Yargıtay 11. Ceza Dairesi, tapu devri yoluyla nitelikli dolandırıcılık iddiasıyla verilen beraat kararını eksik inceleme nedeniyle bozarak, maddi gerçeğin tam tespiti için katılan ve tapu görevlilerinin dinlenmesini gerekli görmüştür.
Özet: Yüksek değerli arsa satışı vaadiyle, tapuda düşük değerli başka bir arsanın devri suretiyle dolandırıcılıkla suçlanan sanık hakkında verilen beraat kararı, Yargıtay tarafından bozulmuştur; bozma gerekçesi, katılanın tapu işlemlerine hakim olmasına rağmen yanlış parsele nasıl imza attığı, hilenin tam olarak nasıl gerçekleştiği hususlarının yeterince araştırılmaması, tapu görevlilerinin beyanına başvurulmaması ve eylemin tapu müdürlüğünün araç olarak kullanılması suretiyle işlenen nitelikli dolandırıcılık kapsamında değerlendirilmesi gerektiği ihtimalinin göz ardı edilmesinden kaynaklanan eksik incelemedir.
11. Ceza Dairesi         2021/30553 E.  ,  2026/4145 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2015/310 E., 2016/106 K.
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanık ...'ın, hakkında vefat nedeniyle düşme kararı verilen ve emlakçılık yapan temyiz dışı sanık ... aracılığıyla ... girişindeki arsasını satmak üzere katılan ile anlaştığı, ancak tapuda yer göstererek anlaştıkları 1 36... parseldeki arazinin yerine değeri düşük olan 1 18... parseldeki yeri devretmek suretiyle haksız menfaat elde ettiği iddia olunan olayda; maddi gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti açısından, katılan ...'in yeniden duruşmaya çağrılarak, satın almak istediği araziye ait her türlü araştırma yapıp, parsel, kroki bilgilerini almasına ve mesleği gereği tapudaki satış işlemlerine vakıf olmasına rağmen tapuda 1 36... parsel yerine neden 1 18... parsele ait satış işlemine nasıl imza attığı hususunun sorulması, gerektiği takdirde tapu görevlileri de dinlenilerek, olayda hilenin ne surette oluştuğunun karar yerinde tartışılması, sonucuna göre; sübutu halinde tapu müdürlüğü araç olarak kullanılması nedeniyle eyleminin TCK'nın 158/1-d maddesinde düzenlenen “nitelikli dolandırıcılık” suçu kapsamında kalacağı hususu da gözetilerek, sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik inceleme ve araştırma ile beraat hükmü kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak, üye ...'ın beraat kararının onanması yönündeki karşı oyu ve oy çokluğuyla BOZULMASINA, 16.04.2026 tarihinde karar verildi.
KARŞI OY
Dairemizin 16/04/2026 tarih, 2021/30553 Esas, 2026/4145 Karar sayılı sanık ... hakkında verilen beraat kararının bozulması yönündeki çoğunluk görüşüne aşağıdaki sebeplerden katılmıyorum.
I-YARGISAL SÜREÇ:
A-SORUŞTURMA EVRESİ:
... Cumhuriyet Başsavcılığının 10.04.20 15... /2648-2079 sayılı iddianamesiyle sanıklar ... ve ... haklarında müşteki ... 'a yönelik dolandırıcılık suçunu işledikleri iddiasıyla TCK'nin 157/1 maddesi sevki ile cezalandırılması istemiyle aynı yer Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açılmıştır.
İddianame anlatımına göre sanıkların müşteki ile ... Söğütlü 1 36... Parsel nolu taşınmazı satma konusunda anlaştıkları; bu amaçla arsanın bulunduğu yere müşteki ve tanık da olduğu halde birlikte gittikleri, 30.000 TL karşılığında anlaştıktan sonra ... Belediyesi emlak servisine gittikleri ancak daha sonra 1 36... Parsel nolu taşınmaz yerine aynı yer 1 18... Nolu parselin satışı (devri) yapmak suretiyle dolandırdıkları belirtilmiştir.
