Harici taşınmaz satış sözleşmesinin şekil eksikliği nedeniyle geçersizliğinden kaynaklanan ödenen bedelin iadesi, icra takibine itirazın iptali ve vekalet ücreti talepleri üzerine Yargıtay incelemesi.
Özet: Bu hukuki evrak, resmi şekilde yapılmadığı için geçersiz olan bir villa satış sözleşmesi kapsamında ödenen bedelin iadesi ve icra takibine itirazın iptali talebiyle açılan davayı konu almaktadır; ilk derece mahkemesi sözleşmenin şekil eksikliği nedeniyle geçersizliğini tespit ederek davacının ödediği paranın iadesine ve icra inkar tazminatına karar vermiş, istinaf mahkemesi maddi hata düzeltmesi sonrası bu kararı onamış, yüksek mahkeme ise davalının zamanaşımı, alacağın likit olmaması ve davacının tek başına dava açma hakkına ilişkin itirazlarını reddederek ödenen bedelin iadesi yönündeki kararı hukuka uygun bulmuştur.
3. Hukuk Dairesi         2025/4477 E.  ,  2026/4418 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2023/34 E., 2025/280 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Alanya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/196 E., 2022/53 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili ile katılma yoluyla davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin davalı ile aralarındaki 19.06.2015 tarihli sözleşme ile villa satın aldığını, satış bedelinin 5.300 Euroluk kısmını nakit olarak verdiğini, kalanının taksitler halinde ödeneceğinin kararlaştırıldığını bu zamana kadar toplam 80.000 Euro taksit ödemesi yaptığını ancak taşınmazın 2016 yılının Nisan-Mayıs aylarında teslim edileceği kararlaştırılmış olmasına rağmen teslim edilmediğini, sözleşmeden dönerek ödediği bedeli geri istemesine rağmen davalının ödeme yapmaması üzerine icra takibi başlattığını ileri sürerek, takibe itirazın iptali ile davalı aleyhine icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; davacının sözleşmenin tek tarafı olmadığını, sözleşmede alıcı olarak davacı ile birlikte ... ...'nın bulunduğunu, davacının tek başına eldeki davayı açma hakkının bulunmadığını, alacağın zamanaşımına uğradığını, her ne kadar davacı banka yolu ile müvekkile ödeme yaptığını iddia etmiş ise de; ödenen bedelin çoğunun davacının müvekkile olan borcundan dolayı ödemiş olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayılı belirtilen kararıyla, sözleşmenin taşınmaz mülkiyetinin devrini içermesi nedeniyle resmi şekilde yapılmamış olmasından dolayı geçersiz olduğu, bu kapsamda herkesin sözleşme nedeniyle verdiğini geri isteme hakkının olduğu gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne, icra takibine itirazın kısmen iptaline, takibin 85.253,50 Euro asıl alacak yönünden devamına, fazlaya dair istemin reddine, kabul edilen alacağın %20'si üzerinden hesaplanan 107.419,41 TL icra inkar tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, taraf vekillerince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin 13.03.2025 tarihli kararıyla; yabancı para üzerinden başlatılan icra takibinde ödeme emrinde alacağın Türk Lirası karşılığının olmamasının 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 58. maddesine aykırı olduğu, bu hususun kamu düzeniyle ilgili olduğu, geçerli bir takip bulunmadığından davanın ön şart yokluğundan reddi gerektiği gerekçesiyle; İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden davanın usulden reddine karar verilmiş, davacının maddi hata başvurusu üzerine, takipte iki adet ödeme emri bulunduğu, sonradan çıkartılan ödeme emrinde alacağın Türk Lirası karşılığının gösterildiği bu durumun maddi hata sonucu gözden kaçtığı belirtilerek, 13.03.2025 tarihli kararının maddi hata nedeniyle kaldırılmasına, tarafların istinaf talepleri esastan incelenerek İlk Derece Mahkemesi kararında hukuka aykırı yön bulunmadığı gerekçesiyle, başvuruların reddine karar verilmiş; karar, davalı vekili ile katılma yoluyla davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili; müvekkili lehine hükmedilecek vekalet ücretinin hesaplanmasında karar tarihindeki döviz kurunun dikkate alınması gerektiğini belirterek kararı temyiz etmiştir.
2. Davalı vekili; tapu devrinin yapılmasının kararlaştırıldığı tarihten itibaren 2 yıllık zamanaşımı süresinin geçtiğini, davacının sunduğu fotokopi makbuzlardaki imzaların müvekkiline ait olmadığını, verilen kesin süreye rağmen davacının makbuzlarının asılları sunmadığını, ödemelerin borca istinaden yapıldığını, sözleşmede davacı ile birlikte bulunan ... ... ile birlikte dava açması gerektiğini, davacının tek başına dava açamayacağını, alacağın likit olmaması nedeniyle icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceğini belirterek, kararı temyiz etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, harici taşınmaz satış sözleşmesi nedeniyle ödenen paranın iadesi amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
1.Temyiz olunan karardaki gerekçeye, davalının ödemelerin başka bir hukuki ilişki nedeniyle yapıldığı yönündeki savunmasını ispat edememiş olmasına, sözleşmenin ifa edileceği beklentisinin taşınmazın üçüncü kişiye satılmasıyla sona ermesi nedeniyle dava tarihinde zamanaşımı süresinin dolmamış olmasına, paranın davacı tarafından ödenmiş olması ile sözleşmenin şekil eksikliğinden geçersiz olması nedeniyle davacının tek başına dava açabileceğinin sabit olmasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
2. Mahkemece kabul edilen 85.253,50 euro üzerinden davalı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin, Dairenin yerleşik içtihadına göre dava tarihindeki TCMB efektif satış kuruna göre Türk Lirası karşılığı üzerinden hesaplanması gerekir.
Dava tarihindeki TCMB efektif dolar kuru 6,5184 TL olup, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre davacı lehine hükmedilecek nispi vekalet ücreti 44.835,82 TL olduğu halde, 43.904,85 TL'ye hükmedilmesi hatalı olmuştur.
Yine dava tarihindeki kura göre alınması gereken nispi karar ve ilam harcı 37.960,99 TL olmasına rağmen, 36.689,09 TL harca hükmedilmesi de hukuka aykırı olup kamu düzenine ilişkin olduğundan resen bozma sebebidir.
Ne var ki bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden Bölge Adliye Mahkemesi kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 370/2 maddesi hükmü gereğidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
1.Davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddine,
2. Davacı vekilinin temyiz talebinin kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi Kararının kaldırılmasına İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının 3. ve 7. bentleri çıkartılarak yerlerine sırasıyla "3.Alınması gereken 37.960,99 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak Hazineye irat kaydedilmesine", " 7.Davacı kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT'ne göre 44.835,82 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine", bentlerinin yazılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA
İstek halinde peşin alınan temyiz karar harcının temyiz eden davacıya iadesine,
Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
02.07.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.