Hırsızlık suçundan sanığın istinaf ve temyiz başvurularının Yargıtay 2. Ceza Dairesince reddedilerek ilk derece mahkemesi hükmünün onanması kararı.
Özet: Yargıtay, sanığın hırsızlık suçundan mahkumiyetine yönelik olarak, kesin delil bulunmadığı, mağdurun çelişkili beyanları ve husumeti olduğu, sanığın sosyal statüsü ile suçun bağdaşmadığı ve şüpheden sanık yararlanması gerektiği iddialarına dayanan temyiz başvurusunu değerlendirmiş; ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulan istinaf mahkemesinin başvuruyu esastan reddetme kararında herhangi bir isabetsizlik görmeyerek, temyiz taleplerini reddetmiş ve hükmün onanmasına karar vermiştir.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/2760 E., 2022/509 K.SUÇ : HırsızlıkHÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanığın duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299. maddesinin birinci fıkrası gereği reddine karar verilerek yapılan incelemede;İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanık ve müdafiinin temyiz istemlerinin, sanığın suçu işlediğine dair kesin, net bir delil bulunmadığı, sanığın katılanın çelişkili beyanları nedeniyle zararı gideremediği, katılanın sanığa karşı husumet beslediği, sanığın eğitim ve sosyal statüsü itibarıyla hırsızlık yapacak birisi olmadığı, şüpheden yararlanması gerektiğine ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;Sanık hakkında katılana yönelik eylemi sebebiyle hırsızlık suçundan kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, ilk derece mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar hukuka uygun bulunduğundan, sanık ve müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, Tebliğname'ye uygun olarak usul ve yasaya uygun olan İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN ONANMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca İzmir 3. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.