B-KOVUŞTURMA EVRESİ:
1-Sakarya 5. Asliye Ceza Mahkemesince 03.07.20 15... /285 Es. 2015/600 K. Sayı ile sanıklara atılı eylemin TCK'nin 158/1-i maddesine uyduğundan bahisle aynı yer Ağır Ceza Mahkemesine yönelik görevsizlik kararı verildiği anlaşılmaktadır.
Görevsizlik kararının gerekçesi olarak atılı eylemin serbest meslek sahibi olan (emlakçı) sanıklara mesleklerinden dolayı duyulan güvenin kötüye kullanılması suretiyle işlendiği belirtilmiştir.
2-Sakarya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 15.03.20 16... /310 Es. 2016/106 Kr. Sayı ile sanık ... hakkında açılan kamu davasında tapu kayıtlarının aleniyeti ilkesi dikkate alınarak, katılanın da satın alma sırasında gereken özen ve yükümlülüğü gösterme külfeti altında bulunduğu gözetilerek, CMK'nin 223/2-e bendi uyarınca BERAATİNE; buna karşılık kovuşturma evresinde ölen sanık ... hakkında ise ölüm nedeniyle TCK'nin 64/1 ve CMK'nin 223/8 maddeleri uyarınca DÜŞME kararı verilmiştir.
3-Cumhuriyet Savcısının temyizi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 15.02.20 21... /178807 sayılı tebliğnamesi ile ilk derece mahkemesince verilen beraat kararının onanması yönünde görüş bildirmiştir.
4-Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 16.04.20 26... /30553 Es. 2026/4145 Sayılı (çoğunluk görüşü ile oluşan) kararıyla, hakkında beraat kararı verilen sanık ...'ün hakkında maddi gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti açısından, katılan ...'in yeniden duruşmaya çağrılarak, satın almak istediği araziye ait her türlü araştırma yapıp, parsel, kroki bilgilerini almasına ve mesleği gereği tapudaki satış işlemlerine vakıf olmasına rağmen tapuda 1 36... parsel yerine neden 1 18... parsele ait satış işlemine imza attığı hususunun sorulması, gerektiği takdirde tapu görevlileri de dinlenilerek, olayda hilenin ne surette oluştuğunun karar yerinde tartışılması, sonucuna göre; sübutu halinde tapu müdürlüğü araç olarak kullanılması nedeniyle eyleminin TCK'nın 158/1-d maddesinde düzenlenen “nitelikli dolandırıcılık” suçu kapsamında kalacağı belirtilerek, bozma yoluna gidilmiştir.
C-OLAYIN ÖYKÜSÜ:
Müştekinin ... ilçesinde emlakçılık yaptığı, sanık ...'in kendisine ... Mahallesi girişinde bir arsanın olduğunu ve bunu satabileceğini söylediği, bahse konu arsanın sahibinin de sanık ... olduğu, tanık ...'nun da olduğu halde olay gününde müşteki ve sanıkların bahse konu arsaya bakmaya gittikleri, arsanın alım satımı konusunda anlaştıkları, daha sonra ... Belediyesi Emlak servisine gittikleri ve arsaya (belediye kayıtları üzerinden) baktıkları, sonra da 30.000,00 TL bedel karşılığında sattıkları, bir süre sonra müştekinin anlaşmış olduğu 1 36... numaralı parsel yerine 1 18... numaralı parselin kendisine satıldığını öğrendiği belirtilmektedir.
D-SAVUNMALAR:
1-ÖLEN SANIK ...'İN SAVUNMALARI:
a-Soruşturma evresinde kollukça alınan 16.01.2015 tarihli ölen sanık ...'in savunmasında, kendisinin emlakçı olduğunu, müşteki ... 'u da ...'da emlakçı olduğu için tanıdığını, kendisinin talebi üzerine arsa sahibi ..., müşteki de olduğu halde ...'ın gösterdiği ... ilçesi ... mahallesinde evlere 100 metre kala asfalt yol kenarında bulunan yaklaşık 3.000 metrekare civarında bir yere gittiklerini, ... Belediyesindeki ... yanına kendisinin gitmediğini, satışın 30.000 TL civarında gerçekleştiğini, müştekinin verdiği parayı diğer sanık ...'a teslim ettiğini, bir yıl sonra müşteki ve yakınları ile arsanın başına gittiklerinde köyden tanımadıkları bazı şahısların sizin burada ne işiniz var dediklerini belirtmiştir.
