihte dikildiklerine dair dosya kapsamında çelişkili bir durum olmadığı gerekçesiyle direnme kararı verilmiştir.VIII. TEMYİZA. Temyiz Yoluna Başvuranlarİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen direnme kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.B. Temyiz SebepleriDavacı idare vekili; kıymet takdir komisyonunca yapılan incelemeler ve uydu görüntüsünden, dava konusu taşınmaz üzerindeki ağaçların askı ilan tarihinden sonra dikildiğinin anlaşıldığını, davalı tarafın kamulaştırma işlemini fırsat bilerek dürüstlük kuralına aykırı olarak haksız kazanç elde etme ve kamuyu zarara uğratma amacı taşıdığını, TÜRKSAT'tan alınan görüntülerden taşınmazın üzerinde askı ilan tarihinden önce ağaç bulunup bulunmadığı net olarak anlaşılamadığı hâlde, bilirkişi kurulu raporunda kapama bahçe olarak değerlendirildiğini, ilan tarihinden sonra dikilen ağaçların ve inşa edilen yapı bedellerinin ödenmeyeceğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.C. UyuşmazlıkDirenme yoluyla Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık, kamulaştırma bedelinin tespiti ve terkin istemine ilişkin eldeki davada; dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan ağaçların, kamu yararı kararının askı ilanı tarihinden önce mi yoksa sonra mı dikildiğinin belirlenmesi amacıyla mahkemece yapılan araştırmanın yeterli olup olmadığı, hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporu ile dosya içerisindeki bilgi ve belgeler arasında çelişki bulunup bulunmadığı, buradan varılacak sonuca göre bilirkişi kurulundan çelişkiyi giderici rapor alınmasının gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır.D. Gerekçeİlgili Hukuk4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kanun'un 11... . maddeleri, 2. Değerlendirme1. Konunun açıklığa kavuşturulması için öncelikle 2942 sayılı Kanun'un “Kamulaştırma bedelinin tespiti esasları” başlıklı 11. maddesine değinmek gerekmektedir.2. Anılan maddede; “15 inci madde uyarınca oluşturulacak bilirkişi kurulu, kamulaştırılacak taşınmaz mal veya kaynağın bulunduğu yere mahkeme heyeti ile birlikte giderek, hazır bulunan ilgilileri de dinledikten sonra taşınmaz mal veya kaynağın; a) Cins ve nevini, b) Yüzölçümünü, c) Kıymetini etkileyebilecek bütün nitelik ve unsurlarını ve her unsurun ayrı ayrı değerini, d) Varsa vergi beyanını, e) Kamulaştırma tarihindeki resmi makamlarca yapılmış kıymet takdirlerini, f) Arazilerde, taşınmaz mal veya kaynağın (İptal edilen ibare ANY. MAH. 26.05.2016 T. 2015/55 E. 2016/45 K.) mevkii ve şartlarına göre ve olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelirini, g) Arsalarda, kamulaştırma gününden önceki özel amacı olmayan emsal satışlara göre satış değerini, h) Yapılarda, (İptal Edilen İbare ANY. MAH. 09.04.2003 T. 2002/79 E. 2003/29 K.) resmi birim fiyatları ve yapı maliyet hesaplarını ve yıpranma payını,(Değişik bent RGT: 28.04.2018 RG NO: 30405 Kanun No: 7139/27) ı) (İptal edilen ibare RGT: 14.05.2019 RG NO: 30774 ANY. MAH. 10.04.2019 T. 2018/156 E. 2019/22 K.) (İptal Edilen İbare RGT: 14.05.2019 RG No: 30774 ANY. MAH. 10.04.2019 T. 2018/156 E. 2019/22 K.) her bir ölçünün etkisi açıklanmak kaydıyla bedelin tespitinde etkili olacak diğer objektif ölçüleri, Esas tutarak düzenleyecekleri raporda bütün bu unsurların cevaplarını ayrı ayrı belirtmek suretiyle ve ilgililerin beyanını da dikkate alarak (Eklenmiş İbare RGT: 24.11.2016 RG No: 29898 Kanun No: 6754/38) Sermaye Piyasası Kurulu tarafından kabul edilen değerleme standartlarına uygun, gerekçeli bir değerlendirme raporuna dayalı olarak taşınmaz malın değerini tespit ederler. Taşınmaz malın değerinin tespitinde, kamulaştırmayı gerektiren imar ve hizmet teşebbüsünün sebep olacağı değer artışları ile ilerisi için düşünülen kullanma şekillerine göre getireceği kar dikkate alınmaz.Kamulaştırma yoluyla irtifak hakkı tesisinde, bu kamulaştırma sebebiyle taşınmaz mal veya kaynakta meydana gelecek kıymet düşüklüğü gerekçeleriyle belirtilir. Bu kıymet düşüklüğü kamulaştırma bedelidir" şeklinde düzenlemeye yer verilmiştir.3. Bu maddeye göre tarım arazisi niteliğindeki taşınmazın mevkii ve şartlarına göre olduğu gibi kullanılması hâlinde ekilecek ürünler ve münavebeye alınan bu ürünlerin elde edilmesi için yapılacak harcamalar göz önünde tutularak net gelirin hesaplanması ve bilimsel yolla değerinin bulunması, bedel tespitinde etkisi olan diğer tüm unsurlar da dikkate alınarak her unsurun gerekçeleri ve değere katkı oranları ayrı ayrı belirtilip gösterilmek suretiyle kamulaştırma karşılığının tespit edilmesi gerektiği gibi, bu unsurların dayanakları olan belgelerin de getirtilmesi zorunludur. 