11. Ceza Dairesi, ölen yakınının kimliğini kullanarak kamu kurumundan haksız yere dul ve yetim aylığı temin ettiği iddia edilen sanık hakkında, atılı suçu ispatlamaya yeterli şüpheden uzak kesin delil bulunmadığı gerekçesiyle verilen mahkûmiyet kararını oy birliğiyle bozmuştur.
Özet: Bir kişinin vefat eden yakınının kimliğini kullanarak haksız yere dul ve yetim aylığı aldığı iddiasıyla kamu kurumlarını araç kılarak dolandırıcılık suçundan mahkumiyetine karar verilen davada, tanık beyanları, sanığın kendi açıklamaları ve Adli Tıp raporunun çelişkili olması, sanığın suç işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmaması nedeniyle beraat etmesi gerekirken mahkumiyetine hükmedilmesinin yasaya aykırı olduğu tespit edilerek, yerel mahkemenin kararı bozulmuştur.

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/234 E., 2021/174 K.SUÇ : Kamu kurum ve kuruluşları, vb.tüzel kişiliklerin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılıkHÜKÜM : MahkûmiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:Sanık ...'ın gerçekte 1942 doğumlu olmasına rağmen abisi ...'ın 1956 yılında doğup aynı yıl nüfusa kaydedilen kızı ... ( kızı) adına 1956 d.lu nüfus kaydını kullanarak kimlik çıkardığı, kardeşi olan ...’ın 16.05.2003 tarihinde ölmesi üzerine hemen 2 ay içinde boşanarak çıkarmış olduğu gerçeğe aykırı kimlik kaydı ile ... üzerinden dul ve yetim aylığı almaya başlayarak toplam 23.099,93 TL menfaat temin ettiği iddia edilen olayda; dosya kapsamında dinlenen tanık beyanlarından sanığın 2003 yılında vefat eden ...'ın kardeşi değil öz kızı olduğunu 1951-1952 yılında doğduğunu beyan etmeleri, sanığın da ... ... ile kendisinin 12 yaşındayken evlendiğini beyan etmesi, Adli Tıp kurumundan alınan rapora göre sanığın ...'ın kızı olup olmadığı yönünden menfi ya da müspet bir tespit yapılamamış olması, köyde başka bir ...'ın bulunmaması birarada değerlendirildiğinde, sanığın atılı suçu işlediği yönünde cezalandırılmasına yeter her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı anlaşılmakla, sanığın beraati yerine mahkumiyetine hükmedilmesi, Yasaya aykırı, sanık müdafinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca hükmün Tebliğnameye aykırı olarak oy birliği ile BOZULMASINA, 28.04.2026 tarihinde karar verildi.