b-Görevsizlik kararı öncesinde Sakarya 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/285 Es. Sayılı dosyasında alınan 03.07.2015 tarihli savunmasında; kendisinin emlakçı olduğunu, diğer sanık ...'a ait arsayı müştekiye gösterdiğini, almaya karar veren müştekiye 30.000 TL'ye sattığını, ancak daha sonra yerin başka bir yer olduğunu öğrendiğini, bu olaydan dolayı müştekinin mağdur edildiğini, kendisinin da mağdur olduğunu, kendisinin bu yanlışlıkla bir alakasının olmadığını, yanlış arsa satışı yapan kişinin diğer sanık ... olduğunu, kendisinin sadece aracılık ettiğini belirtmiştir.
2-Mahkemece diğer sanık ...'ün savunması alınmaksızın görevsizlik kararı verildiği anlaşılmaktadır.
E-KATILAN BEYANLARI:
a-Mağdurun soruşturma evresinde kollukça alınan 20.11.2014 tarihli ifadesinde; kendisinin emlakçı olduğunu, yine emlakçı sanık ... ile görüştüğünü, kendisine arsa sahibi ... ve tanık ... ve emlakçı ... da olduğu halde taşınmazın gösterildiğini, 30.000 TL karşılığında anlaştıklarını devamında sanık ... ve ... ile ... Belediyesine gidip emlak işlerine bakan ...bilgisayarından kroki çıktısı aldıklarını, ... kendisine köyün girişinde elektrik ve suyun olduğunu söyleyerek 21 nolu parseli gösterdiğini, arsaya tekrar sanıklar ve tanık ... ile birlikte bakmaya gittiklerini, daha sonra tapuya gidip 30.000 TL karşılığında satın aldığını, 2014 yılının Haziran ayında taşınmazın başına geldiğinde arsanın sahibi olduğunu söyleyen bir şahısla karşılaştığını belirterek şikayetçi olduğu anlaşılmaktadır.
b-Mağdur görevsizlik kararı öncesinde alınan 03.07.2015 tarihli ifadesinde; şikayetçi olduğundan bahisle katılma talebinde bulunduğu ve soruşturma ifadesini tekrarla yetindiği mahkemece de katılan sıfatıyla da duruşmalara kabulüne karar verildiği anlaşılmaktadır.
F-İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI :
Yukarıda belirtilen yargılama sonucunda Sakarya 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 15.03.20 16... /315 Es, 2016/106 Kr sayı ile sanığın atılı suçtan beraatine dair hüküm kurulmuştur.
G-TEMYİZ SÜRECİ :
1-Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 15.02.20 21... /178807 sayılı tebliğnamesi ile sanık hakkında verilen beraat kararının onanması yönünde görüş bildirilmiştir.
2-Yargıtay 11. Ceza Dairesi'nin 16.04.20 26... /30553 Es , 2026/4145 Kr sayılı ilamı ile tebliğnameye aykırı olarak bir kısım eksik araştırma işlemleri yanında, sanığın üzerine atılı eylemin sübutu halinde TCK'nin 158/1-d maddesinde düzenlenen nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturacağı işaretle oyçokluğu ile beraat hükmünün bozulmasına karar verilmiştir.
H-DEĞERLENDİRME:
Yukarıda özetlendiği üzere kovuşturma evresinde öldüğü anlaşılan sanıklardan ... emlakçılık yapmakta olup taşınmazı alan katılan da ölen sanık gibi aynı işi (emlakçılık) yapmaktadır. Temyiz incelemesine konu sanık ... ise taşınmaz sahibi ve satıcı konumundadır.
