Tescilli çekyat, koltuk örtüsü ve pike tasarımına tecavüz iddiasıyla açılan davada, ürünler arasında ayırt edici farklılıklar bulunduğu ve bilgilenmiş kullanıcı nezdinde karışıklık ihtimali olmadığı gerekçesiyle davanın reddine dair mahkeme kararı.
Özet: Davacı, tescilli çekyat, koltuk örtüsü ve pike tasarımının davalılar tarafından izinsiz üretilerek tecavüz edildiği iddiasıyla açtığı davada, ilk derece mahkemesi ve istinaf mahkemesi tarafından, alınan bilirkişi raporları doğrultusunda, davacının tescilli tasarımı ile davalıların ürünleri arasında dokuma deseni, kullanılan renk ve saçak gibi ayırt edici nitelikler açısından belirgin farklılıklar bulunduğunu ve bilgilenmiş kullanıcı nezdinde ürünlerin karıştırılma ihtimalinin olmadığını tespit ederek, tecavüz iddiasının reddine karar verilmiştir.
11. Hukuk Dairesi         2025/5611 E.  ,  2026/2394 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2022/474 Esas, 2025/441 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Denizli 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
(Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi sıfatıyla)
SAYISI : 2019/572 E., 2021/596 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; çekyat, koltuk örtüsü ve pike üreten davacının tasarımlarını korumak adına yaptığı başvuru sonucunda 01.12.2014 tarihinde 2014/... tescil numarası ile tasarımını tescil ettirdiğini, tasarımların koruma altında olduğunu, davacının
tasarım hakkına sahip olduğu çekyat, koltuk örtüsü ve pike tasarımının
davalılar tarafından üretildiğinin Denizli 2. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2019/22 D.İş
sayılı dosyasında tespit edildiğini, tespit işleminden sonra da davalıların üretim
ve satış yapmaya devam ettiklerini, son olarak ... Mağazasının 28 Haziran tarihli
kataloğunda satışa sunduklarını, mağazadan alınan ürünün fotoğrafının dilekçe
ekinde sunulduğunu, ürünlerin hedef müşteri kitlesinin aynı olduğunu, ürünlerin
kalitesiz olup çok ucuza satıldığını, davacının ticari itibarına zarar verdiğini ileri sürerek sınai mülkiyet hakkına tecavüzün
tespitine, önlenmesine ve durdurulmasına, davalıların üretim
tezgahlarındaki desen kartonlarına el konulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafça yaptırılan tespitin bir geçerliliği olmadığını, tespit dosyasındaki raporun hükme esas alınacak
nitelikte olmadığını, dosyadaki raporların birbiri ile çelişkili olduğunu, davacı tarafından davadan önce 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı TTK) m.5/A hükmü gereği arabuluculuğa başvurulmaması nedeniyle davanın usulden reddi gerektiğini, tecavüzün tespiti
ve tazminat talebinin aynı davada talep edilemeyeceğini, davacıya ait tasarımın davalılar tarafından üretilip satılmadığını, tasarıma tecavüzün söz konusu olmadığını,
müvekkilinin kendisine ait tasarımları taşıyan ürünleri sözleşme serbesti çerçevesinde
istediği fiyattan satmakta özgür olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile eldeki davada dava konusunun davalıların eyleminin davacının tescilli tasarım hakkına yönelik tecavüz teşkil edip etmediğine ilişkin olduğu, mahkemece aldırılan 10.06.20 20... .03.2021 tarihli raporlar arasında da çelişki bulunduğu için çelişkilerin giderilmesi için talimat yoluyla aldırılan ve yeterli görüldüğünden hükme esas alınan 10.11.2021 tarihli raporda yapılan tespitler doğrultusunda, dokuma deseni, dokumalarda kullanılan renk ve kullanılan saçak bakımından davacının tescilli tasarımı ile davalıların iş yerinde tespit edilen ürünler arasında farklılık bulunduğu, davacının tescilli tasarımının harcıalem nitelikteki kareli dokuma koltuk örtülerinden ve davalıya ait üründen çizgi niteliği, desen büyüklüğü ve saçak itibari ile ayrıldığı, davacıya ait tescilli tasarımda davalılara ait üründe bulunmayan saçak yapısının kullanıldığı, kareyi oluşturan çizgilerdeki çeşitlilik ile farklı bir dokunun yaratıldığı, davacının tescilli tasarımı ile davalıların ürünü arasında ayırt edici farklar bulunduğu, bilgilenmiş kullanıcı nezdinde ürünlerin karıştırılma olasılığının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasındaki uyuşmazlığın davalıların davacının tescilli tasarım hakkına yönelik tecavüzünün bulunup bulunmadığı hususunda olduğu, dosya kapsamında alınan 10.11.2021 tarihli bilirkişi raporunda dokuma deseni, dokumalarda kullanılan renk ve kullanılan saçak bakımından davacının tescilli tasarımı ile davalıların iş yerinde tespit edilen ürünler arasında farklılık bulunduğu, davacının tescilli tasarımının harcıalem nitelikteki kareli dokuma koltuk örtülerinden ve davalıya ait üründen çizgi niteliği, desen büyüklüğü ve saçak itibari ile ayrıldığı, davacıya ait tescilli tasarımda davalılara ait üründe bulunmayan saçak yapısının kullanıldığı, kareyi oluşturan çizgilerdeki çeşitlilik ile farklı bir dokunun yaratıldığı, davacının tescilli tasarımı ile davalıların ürünü arasında ayırt edici farklar bulunduğunun tespit edildiği, Yerel Mahkemece hükme esas alınan 10.11.2021 tarihli bilirkişi raporunun dosya kapsamıyla uyumlu, açık, anlaşılır, gerekçeli ve denetime elverişli olduğu ve bilgilenmiş kullanıcı nezdinde ürünlerin karıştırılma olasılığının bulunmadığı değerlendirilerek davacının tescilli tasarımına davalılarca yapılan bir tecavüzün bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, endüstriyel tasarıma yönelik tecavüzün tespiti, meni ve refi istemlerine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 28.04.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.