4. Dolayısıyla 11. maddede taşınmazın cins ve nevinin, yüzölçümünün, kıymetini etkileyebilecek bütün nitelik ve unsurların, her unsurun ayrı ayrı değerinin, kamulaştırma tarihindeki resmî makamlarca yapılmış kıymet takdirlerinin ve özellikle arazilerde, taşınmaz mal veya kaynağın mevkii ve şartlarına göre ve olduğu gibi kullanılması hâlinde getireceği net gelirinin, ayrıca bedelin tespitinde etkili olacak diğer objektif ölçülerin esas alınarak bedelin takdir edilmesi gerektiği hükme bağlanmıştır.5. Kamulaştırılan taşınmazın bedelinin tespitinde kapama bahçe olarak değerlendirilebilmesi için, taşınmazın üzerinde bulunan ağaçların tarım tekniklerine uygun olarak belirli aralıklarla, düzenli ve sıralı şekilde dikilmiş olması, cins ve yaşları itibariyle meyve verim çağında bulunması, ayrıca kapladıkları alan bakımından taşınmaza kapama bahçe niteliği kazandırabilecek sayıda olması gerekir. Kapama meyve bahçesi niteliğindeki taşınmazın kamulaştırma bedeli, taşınmazdan elde edilecek yıllık net meyve geliri kapitalizasyon faizi ile kapitalize edilerek belirlenir. Başka bir anlatımla taşınmaz üzerinde bulunan ağaçlar kapama bahçe niteliğinde ise taşınmazın zeminine ayrı, üzerinde bulunan ağaçlara ayrı değer biçilmez. Kapama bahçe, bağ vs. niteliğinde olan taşınmazın değeri, üzerinde bulunan ve taşınmaza kapama bahçe niteliği veren ağaçların veya bağın gelirine göre hesaplanır. Hesaplanan değer ise hem taşınmazın zemininin hem de üzerinde bulunan meyve ağaçlarının değerini kapsar.6. Kamulaştırma Kanunu'nun “Hakların sınırlandırılması ve mülkiyetin idareye geçmesi” başlıklı 25. maddesine 02.08.2013 tarihinde yürürlüğe giren 6495 sayılı Kanun ile eklenen 3. fıkrada ise;“… Baraj, sulama şebekeleri ve boru hatları, karayolu, demiryolu, liman ve havaalanı gibi gelecek yıllara sari büyük projelerde kamu yararı kararı kamulaştırılacak taşınmazların bulunduğu mahalle ve/veya köy muhtarlığında on beş gün süre ile asılmak suretiyle ilan edilir. Kamu yararı kararının ilan süresinin bitiminden itibaren, kamulaştırılacak taşınmazlar üzerine yapılan sabit tesisler ile dikilen ağaçların bedeli, kamulaştırma bedelinin tespitinde dikkate alınmaz. …” hükmü yer almaktadır.7. Anılan fıkraya göre, davacı idare tarafından alınan kamu yararı kararının taşınmazın bulunduğu mahalle veya köy muhtarlığında asılmak suretiyle ilan edildiği on beş günlük sürenin bitiminden sonra, kamulaştırılacak taşınmazlar üzerine yapılan sabit tesisler ile dikilen ağaçların bedelinin, kamulaştırma bedelinin tespitinde dikkate alınamayacağı kuşkusuzdur.8. Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde, her ne kadar hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda dava konusu taşınmaz üzerinde kurumuş şekilde 46... -8 yaşlarında kayısı ağacı ile 6 adet ceviz ağacının bulunduğu, bu ağaçların askı ilanı tarihinden önce dikildiği belirtilerek kapama karışık meyve bahçesi olarak değerlendirilmiş ve buna göre kamulaştırma bedeli hesaplanmış ise de, kamulaştırma işlemlerinin başladığı sırada hazırlanan kıymet takdir komisyonu raporunda dava konusu taşınmaz üzerinde ağaç bulunduğuna dair bir bilgiye yer verilmediği, askıdan indirme tutanağının 02.10.2013 tarihinde imzalandığı, 11.10.2013 tarihli TÜRKSAT uydu görüntüsünde ise dava konusu taşınmazda dağınık hâlde ağaçların mevcut olduğu ve sıralı hâlde dikili ağaç, fidan ve yapı benzeri herhangi bir muhdesatın bulunmadığı hususu ile keşfin yapıldığı 24.10.2022 tarihinde ağaçların yaşları dikkate alındığında, ağaçların kamu yararı kararının ilan edildiği on beş günlük sürenin bitiminden önce dikildiği hususunun şüpheden uzak şekilde ortaya konulduğu söylenemez. 9. Bu nedenlerle dava konusu taşınmaz üzerindeki ağaçların, kamu yararı kararının askı ilanı tarihinden önce mi yoksa sonra mı dikildiğinin belirlenmesi amacıyla mahkemece yapılan araştırma yeterli olmayıp, hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporu ile dosya içerisindeki bilgi ve belgeler arasında çelişki bulunduğundan, İlk Derece Mahkemesince bilirkişi kurulundan tüm bu hususların değerlendirildiği, çelişkiyi giderici rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulması yerinde değildir.10. Hâl böyle olunca Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulması gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. 11. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.IX. KARARAçıklanan sebeplerle;Davacı idare vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 371. maddesi gereğince BOZULMASINA,Dosyanın HMK'nın 373. maddesinin 1. fıkrası uyarınca kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,04.03.2026 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.