Sanık ...'e ait ... girişindeki bir arsayı satmak üzere katılan da sanığın(ölen ... ile birlikte) anlaştıkları arsanın yerinin gösterilmesinden sonra 1 36... Parseldeki arazi yerine 1 18... Parseldeki yeri resmi olarak satışının gerçekleştirildiği iddia edilmektedir. Ancak dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için sanık veya sanıklar tarafından mağduru kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarda bulunması böylece katılanın hataya düşürülmesi. Katılanın veya bir başkasının zararına, buna karşılık sanıklarında kendilerine veya bir başkasına yarar sağlamaları zorunludur. Sanıklar tarafından mağdura yöneltilen hilenin aldatma niteliğini taşıması gerekir. Mağduru kandırmaya yetecek derecede nitelikli olmayan basit yalanların hile olarak kabul edilmesi mümkün değildir.
Somut olayda ise emlakçı olan katılanın önce taşınmazı yerinde gördüğü ada ve parsel numaralı ile yüz ölçümünü de öğrendiğini. Devamında ise Tapu Sicil Müdürlüğüne müracaat ile satışın gerçekleştirildiği anlaşılmaktadır. Tapu sicil kayıtları kamu adına tutulmakta ve alım satım işlemleri de bu kayıtlar üzerinden aleni bir şekilde yapılmaktadır. Öyle ki tapu sicil müdürü veya görevli memur satış işlemleri sırasında ada ve parsel numaraları yüz ölçümünü ve taşınmazın mevkini taraflara sözlü olarak da anlatmakla yükümlüdür. Bu işlemler yapılmadan alım satım işlemlerinin taraflarca imzalanması mümkün değildir. Bu şartlar altında mağdur katılana yönelik bir hilenin varlığından söz edilemez.
Çünkü; dolandırıcılık suçu hileli davranışlarla bir kimseyi aldatıp, onun veya başkasının zararına olarak, kişinin kendisine veya başkasına yarar sağlamasından ibarettir. Bu suçun işlenişi sırasında hileli davranışlar ile kişiler aldatılmaktadır.
Aldatıcı nitelik taşıyan hareketlerle, kişiler arasındaki ilişkilerde var olması gereken iyi niyet ve güven ihlâl edilmektedir. Bu suretle kişinin irade serbestisi etkilenmekte ve irade özgürlüğü ihlâl edilmektedir.
Hile, icraî bir davranışla gerçekleştirilebileceği gibi; karşı tarafın içine düştüğü hatadan, bir konuda yanlış bilgi sahibi olmasından yararlanarak da, yani ihmalî davranışla da, gerçekleştirilebilir. Ancak, bu durumda kişinin, hataya düşen karşı tarafı bilgilendirmek konusunda yükümlülüğünün olması gerekir. Hataya düşen kişi ile hukukî ilişkide bulunulan durumlarda, böyle bir yükümlülük vardır. Ayrıca, muhatabın belli bir husustaki hatası karşısında kişinin ihmalî davranışının, örneğin susmasının, bir beyan, açıklama değerini taşıması gerekir.
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için, gerçekleştirilen hilenin etkisiyle, bu hileye maruz kalan kişinin veya bir üçüncü kişinin zararına olarak, fail veya bir başkası bir menfaat elde etmelidir.
Dolandırıcılık suçu, kasten işlenebilen bir suçtur. Kast, dolandırıcılık suçunun maddî unsurlarının hepsinin fail tarafından bilinmesini ifade eder. Bir başka ifadeyle, fail gerçekleştirdiği davranışların hile teşkil ettiğini, başka birini aldatıcı nitelikte olduğunu bilmelidir. Ayrıca, fail, bu hileli davranışlar sonucunda bunların etkisiyle, hileye maruz kalan kişinin veya başkasının malvarlığında bir eksilme meydana geldiğini, zarar gördüğünü ve buna karşılık, kendisinin veya sair bir kişinin malvarlığında bir artma meydana geldiğini bilmelidir.
Yukarıda anlatılan somut olayda; mağdur katılan emlakçı olup taşınmaz alım ve satımlarına ilişkin işlemlerin ayrıntılarını bilebilecek durumdadır. Taşınmazın ada parsel numaraları yanında yüz ölçümünün ve mevkinin tapu sicil memurunca kendisine sözlü olarak açıklandığı durumda hilenin varlığından söz edilemez bu sebeple yerel mahkemenin beraat kararının onanması görüşünde olduğumdan sayın çoğunluğun bozma görüşüne katılmıyorum. 16.04.2026